• BIST 98.254
  • Altın 278,604
  • Dolar 5,8258
  • Euro 6,4864
  • Trabzon 19 °C

BİR SONBAHAR SABAHI

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Nasıl olsa geçecekti diyor Oğuz Atay, Yaz geldi ve gitti.
Ardında yine yaşanmışlıkları, güzellikleri, mutlulukları belki de acıyı bırakarak. Hep böyle gider yaz. Sonra da hüznü getirir. Adı sonbahar olan…
En sevdiğimdir adı sonbahar olan.

Arkadaşların, sevdiklerimizin bir araya geldiği, çay, kahve ve keklerin sohbetlere eşlik ettiği sıcacık ortamın adıdır sonbahar.  Evlerin kapılarının kapandığı mevsimdir sonbahar.
Bugünlerde sonbahar yazı taklit eder oldu.  Deniz kıyısında bir kahvede oturup çayımızı yudumlarken oh ne güzel diyoruz. Tıpkı yaz gibi.
Sonbahar da tıpkı şairin sözcüklerinde ki gibi. “Biri vitrinlik, biri derinlik” misali. Derinliği çok fazla, görseli bir şölen olan.Adeta renklerin dansıdır sonbahar. 
Yağmurun sesidir sonbahar. Susun ve dinleyin yağmuru. Ne çok şey anlatır insana.
Sonbaharın hüznü rengidir. Çünkü yağmur gri ile gelir. Sonbaharın hüznü yaprakların birer birer göçüdür.
Belki de sonbahar arınmaktır kim bilir! Turgut Uyar “belki yağmura gerek kalmazdı, insanlar bu kadar kirli olmasaydı”
Mevsimlerde artık sahnesi gelmeyen aktör gibi rol çalıp zamanında yağmuru yağdırmıyor. Güneşi açtırmıyor. Çiçekleri bırakmıyor…
Mevsimlerde  insanları taklit eder oldu.  Mevsiminde açmayan güller insanlar gibi  dikenleriyle can yakar oldu.
Sonbaharda üşümek istiyorum ama istesek de üşütmüyor.  Ellerimizi ısıtmaya çalışmak istesek de, olmuyor. Belki sırtımıza bir hırka, üstümüze annemizin ördüğü battaniyeyi örtmek istiyoruz ona da izin vermiyor.
Mevsimlerde insanlar gibi başkalaştı.
Bir düşünüşten geçiyorum adeta.
Ey sonbahar neden bildiklerine sustun.
Neden vazgeçtin?
Varoluş görevlerini neden unuttun?
Hepsi insan yüzünden değil mi?
Hissizliğin, görevsizliğin hatta suskunluğun. Yağmur bile yağınca ya can yakarcasına felakete sebep oluyor, ya da hiç sesini çıkarmıyor.
Kaybedilmesi gereken her ne varsa hepsini kaybettik. Renkler tutuldu. Duygularımızda sonbahar gibi değişti... 
Sen değişince bizde değiştik.
Vazgeçme!
Sende insan gibi yükünü başkasına yükleme. Sorumluluklarını bil. Yazdan çalma. Yazı taklit etme.
Toprak hala kuru. Çimen hala yeşil. Ağaçlar hala gülümsüyor. 
Ağacın dallarında ki meyveler, çiçeğin renkleri, toprağın verimi  ve uyanışı senin “başla” tuşuna bağlı.
Sen gizemli ve büyüleyici sonbahar, başını eğip bakma gökyüzüne.
İnsan kainatın formülünü bozsa da sen diren.
Sezen Aksu “alır gider beni, sarı rüzgarlarıyla sonbahar, gelir anılardan bir davet çocukluğum” dizelerini sana ithaf etmiş.
Anlamını yitirme. Yoluna devam et biz seni anlayanlar, seni bekler dururuz.
Cümlelerimin sana ihtiyacı var. Hikayelerimizi kaybetme. 
Haydi! Bir varmış, bir yokmuş. Bir sonbahar sabahı, yağmur kulaklarıma adeta sevgiyi fısıldarken… 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.