• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

BİR GARİP SORUŞTURMA

Ö. Faruk Altuntaş

            12 Eylül Darbecileri ile bu dönemde yaşanan işkence olaylarının yargılanması için değişik illerde başlatılan soruşturmalarda, kısmen kamu davası açılmış, bir kısmı için de takipsizlik kararı verilmişti.

 Ne yazık ki, demokrasi güçleri ve sol, bu soruşturma ve davalara yeterli önemi ve desteği vermediği için, süreçten demokrasi ve hukuk mücadelesi adına yeterli bir kazanım edilemedi. Davaların takibi, başlangıçtaki sınırlı heyecanın kaybolması ile sadece 78’ler Hareketi ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisinin sırtına kalmış gibi.

Demokrasi ve hukuk güçlerinin hesabına yazılması gereken bu zafiyetin oluşmasında, aradan geçen uzun zaman nedeniyle silinen hatıralar ve kaybolan delillerin yanı sıra solun kendi içindeki kısır tartışmaların etkili olduğu açık. İndirgemeci ve “mükemmeliyetçi” yaklaşımlar, AKP eleştirisine ilişkin kimi farklı yaklaşımlarla birleşince, “dağ fare doğurdu”, fırsat heba oldu. Çok ağır biçimde bedeli ödenen sosyal olayların sonuçları, toplumsal bilince dönüştürülemedi.

                                                        ***

 Özellikle, konu sosyal ve siyasal olaylar olunca, hukuk, hiçbir zaman salt hukuk değildir. Toplumsal güçlerin konumlanışı ve siyasal güç dengeleri süreci etkiler.

Zaten hukuk ve demokrasi mücadelesi olarak ifade ettiğimiz süreç, hukuktan ve demokrasiden yana güçlerin etkililiğini arttırma süreci olarak da okunabilir. Ancak 12 Eylül yargılamalarında bu fırsat kaçırılmış, bu yargılamaların arkasına emek, demokrasi ve hukuk güçlerinin desteği kitlesel olarak verilemediği için, zamanla süreç tersine dönmüştür.

Şimdi, 12 Eylül davasına katılan müdahil avukatların yargılanması için başlatılan soruşturmanın arifesindeyiz. Bizans’tan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyete tevarüs eden siyasal desiselerin, entrikaların uçuştuğu topraklarda yaşıyoruz.

Başlatılan “bir garip soruşturma”yı, muhataplarının, yani 12 Eylül davasının müdahil avukatlarının ağzından (özetleyerek) dinleyelim.

                                                          ***

“ 12 Eylül Darbesi ve darbenin işlediği insanlığa karşı işlenen suçlar yerine, yargılamaların yapılması için görev yapan müdahil avukatlar mı yargılanacak?

Bizler… 12 Eylül Darbe davasının müdahil avukatlarıyız. 12 Eylülün asarak, işkence ederek ya da yok ederek öldürdükleri insanların yakınlarının, işinden gücünden edilen, günlerce işkenceden geçirilenlerin haklarını savunmak için iki buçuk yıldır görev yapıyoruz. Bu süre zarfında 12 Eylül’ün gizli kalmış pek çok suç delilinin dava dosyasına girmesini sağladık.

Cumhuriyet Savcısının, sanıkların ömür boyu hapis cezası alması ve rütbelerinin geri alınması yönündeki mütalaasını ve tarafımızın da esas hakkındaki iddialarını sunmasının ardından, Özel Yetkili Mahkemelerin yasayla kaldırılması üzerine, dava dosyası Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nden alınarak Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ne devredildi.

Uzayan yargılamanın 18 Haziran günü sonuçlanması beklenirken, Ankara Cumhuriyet Savcılığı tarafından Mahkemeden, “başlatılan bir soruşturma nedeniyle müdahil avukatların isim listesinin” istendiğini öğrendik.

Yaptığımız araştırma sonucunda, bir kişinin Genelkurmay başkanlığına çektiği faksın, ortada askeri suç olmadığından evrakın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına iletildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şikayetçinin ifadesinin alınmasından sonra müdahil avukatlar için soruşturma başlatıldığı öğrenilmiştir.

Şikâyetçinin kullandığı ifadeler, bizlere ve mahkemeye hakaret içeren sözlerdir. Bu faks metninin “lüzumsuz evrak” olarak nitelendirilmesi gerekirken, Genelkurmay Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ciddiye alınması açıkça hukuk ihlalidir.

Öte yandan Avukatlık Kanunun 58. Maddesi gereği, Ankara Cumhuriyet Savcılığının Adalet Bakanlığından soruşturma izni almadan soruşturmaya girişmesi kaygı verici bir başka hukuk ihlalidir.

Bu “lüzumsuz evrak” niteliğindeki faks metni ile Adalet Bakanlığından izin dahi almadan avukatlar hakkında soruşturma başlatılması, 12 Eylül Darbe Davasını takip edenlere gözdağı vermek, yargılamayı yapan mahkemeye baskı yapmak anlamına gelmektedir. 12 Eylül davasına askeri vesayetin müdahalesiyle karşı karşıyayız.

Buyursunlar; 12 Eylülün hesabını sormak için yürüttüğümüz çalışmalar nedeniyle hakkımızda yapılacak soruşturma / yargılamayı yakamıza madalya olarak takarız. İşkenceden geçirilmiş binlerce insana, idam edilen onlarca insana, kaybedilenlere, geride bıraktıkları acılı ailelere, Berfo Ana’ya borcumuz var; çocuklarımıza eşit, özgür, yaşanabilir bir ülke sözümüz var. Hodri meydan. Av. Arif Ali Cangı, Av. Mehmet Horuş, Av. Ömer Kavili, Av. Senih Özay”

 

 

                                                                                     

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.