• BIST 92.227
  • Altın 214,019
  • Dolar 5,3413
  • Euro 6,0711
  • Trabzon 15 °C

BİR EMRİNİZ VAR MI?

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

İstanbul bugünlerde sabahları kışa uyanıyor gibi; Soluk, gri, puslu ve yağmurlu.

Sanki bir derdi varmış gibi.

Oysa biz yaz sabahlarını özler olduk. Güneşin yüzünü görmeye hasret kaldık.

Adı her gün bir şekilde bir yerlerde geçen bu koca şehir güzelliklerine doyulamayan, sanki Allah’ın bir lütfuymuş gibi olsa da artık insana dinginlik vermiyor maalesef.

Eskiden İstanbul’dan başka bir şehre giden bir statüymüş gibi “İstanbullu” diye anılırdı.

İstanbullu olmak, İstanbul’da yaşamak değildir ama İstanbul maalesef artık herkesin. Köyler, kasabalar hatta kentler hep İstanbul’da…

Türkiye parantez İstanbul’dur. İstanbul artık her şeyi ile anılır ve izlenir oldu

Geçenlerde bir dizi ilişti gözüme “İstanbullu Gelin.”

Biraz izleyeyim dedim. Kadro güçlü. Tabii kime göre? Öyle dediler bende öyle yazayım dedim. Bu güç kelimesi beni hep itmiştir. Çünkü güç anlamı itibarı ile her ne kadar başarılması zor olanı işaret etse de bugünlerde maalesef parası olanı ve torpilliyi işaret ediyor. O yüzden güç benim için çok matah bir şey değil. Güvenilir değil en azından.

Dizide İstanbul’da şarkıcılık yapan bir kadının Bursa’da geçmişe dayanan külliyatlı bir ailenin oğlu ile aşkı anlatılıyor. Buraya kadar bir problem yok. Klasik Güneydoğulu modern ağa tiplemesi yok en azından.

İstanbullu gelin ile Bursa’nın asil çocuğunun düğün günlerinde salonu basan eski sevdalı İstanbullu geline hesap sormak için silah çekiyor. Allah’tan İstanbullu gelin ve kimse ölmeden suçlu hapse zenginler de evlerine döner. Fakat ne hikmetse hemen akabinde şehrin devlet erkânı bu aileye geçmiş olsuna gelir. Bir emriniz var mı der?

Ne zamandır devlet dediğimiz erkân aileleri ziyaret edip emriniz var mı diye sorar oldu?

Bundan 4-5 yıl önce siyasetçi olmak istemiştim. Kim bilir belki insanlara somut faydalar sunabilirim diye düşünmüştüm.

Fakat dizide gördüğüm manzaraları siyasetin içinde görünce bu sorumluluk beni aşar dedim. İnsanın hayat amacını keşfetmesi gerekir. Sürekli boyun eğen biat eden mi yoksa devlet için millet için hizmet eden mi daha önemli bunu ayırt etmeyi bilmek gerekir.

Modern dünyanın en büyük tuzağı; Cem Yılmaz’ın da esprisindeki gibi “Ne vereyim abime”… Yani güçlülerin ihtiyaçlı olanlara “Neyin eksik” sorusudur.

Maddiyat her zaman her şeyin önündedir.

Demokratik toplumları yöneten devlet ile birey arasında efendi kul ilişkisi olmaz. Güçlü olan diğerini yönetmez. İki tarafında birbirine karşı sorumluluklarını yerine getirecek sözlü ve yazılı bir anlaşması vardır.

Bizler varlığı yok sayılanlar yani güçlü olmayanlar aslında hep bu oyunun dışında kalmışızdır. Torpilimiz yok ki iyi yerlerde olalım. Biat etmiyoruz ki karşıya geçelim.

Türk devletini temsil eden bir kişi nasıl oluyor da dizide geçmiş olsuna gidiyor? Takıldım kaldım. Ben mi bilmiyorum bu adabı acaba?

Aralarında nasıl bir anlaşma var acaba?

Hakimiyet ve üstünlük yani güç faktörü nasıl çözüyor anlaşmazlıkları?

Yasa koyucular, devletin bürokratı hatta devlet yönetimi kademesindekiler bu tarz ilişkilerle bürokratik karmaşa yaşamaz mı?

İstanbullu gelinin ezilmişliği ve şehrin erkânının halet-i ruhiyesi Bursalı aile karşısında çok manidardı.

Demokrasilerde her kim fakir ya da zengin, okumuş ya da okumamış olsun herkes eşittir. Herkes dinlenir. Herkesin sözü dikkate alınır.

Eğer bu gördüğümüz sahneler yaşanmamış olsaydı bunları senaryolaştıracak şahıs ya birilerinin torunu, kardeşi hatta gelini olması gerekirdi.

Çok acı ülkemde bir yanda devlet yapısının içinde yer alan söz sahibi, devletin kültürü ve bilimi ile gelişen, devamlılığını tarih boyunca sürdüren kişiler, diğer yanda hiç görülmeyen, ötekileştirilen ve zar zor geçinen kişiler var.

Bir Çin Atasözü der ki; “İki Yahudi bir araya gelse şirket, İki Türk bir araya gelse devlet kurar.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.