• BIST 104.142
  • Altın 162,619
  • Dolar 3,9484
  • Euro 4,6313
  • Trabzon 17 °C

Bir Ömür Bir şehir

Bir Ömür Bir şehir

Araştırmacı, yazar, gazeteci sevgili dostum Hikmet Aksoy, dün akşam saatlerinde bir hışımla gazeteden içeri girdi.

Koltuğa oturdu. Çantasını açtı. İçinden bir kitap çıkardı ve imzalayarak bana verdi.

‘Bir ömür bir şehir’

Sevgili Aksoy, Trabzonlu gazeteci Cevdet Alap’ın, 1946 ve 1947 yıllarında Yeniyol Gazetesi’nde ‘Hayatım’ başlığı adı altında yazdığı yazıları kitap haline getirmiş.

Aksoy, bu çalışmaya yıllar önce başlamıştı.

Ayhan Kıyak henüz bu dünyadan göçmemişti. Bir gün gazetede otururken söz Cevdet Alap’tan açılmıştı. Kızkardeşi de orada idi. Pelitli de oturuyordu. Yazılarıyla ilgili bir süre görüşmüştük.

Hikmet Aksoy, Cevdet Alap’ın yazılarını derlemek için epey zaman harcadı. Yeniyol gazetesinin çoğu nüshası Trabzon İl Halk Kütüphanesinde yoktu. Ankara’ya Milli Kütüphane’ye gitti. Gazetenin eski sayılarını buldu ve bu güzel eseri ortaya çıkardı.

Cevde Alap, 1898 yılında Ordu’da doğdu. O tarihlerde Ordu, Trabzon’a bağlı idi.

Alap, çocukluk yıllarını şöyle anlatıyor;

‘Babam Ordu’da tahrirat kâtibi idi; gençti, yakışıklıydı. Dedem, kızını babama verirken ona evinin bahçesine bitişik arsa ile bir parça da bahçe bağışlamıştı. Babam, bu arsaya üç katlı, geniş, ferah bir ev yaptırmıştı. Parasını nereden bulmuştu. Onu bilmiyorum. Sultan Hamit devri olduğu için memuriyetinin geliri olmalıydı. Ben bu yeni boyalı, aydınlık, hoş manzaralı evde doğdum. Henüz memede iken anam Emine Hanım, kendisini derin aşkla seven babamdan ve emzirirken mutluluk baygınlıkları geçirdiği yavrusundan ayrılıp Cennet’e uçup gitti. Babam bedbahttı, bense perişan kaldım. İlkokula giderken teyzem Naziye Hanım’ı annem bilirdim. Çok afacan, ele avuca sığmaz bir çocuk olduğumu babamdan ve ikinci annemden yediğim dayaklardan anlardım…. Çocukluk dönemimde denizde yüzmek, kumlarda kavrulmak, mahalle aralarında köşe kapmaca, çelik çomak, miras oynamak, fırıldak çevirmek, uçurtma uçurtmak, mahalle mahalle çocuklarla muharebeler yapmak, bahçelerden meyve, çiçek aşırtmak, çatal lastik ile cam kırmak, kuş vurmak, yapışkan ile saka, iskete, serçe tutmak gibi bin bir türlü oyun ve oyuncaklarla eğlenmeye bayılırdım. Okuldan sık sır kaçardım…………’

 

Akçaabat günleri..

Ne zaman ki babamı Ordu’dan babamı alıp, Akçaabat’a verdiler…….Akçaabat’ta rüştiyeye devam ederken, başka meraklar sardı beni: roman okumak, resim yapmak, şiir yazmak, nutuk söylemek…1324 (1908) yılında Abdülhamit devrilmiş, Meşrutiyet ilan edilmişti. İttihat ve Terakkici olan babamın yazdığı bir nutku kalabalık karşısında başarıl ile okuyup alkışlanınca….. Babam; musikinin her çeşidine aşina idi, hele bağlama, mandolin çalmakta üstattı. Satranç, dama, bezik oyunlarında zor yenilirdi. Akçaabat’ta eski Akçaabat gazetesini çıkardığı gibi ‘Katil Peder’ adlı Rus çarlarından Deli Petro ve Katerina’nın hayatına ilişkin 130 sayfalık bir piyes de yazmış ve İkbal Matbaasında bastırmıştı… Babam çok dindardı…

Bir gün Akçaabat’ta merhum ‘Burunsuz Hoca’ ile merhum Hüseyin Avni, beni dört çocukla rüştiyenin arka duvarında o zamanın Rus kapikleriyle ‘yazı m, tura mı?’ oynarken yakalayacağı sırada kaçmak için duvardan atlamak istemiş, ancak küt diye kafamın üzerine düşmüştüm………’

 

Kuyruklu yıldız geçiyor

…. On üç, on beş yaşlarında Akçaabat Rüştiyesi’nde okurken 1322 ya da 1323’ün en büyük olayı Kuyruklu Yıldız’ın geçeceği idi. O ne korkunç, korkunç oldğu kadar zevkli, heyecanlı bir manzaraydı. Hacılar, hocalar, alimler, cahiller türlü türlü birbirin tutmayan tahminler, fal bakma, teoriler yürütüyorlardı…..kıyamet alameti, felaket tahminleri, savaş, hastalık çıkacağı görüşleri içinde her taraf çalkalanıyordu. Hüseyin Rahmi Gürpınar ‘Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç’ romanını yazıyor, dünya basını Halley Kuyruklu Yıldızı’ndan uzun uzadıya söz ediyordu…

 

Trabzon’da basın hayatı

 Alap,  o dönemlerdeki Trabzon basınını ayrıntısına kadar anlatıyor…

 

İlk bombardıman ve muhaceret günleri

Alap, Trabzon’un Ruslar tarafından bombalanmasını, muhacirliğe çıkışı ve o günlerde yaşananları aktarıyor.

Trabzon Kemerkaya’dan güzel bir günün mehtaplı akşamı, 28 karış büyüklükte Vakfıkebirli bir baba dostunun kayığına binip evimizin onda bir eşyası ve kucağımda şimdi koskocam bir ziraat mühendisi olan oğlum Muzaffer, kardeşlerim, karım, Foto Hürrem ve ailesiyle uzaklaştığımız zaman, memleketten ayrılmanın, göç etmenin acısının ne demek olduğunu daha o yaşta anlamış ve kavramış oldum……..’

 

Kimler gelip geçmedi ki Trabzon’dan

 

Artık 1923 yılındayız. Santa, Ağrıt, Rize harekatları sona ermiş, terhis edilmek üzereyim. Trabzon’a Rusya’dan  ve dünyanın dört bucağından gezginler, mülteciler, siyasiler gibi bin bir kişi gelip gidiyor. Çar sarayına mensup prensler, büyük küçük rütbeli generaller, asilzadeler, Gürcistan Hükümeti Cumhurbaşkanı, Bakanlar, milyonerler, fabrikatörler, Bolşeviklerden kaçıp Trabzon’a uğramışlardı……….’

Cevdet Alap’ın hatıraları’ndan alıntı bu kadar.

1945’e kadar Trabzon’da ve ülkede olup bitenleri öğrenmek isteyenler, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Yayınları’ndan çıkan Hikmet Aksoy’un kitaplaştırdığı ‘Bir Ömür Bir Şehir’i alıp okuyacaklar.

 

Şenlik Enflasyonu!

 

Dünya’da en fazla, şenlik, festival, kutlama hangi ülkede yapılıyor? Diye bir soru sorulsa, tereddüt etmeden ‘Türkiye’ deriz.

Türkiye’de 81 il ve yüzlerce ilçe, belde, köy, yayla ve merada her yıl binlerce festival, şenlik düzenlenir.

Türkiye’de her yıl düzenlenen şenlik ve festivalin her birinin gideri ortalama 100 milyar lira olsa ki rakam çok daha fazlardır, harcanan paraların toplamı birkaç milyar doları geçer.

Festival ve şenliklerin ana sponsörleri o bölgelerdeki belediyelerdir.

Belediye Başkanları, kendi bütçelerinden, iş verdikleri müteahhitlerden, işadamlarından, bakanlıklardan, oradan buradan toparladıkları paralarla masrafları karşılamaya çalışırlar.

Şenlik, festival ve kutlamalar; temelde dayanışmayı, birliği, bütünlüğü ve hoşgörü ortamı sağlamak için yapılması gereken etkinliklerdir.

Ancak, işin cılkını çıkartmayacaksınız.

Falan ilçe yapıyor, biz de yapalım.

Filan yaylada var, bizim yaylada da olsun.

Kadırga’da yüzyıllardır devam eden bir şenlik var. Camiboğazı’nda, Zigana’da, Haçka’da yapalım

Karadeniz’deki sahil kentlerinin hemen hepsinde şenlik, festival yapılıyor.

Bu doğru mu?

Kimileri yanlış, kimileri de doğru olduğunu söylüyor.

Ben işin doğru veya yanlışına girmiyorum.

Şenlikler, festivaller yapılmasına yapılsın ama bir şartla, belediyeler bu işin içine girmesinler.

Bu işi dernekler, sivil toplum örgütleri yapsın.

Yaylada şenliğe İstanbul’dan bir veya birkaç türkücü, manken vs. gelecek milyarları alıp gidecek.

Bir ilçede festival düzenleniyor, komşu ülkelerden milyarlarca lira harcanarak folklor ekipleri getirilecek.

İyi, güzel. Gelmelerine karşı değiliz.

Ancak, bu iş karşılıklı olmalı.

Türkiye’den yurt dışına mesela Ukrayna’ya, Rusya’ya; Romanya’ya, İran’a giden ekiplerin kaçının giderini o ülke karşılıyor? Ayrıca, davet geliyor mu?

Trabzon’dan Rusya’ya, İran’a vs. kaç kez halk oyunları ekibi gitti.

Avrupa ülkelerine ara sıra gidiliyor. Orada da masrafları Türkler karşılıyordur.

Diyeceğim odur ki; bu festivaller, şenlikler yerel bazda yapılsın.

Belediyeler bu işe karışmasın! İsraftan kaçınılsın!

 

TS internet sitesi!

 

Trabzonspor’un internet sitesi, medyanın ana haber kaynaklarından biri. Trabzonspor ile ilgili resmi haberler bu sitede yayınlanır.

Trabzonspor ile dünden bugüne ne tür bilgi edinmek istiyorsan, bu sitede bulman mümkün.

Eskiden, geçmişe yönelik haberleri genelde yazılı arşivlerde, gazetelerde çıkan haberlerde bulabilirdik.

Çok sıkıntı çekerdik. Şimdi öyle bir sorun yok. Tuşa bas istediğin bilgiye ulaş.

Trabzonspor internet sitesine uzun bir süredir girmemiştim.

Önceki gün, hafızamdaki bilgileri teyit etmek için siteye girdim.

Arşiv bölümünü tıkladım.

Başkan Sadri Şener, sonra en az on yönetim kurulu üyesinin ismi ve sonlara doğru, ikinci başkanın veya başkan yardımcısının adı.

Bir kulüpte başkan’dan sonra başkan yardımcıları, vekili ve asbaşkanı gelir. Başkan’dan sonra yönetim kurulu üyelerinin adını yazıp sonlara doğru başkan yardımcısının adını yazmak, doğru değil.

İsmet Kalafatoğlu Trabzonspor’da başkan yardımcılığı yapmış. Görev süresi içersinde milyon dolarlar harcamış. Sadri Şener gibi o da beş kuruş geri almamış. Kalafatoğlu’nun adı, 10. bilmem 12. sırada.

O sıralamayı kim yaptırmışsa yanlış yapmış. Ayıp etmiş.

‘Sinek ufak mide bulandırır’ derler. Bu işte öyle bir şey!

İnternet sitesi ile kim ilgileniyorsa, işini düzgün yapsın.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.