• BIST 81.870
  • Altın 148,365
  • Dolar 3,7929
  • Euro 4,0489
  • Trabzon 13 °C

Bir Güz Yazısı

Bir Güz Yazısı
Burhan ÇUHADAROĞLU

 

Yaz sonuna doğru bizim denizin havası hep değişir. Durulur, siner, uyuyan bir göl olur. Kayalıklar kurur, renkler pastele döner. Kumsallarda biriken kuru yosunların keskin kokusu kayıkların motor seslerine karışır gider.

 

Karadeniz’in en güzel dönemidir güz. Hava kurur, ılık güneşe olan özlem giderilir. Yaşam sanki yumuşar, duygular incelir. Denizdeki durgunluk insanların karakterine yansır. Her şey sakinleşir.

 

Ağustos sonu gibi toplanan fındık harmana serilir. Geceleri harmanda nöbet beklenir. Kimisi çadırında, kimisi tulumunda… Zulufundan ayrılıncaya kadar kurutulur, ayağa vurulur, savrulur, ayıklanır, fındığa ter karışır. Sonunda “den” olan fındık bir akşam saatinde umutla sıcak sıcak çuvallanır, evin en sağlam köşesine yığılır. Fındık ağaçları budanır, kızılağaçlar kesilir, kışlık odun toplanır, istiflenir. Kışa yığınak yapılır.   

 

İlk olarak Ağustos’ta oltaya takılan vonoz, Çingene palamudunun bir boy küçüğüdür. Haftalar geçer, Çingene palamudu gelişir, tombullaşır, palamutlaşır. Son boydur torik. İlk defa çinakop olarak görünen lüferin, kofana olması torikle aynı döneme rastlar. Palamut ve lüfer hep güz aylarında gelirler. Karadeniz’e umut, heyecan getirirler. Önlerine hamsi, istavrit sürülerini katıp denizde bir oraya bir buraya kovalayıp dururlar. Zoka ile kayalıklardan sargan (zargana) çırpmanın zevki de bir başkadır. Her seferinde uzaklara fırlatılan zoka, parmak kesen misinaya rağmen heyecanla çırpılır. Sarganın zokaya takılması ile başlayan mücadele kayalıkta son bulur. Hele de iri ise mübarek tadına doyulmaz.

 

Kiremitte fırınlanmış palamut, lüfer ızgara, sargan tava, incir, kokulu üzüm, taze fındık, mısır, yayla peyniri güz aylarının gözdesi olur. Fırınlı sobada pişirilen mısır ekmeği sofralara ayrı bir renk katar. Keskin salatalık, domates, biber turşuları sofrada balığa eşlik eder. Güz aylarının sofraları da bir başka güzel olur yani…

 

Yayla göçerleri köylerine inmeye başlarlar. Yaz boyunca varillerde depolanan tereyağı, peynir, çökelek, süzme yoğurt kent ve kasaba bakkallarındaki yerini alır. Koyun, inek sürüleri birer birer dönüş yolculuğuna koyulurlar. Çayır kamyonları yaylarda biçilen otları köylerdeki seranderlere taşır. Köyleri insanın içine işleyen hoş bir çayır kokusu sarar sarmalar…

 

Güz; Karadeniz’e mutlu gelir, bereketini bırakır, umutla gider. Biraz hüzün, biraz kül, biraz duman… Ardında geleceği güzel düşleyen insanlar bırakır gider. Geçmişi hatırlatır, doğayı, dağları ve denizi süzer gider. Beni de… 

 

 

     

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • GENELKURMAY'DAN İLK AÇIKLAMA!22 Şubat 2015 Pazar 10:40
  • TSK'dan 'Şah Fırat' operasyonu!22 Şubat 2015 Pazar 10:08
  • İstanbul'da kaç Trabzonlu var?13 Şubat 2015 Cuma 14:14
  • O para öğrencilere iade edilecek!12 Şubat 2015 Perşembe 05:49
  • '10 bin lira ver, cevap anahtarını al'03 Şubat 2015 Salı 01:06
  • 2010 öncesi tüm sınavlara inceleme!16 Ocak 2015 Cuma 12:55
  • Canlı bomba Çeçen çıktı!08 Ocak 2015 Perşembe 09:32
  • Dondurucu soğuklar geliyor!04 Ocak 2015 Pazar 14:20
  • Yan bakma cinayeti!02 Ocak 2015 Cuma 09:57
  • Ehliyet alacaklar dikkat!16 Aralık 2014 Salı 17:47
  • YERİN KULAĞI
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
    • MHP sürpriz yapabilir!
    • Antalya’da sabah sporu!
    • Metin Kara’yı topa tutacak!
    • TBMM’deki oylama MHP’nin geleceğini belirleyecek!
    • DSİ 22. Bölge’de neler oluyor?
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.