• BIST 98.034
  • Altın 240,130
  • Dolar 6,2230
  • Euro 7,3227
  • Trabzon 24 °C

BİR ÜLKEYİ BATIRMANIN EN KESTİRME YOLU

Rasim EFENDİOĞLU

EĞİTİMİN OLAĞANÜSTÜ GÜCÜ

 İnsanlık tarihi sayısız savaşlara sahne olmuştur. Eski savaşlar, savaş alanında ordular arasında yapılırdı. Kazanan yan işgal edeceği ülkeyi çoğu kez yağmalar, yakar yıkardı. Kimi kez de anlaşarak cephe arkasındaki halka zarar verilmezdi. Günümüzde savaşlar çok farklı. Ordular savaşır, kentler bombalanır, askeri birliklerin kışlaları, yerleşkeleri bombalanır ve ülke yolları, sanayisi tüm kurumları zarar görür. Savaş silahları çok gelişti. Artık kıtalar arası füzeler var, kitle imha silahları var. Atom bombası gibi yok edici etkisi yıllarca süren silahlar. Düşünmesi bile ürkütücü. Gerçekten insan eli ile büyük bir felaket. Selden beter, depremden beter.

Savaş bu denli büyük bir felaket. Ülkeleri adeta yok edebiliyor. Ancak savaştan daha da beter bir yok edici var. Yozlaşınca, bozulunca savaştan beter, ülkeyi yok edebilen bir etken; eğitim. İhmal edilirse, başarısız olursa ülkeyi ulusu yok edebiliyor. Başarılı olursa, yok edilen bir ülkeyi adeta yeniden diriltiyor, ayağa kaldırıyor. Gerçekten sihirli bir değnek gibi. Bunun örnekleri özellikle son yüzyılda çok. Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı, atom bombasının atılması ülkeleri adeta yok etti. Ancak sonuç çok farklı.

 

BİRİNCİ VE İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI SONUCU ÜLKELER

İki savaşta da Almanya kaybetti. Ülke baştanbaşa yıkıldı harap oldu. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya’nın saldırdığı ülkeler harabeye döndü. Çünkü çok yıkıcı silahlar vardı. Savaş gemileri ülkelerin kıyılarını alt üst etti. Uçaklar bomba yağdırdı.  Savaş sonucu bu ülkeleri görenler bu ülkelerin belki yüz yılda onarılamayacağını düşünmüştür. O gizli, büyük gücü bilmeyenler bu ülkelerin dirilemeyeceğini, bu ulusların huzura refaha kavuşamayacağını sanmıştır. Ancak sonuç böyle olmadı. Almanya Birinci Dünya Savaşı sonucu, üstelik koşulları çok ağır antlaşmalara karşın çok kısa bir süre sonra ayağa kalkmış, adeta mucize yaratmıştır. Dünyanın en güçlü ülkesi durumuna gelmiştir. Bu büyük güç, başında bulunan kontrolsüz liderinin yüzünden insanlığın en kanlı son büyük savaşına neden olmuştur. Fransa da, İtalya da, diğer Avrupa ülkeleri de kısa sürede dirildi. Ve İkinci Dünya Savaşı patladı. Yüksek teknoloji savaşı. Zenginlik savaşı. Milyonlarca insan can verdi. Savaş sona erdi. Kan gözyaşı ve harabeye dönmüş kentler fabrikalar.

Birinci Dünya Savaşına göre enkaz daha büyük, bilanço daha korkunç, ancak yine çok kısa bir süre sonra bir mucize daha enkazı kaldırıldı. Yine bu ülkeler dünyanın en güçlü ülkesi oldu.

 

BU MUCİZE NASIL GERÇEKLEŞİYOR

Yerin altında mı saklamışlar sanayilerini, zenginliklerini? Ne oldu nasıl tekrar dirildiler? Yo ne yer altından, ne büyüden ne sihirden… Tamamen insan beyni ile bu başarı sağlandı. Bu ülkelerin eğitim düzeyi çok yüksekti, Büyük bir eğilmiş insan gücü hala canlıydı. Büyük bir özveri ile işe koyuldular. Büyük bir teknoloji, güçlü bir sanayileşme ile her yan fabrika doldu. Salt ülkelerine değil dünyaya yetecek sanayi ürettiler ve savaştan önceki güçlerini de aştılar.

Kasalar dolusu paraları olsa, depoları altın dolsa bu mucizeyi gerçekleştiremezlerdi. Dünyada çok zengin ülkeler var. Kişi başına düşen milli geliri en yüksek ülkelere bakın. Dünyanın en büyük petrol üreticisi ülkelerdir bunlar. Ancak en gelişmiş ülke değiller. Bu ülkeler küçücük bir kara parçasına sıkışmış, şeyhleri, ağaları var ve paralarını zevkte eğlencede yer ve yine batıdaki gelişmiş ülkeler asıl zenginliklerini emer bitirir. Evet, bu ülkelerde toplumsal yaşam çok geri. İnsan hak ve özgürlükleri ayakaltında. Eğitim çok başarısız ve geri. Halkın beyni efsanelerle bilim dışı verilerle yıkanmış. Ülkede para çok. Ancak özde bu ülkeler geridir. Böyle bir felaket olsa bu ülkeler ayağa kalkamaz.

Eğitimi geri olan ülkeler nedenli bol paralı olsa onlar geri kalmaktan kurtulamaz. Başta bulunanlar masalsı bir yaşam sürer halkın bir kısmı zevk safa eğlence içinde yaşar diğerleri yine sürünür.

 

BİR ÜLKEYİ BATIRMANIN EN KESTİRME YOLU

Kuzey Afrika Birliğinde bir üniversitenin panosunda bir duyuru... “Bir ülkeyi batırmanın en kestirme yolu eğitimdir ve eğitimde kopyacılıktır” diyor ve açıklıyor…

Eğitim yozlaşırsa, başarısızsa

Doktorun elinde hastası ölür

Mühendisin yaptığı yapı çöker

Bilgisiz cahil din adamları ile halkın beyni uyuşur

Yurdunu ve ulusunu sevmeyen tanımayan politikacılarla ülke asla kalkınamaz.

Her yanı zenginlik kaynağı olsa, toprakları çok verimli olsa, ülke çok elverişli bir konumda olsa, eğitimi geri ve yoz ise asla kalkınamaz. Hep geri kalır. Gelişmiş ülkelerin oyuncağı olur çıkar.

 

EĞİTİM NASIL BAŞARILI OLUR

 Eğitim günlük politikadan kurtulup bilimin ışığında yürürse, en önemli zenginlik kaynağı olan insan en değerli varlık olarak korunur ve yetiştirilirse eğitim başarılı olur. Evet, eğitim özel de olur, devlet eliyle de olur. Ancak diploma para ile satılmazsa, sınavlar kopya ile geçilmezse eğitim başarılı olur. Kopya deyip geçmeyin… Eğitimci olanlar bilir, kimi veliler işin önemini bilmediği için “Hoca idare et bu uşak bir bitirsin, şu diplomayı bir alsın, devletin kasasına bir anahtar uydursun. Ne olur idare et” diyenleri çok duyduk. Hiç kadavrada çalışmamış tıp öğrencisi, hiç arazide, pratikte çalışmamış mühendis, tarla tanımayan ziraatçı nasıl eğitilir...

Bu günlerde eğitim ülkemizin gündeminin başında yer alıyor. Eğitimimiz başarısız. Neden?  İlahi eğitime çok ağırlık veriyoruz. Bu yönden manevi güçle çocuk yetişsin o her işi becerir. Hayır, yüce yaratan bilimle fenle eğitimi emrediyor. Dini kıssaları evinde özel kitaplığındaki kitaplardan öğrenir. Ancak matematiği, tıpı, mühendisliği teknolojiyi dualarla, kıssalarla öğrenemez. Dünyanın en gelişmiş bilimi alınacak. “Bilim Çin’de de olsa alın” diye emreden dinimiz hangi bilimi emrediyordu?

Ülkemizi de ülkeleri de insanlığı da kurtarmanın en kestirme yolu EĞİTİMDİR. İnanın düşmanlarınız artık başınıza bomba yağdırmak yerine eğitiminizi bozarsa bombadan beter oluruz. Eğitimin bozulması atom bombasından da hidrojen bombasından da daha ölümcüldür. Lütfen uyanalım artık.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.