• BIST 95.176
  • Altın 254,616
  • Dolar 5,7325
  • Euro 6,4742
  • Trabzon 27 °C

BİR DÜŞÜNÜN!

Turhan EYÜBOĞLU

   31 Mart Pazar gününün akşamı büyük bir ihtimalle belediye başkanları seçilmiş olacak. Siyaseti ve kişisel çıkarlarımızı bir yana bırakalım ve seçilen her kim olursa olsun, gelin hep beraber belediye başkanını şöyle bir hayal edelim:

   Kabiliyeti yettiklerinin içinde olduğunu ve yönettiğini, diğer yetkilerini liyakat içinde delege ettiğini, tüm dikkatini ve enerjisini yapacaklarına verdiğini, bunlar için hiçbir çıkar beklemeyen birinin olduğunu bir düşünün!

   Belediyenin gücünü kendi gücünüzmüş gibi insanlara dayatmadığını, seçildiği görevin bir kamu hizmeti olduğunu ve bu hizmeti yapmak için orada bulunduğunu bilen birinin olduğunu düşünün!

   Yaptığı hizmeti bir lütufmuş gibi sunmadığını ve bu hizmetler yapılırken podyumda asli görevini yapan bir manken edasıyla poz vermediğini, bunun bir görev olduğunu ve bu göreve talip olarak oraya geldiğini bilen birinin olduğunu bir düşünün!

   Yapılan hizmetlerden kendine çıkar sağlamadığını, menfaat elde etmeyecek kadar asil bir duruşu sahip olduğunu düşünün! 

   Öğrenmek insanı var eden, değiştiren, hayallerini gerçeğe dönüştürmek için birikimi sağlayan ve cesaretlendiren bir oluşumdur. Neyi öğrenmesi gerektiğini bilen biri olduğunu bir düşünün!

   Bilmediğini bilmeyen idareciler gibi biliyormuş gibi davranmayan, öğrenmeye ve başka fikirleri dinlemeye değer vermeye çalışan biri olduğunu düşünün!

   Ben merkezli bir yönetimi yapmadığını, yaşadığı yerin içinde bulunduğu toplumla kaynaşmayı, çevreyle anlamlı ilişkiler kurmayı, bilgiyi, sevgiyi ve başarıyı paylaşmayı seven biri olduğunu bir düşünün!

   Belediye başkanlığı için güçlü olma isteği ile yola çıkmadığını, makam ve mevki sahibi olmayı, şahsi düşünmediğini, bir hizmet aracı olduğunu bilen biri olduğunu düşünün!

   Kullanılan üslup, insanlara bakış açısı, hor görme, benim adamım zihniyeti egemen olduğunda kendisinin hiçbir zaman o yerin belediye başkanı olamayacağını, ancak seçildiği partinin belediye başkanı olacağını bilen bir insan olduğunu bir düşünün!

   Belediyeyi yönetirken görev dağılımını liyakatlı insanlara verip belediyeyi güçlü kıldığını, bunun aksinin belediyeye ait gücü elinde tutarak "Güç bende!"büyüklüğüne kapılma olduğunu bilen biri olduğunu düşünün!

   Seçilen belediye başkanının aklından her türlü kötülüğü geçirip iyiliği tercih ettiğini. "O bana oy verdi. O arkamdan bunu dedi! Onlar zaten bize oy vermez! O yerliydi, o sonradan gelmişti!" gibi cümleleri söylemeyecek olduğunu bir düşünün!

"Bu bir fırsattır!" deyip toplumu ayrıştırmaya çalışan insanların sayısını azalttığını, onları ikna ederek seçildiği yerin gelişmesi için birleştiriciliği ön plana almayı başaran birinin olduğunu düşünün!

"Mış'lara, miş'lere" kafayı takmadan öncelikle kendi benliğinde mutluluğu hissedebilen bir insan olduğunu düşünün! 

   Kendiyle barışık, herkese karşı gayet anlayışlı, güleryüzlü ve uyumlu olan, çevresindeki bireylere karşı empati değeri yüksek bir kişi olduğunu düşünün!

   Yalnız kendi menfaatini değil, diğer insanların menfaatlerini de düşünen, kimseye karşı önyargılı yaklaşmayan ve tavırları samimiyetsizlik kokmayan, yüreğinin kıvrımında kötülüğe yer olmayan insan olduğunu bir düşünün!

   Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını bilerek gördüğünü kabul etmeyip, irdeleyip araştırarak görünenin ardını görmeye çalışan ve siyaseti bir gün gibi yapacaksın düşüncesine sahip olduğunu bir düşünün!

   Seçildiği yerle ilgili binlerce yıl öncesine ait bir eser önüne çıktığında onu yok etmek için çaba sarf etmediğini, onu bir lütuf olarak görüp turizme kazandırmak için insan üstü bir çaba sarf ettiğini bir düşünün!

   Derelerin ve denizin kirliliğini gördüğünde içi cız eden, hafriyatların derelere ve denize döküldüğünü tesbit ettiğinde seçildiği yeri ayağa kaldırarak dereye ve denize hançeri saplayanı bulmak için seferber olan biri olduğunu düşünün!

    Belediye başkanlığının belediyenin rutin işlerinin yapılması olmadığının bilincinde olan, seçildiği yeri marka yapacak akıl pırıltısına sahip olan, seçildiği yere vizyon sağlayacak projeleri üreten ve uygulamaya geçiren biri olduğunu bir düşünün!

   Hepsinden de önemlisi dürüst olduğunu, hukukun gücüne inandığını, çalışkan olduğunu, halkın içinde olduğunu, güvenilir olduğunu, kendisine oy vermeyenlere de iyi davrandığını, her vatandaşın yanında olduğunu, kendi siyasi partisinin dışındaki fikirlere açık olduğunu açık açık söyleyen biri olduğunu düşünün!

   Nasıl olurdu? Bence çok iyi olurdu! Bu tür insan olmak çok mu zor?

   Güçlü olanın, makam ve mevki sahiplerinin egemen olduğu bir siyasi anlayışın mevcut olan sorunlara çözüm getirmeyeceği gibi içinden çıkılamaz durumları oluşturacağını zaman bize gösterecektir.

   Bu nedenden dolayı ilk olarak insan olmayı ve onun gereğini yapmayı hedefleyelim ki yaşadığımız yeri yaşanır kılalım. İşte benim hayalim!

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.