• BIST 83.024
  • Altın 146,503
  • Dolar 3,7538
  • Euro 4,0342
  • Trabzon 7 °C

Bir yıldır kupa masalı

Eray Altındaş

Trabzonspor Başkan’ı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun seçilip koltuğa oturuşunun sene-i devriyesine şunun  şurasında bir ay kaldı…

Ortada 2010-2011 sezonuna ait ne şampiyonluk ne de kupa var…

Sizin anlayacağınız Sayın Başkan Hacıosmanoğlu’nun yaptığı tüm söylemler laftan öteye geçemedi…

*** 

Laf deyince aklıma Başkan Hacıosmanoğlu’nun seçilmeden önce delegelere ve hak arayan bordo mavili taraftarlara verdiği sözleri hatırlamak için şöyle bir dikiz aynısına bakı verdim…

Başkanın, hafızalarda kalan en büyük vaatlerinden olan, “ Kupa üç ay içinde gelecek..!”  “Kupa bizim namus borcumuz..!”, “Kupa Trabzon’a gelmezse başkanlık koltuğunda oturmak bize haram olsun..!” sözleri şak diye insanın karşısına çıkıyor…

***

Anlaşılan o ki Başkan Hacıosmanoğlu 11 aydır bordo mavili renklere gönül verenleri Kupa ve Şampiyonluktan masallar ile avutmuş …

***

Bu kanı nereden oluştu diye aklınıza soru gelmiştir?.. Hemen izah edeyim…

Amaç  Trabzonspor’a başkan olup, adaletsizliği, hak edilen kupayı ve şampiyonluğu geri  almak ise, ortam hiç olmadığı kadar uygun durumda.

Yapılacak tek eylem var; o da  meydan parkında Başbakan Erdoğan’ı dinlerken, Hacıosmanoğlu’nun,Hakkımız olan kupamızı istiyoruz!” diye bilme cesaretinin göstermesinde yatıyor…

Ama o cesareti gösterebilecek irade ortada yok! 

***

Camianın azmini kıran kupayı Başbakan’dan ve onun atanmışlarından olan TFF’nin Başkanı Yıldırım Demirören’den alamayan, Başkan Hacıosmanoğlu gelin görün ki bir sene daha görev yapmak  istediğini  belirtti.

***

İyi tamam bir yıl daha başkanlık koltuğunda otur…

Otur da şu sorulara da bir cevap ver:

Peki geçen zaman içersinde kulübü ayağa kaldıracak ne yaptın?

Seçilmeden önce verdiğin vaatlerin kaçını yerine getirebildin?

Hani kupa ve şampiyonluğu alacaktın ?

***

Kimse kimseyi kandırmasın!

Şurası bir gerçek ki, bir yılda verilen sözlerin hiç biri yerine gelmedi…

Ne doğru dürüst bir transfer yapıldı  ne de takımın ligde  ve Avrupa’da kısa esen rüzgarından öte bir başarısı oldu.

***

Bu saatten  sonra, Trabzonspor’a gönülden bağlı  olanların Başkan Hacıosmanoğlu’ndan bir yıl daha masal dinlemek için yol vereceklerini zerre miskal ihtimal vermiyorum.

 Çünkü bu güne kadar laf çok, görüntüden eser yoktu.

***

 “Aynası  iştir kişinin lafa bakılmaz” sözünü hatırlatıp, kararı delegeye ve Trabzonspor’un gerçek taraftarlarına bırakalım…
 

Son gülen iyi güler

Bu günlerde yine şike gündemin birinci sırasına  oturdu…

UEFA’nın  önde gelen isimleri Kazakistan’a giderken yaptıkları açıklamalarla zihinleri bulandırdı…

***

UEFA Başkanı Michael Platini ve Genel sekreteri Gianno İnfantino’nun söyledikleri ileri sürülen, “Şike bizim için bitmiştir…” sözüne  ulusal yalaka basın balıklama atladı ve işine geldikleri gibi okuyup, okuttular. Ama yalancının mumu yatsıya kadar yanar sözünü unuttular…

***

Sanıyorlar ki, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın Avrupa’dan men edilmeleri çirkin ve kötü tezahürattan. Aslında basında  işin gerçeğini biliyor, kulaklarının üzerine yatmayı hüner sanıyorlar… UEFA yetkililerinin daha sonra yaptıkları açıklamalarla, bizim yalaka basının dercettiğinin tam tersini ortaya koyuyor... Yani şikenin cezasız kalması söz konusu değil!

***

Şöyle ki; 

UEFA yetkilileri, günü geldiğinde TFF’ye,  “Hadi bakalım Fenerbahçe’in ve Beşiktaş’ın şike yaptığını beyan ettin ve Avrupa’ya göndermedin! İyi de  şike yapan takımlara  ligde ne ceza verdin?” diye soracak…

İşte o zaman dananın  kuyruğu kopacak!

Onun için son gülen iyi güler diyerek bekleyelim…

 

GÜNAYDIN

Madem bu gün şikeden bahsettik yine aynı konuya devam edelim…

Son yaşananlardan sonra bu kez de Trabzonspor’un eski başkanı Sadri Şener verilmeyen kupa ve şampiyonluk için sessizliğini bozmuş…

***

Eski Başkan Sadri Şener 2010 ve 2011 sezonuna ait şampiyonluk kupasının Başbakanda olduğunu belirterek, “Kupanın akıbetinin sorulacağı yer ne UEFA ne de TFF’dir. Başbakan isterse o kupa ve şampiyonluk akşam uçağı ile Trabzonspor’a gider…” demiş…

***

Ah sevgili, Sadri Başkan bu söylediğinizi Türkiye’de sağır sultan bile duyup öğrendi. Ama gelin görün ki, Başbakan’ın karşısına çıkacak bir babayiğit Trabzonspor’a Başkan olamadı…. Gene de geçte olsa GÜNAYDIN..

 

Füze felsefesi

Biraz da futbol diyelim…

Hami Mandıralı, futbolculuk yıllarında “Füzeci” olarak nam saldı…

Yanlış anlaşılmasın ülkeler arası savaş çıkarmak için değil, rakip kalelere yolladığı  şutların sertliğinden dolayı bu lakabı haklı olarak aldı…

***

Hami, Mustafa Reşit Akçay’dan görevi devir aldıktan sonra takımın oyun anlayışında büyük bir değişiklik yaptı…Defansif değil, hücum ağırlık oyunu benimsedi…

Dışarıdan ilk bakıldığında futbolcuların rakip kaleye attıkları şutların sayısında bir artış olduğu gözlendi…

***

Hami’nin futbolcuların üzerideki felsefesi tutmaya başladı…

Çok koşan, kaleyi gördüklerinde şut atan bir takım oluşturdu. Ancak bu” mayanın” tutması  için bordo mavili takımın yöneticilerine de görev düşüyor…  Kaliteli transferlerin yapılmasıyla  şart…  Gelecekte yeni “Füzeciler” görürsek şaşırmayalım. E, at sahibine göre kişniyor…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Badmintoncu müdür!
  • Trabzonspor Akyazı’ya taşınmalı!
  • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.