• BIST 120.095
  • Altın 300,890
  • Dolar 5,9458
  • Euro 6,5425
  • Trabzon 12 °C

BİREY İÇİN, TOPLUM İÇİN HAFIZA KAYBI İNSAN İÇİN HAFIZA KAYBI

Rasim EFENDİOĞLU

   Özellikle son yıllarda çok yaygın ve korkunç bir hastalık durumuna geldi. Hastalığı bulan bilim adamının adından ALZHEİMER hastalığı. Erken bunama da deniyor. Yakın geçmişi unutmak, yapılandan yaptığından habersiz yaşamak. Buna yaşamak deniyorsa da aslında yaşamak değil. Uzak geçmişi bulanık da olsa anımsıyorlar, yakında olanları hiç anımsamıyor. Tedavisi çok zor bir hastalık. Dileriz tedavisi buluna ve bizlerden ve tüm insanlardan uzak ola.
Bu bir hastalık. Psikolojik, nörolojik bir hastalık. Ancak her sağlıklı insanda unutma var. Kiminde az kiminde çok. Rahatsız edici bir özür. Bundan kurtulma yollarını aramalı. Çünkü insan unutursa büyük zararlara uğrar. Çok anlamlı ve değerli bir atalar sözü var... Şöyle diyor, biraz Osmanlıca. “Hafıza-i beşer nisyanla maluldür”. Günümüz Türkçesi ile “İnsan belleği unutma hastalığı ile özürlüdür” Evet insan belleği unutur. Gerçi hiç unutmasa bu da büyük bir sorun. Çünkü insanın mucize bir organı olan BEYİN belleğin merkezidir. Bilgisayar gibi kaydeder. Düşünün beş yıl, on yıl yirmi, elli yüz yıl yaşayan bir insanın belleği hiç unutmasa ne olur. Evet, bir kısmını kaydeder bir kısmını da siler. Hani çok gerekli olanları tam bıraksa çok iyi de gerekli olanlar da silinebiliyor. O nedenle yazı icat oldu, kitaplar doldu ve bilgisayar icat oldu beyne yardımcı oldu. Ancak bu araçlar çok bilinçli kullanılabilse insan beyni bu özürden büyük oranda kurtulur. Yazar, kaydeder okur anımsar eksiği giderir. İşte tarih bilimi o insan ve toplum beleğine yardımcı bir bilimdir. Yeter ki bilinçle kullanılabilsin.
YA TOPLUMUN, ULUSUN HAFIZASI
  Bireysel hafızaya fazla yer ayırdık. Aslında konumuz toplumun, ulusun hafızası. Bireyin hafızasına yardımcı eylemler, araçlar var da bireyin hafızasına düşman etkenler de var. Hafızaya yardımdan geçtik de hafızayı karıştıran etkenleri düşünelim. Belleği karıştırıp doğru bilgileri doğru görüntüleri karıştırmak isteyen etkenler var. Buna karşı önlem almak gerekir. Kişinin belleği bozulunca o bilinen hastalık ortaya çıkıyor. Doktora gidiyor tedavi olmaya çalışıyoruz da ya toplumun ulusun hafızası, belleği bulanır, bozulursa ne olur. Toplum geçmişini doğru bilmezse, sapık, yanlış bilgilerle bireylerin beyni dolar bulandırılırsa ne olur. Bu bellek tarihtir. Yalan yanlış tarih, bilim diye sunulur, okutulursa toplum ne olur?
  İnsan topluluğunu, ulus durumuna getiren, millet durumuna getiren bağlar var, direkler var bunlar kopar, yanlış bağlanırsa, toplumu bağlamaz ve ayakta tutmazsa bu insan topluluğu ulus, millet durumuna gelmez birbirinden kopuk, dayanışmasız kimi kez düşman bireyler ve topluluklar durumuna düşer ki bu çok tehlikelidir. Buna karşı mutlaka önlem alınmalı. Bu insan topluluğu ulus olacak ve bu ulus da devlet olarak örgütlenip insanlık ailesi içinde onurlu, mutlu, başarılı bir örgüt olacak. İşte bu tanıma göre kurulmuş bir örgüttür Türkiye Cumhuriyeti. Türkiye Cumhuriyetini Türk Ulusu oluşturur. Yo hemen kimilerinin kafası karışmasın “sadece Türk Ulusu mu?” diye. Evet bu devleti kuran, bu halkla birlikte Kurtuluş Savaşını veren Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk… Türkiye Cumhuriyetini kuran halk Türk Halkıdır. Bu bir ırk tanımı değil... “Ne mutlu Türküm diyene” özdeyişi ile anlamlandırılan bir tanımdır. Bu insanlar birlikte kurtuluş savaşı verdi, aynı tarihte yer aldı, aynı ülküyü paylaştı, aynı coğrafyada yaşıyor… Ortak bir kültür oluşturuyor ve bir ulus oluyor. İşte bu bağlar çok önemli. Sömürgen yüzyıllardır şu gizli hastalığı yayıyor “BÖL, PARÇALA, YUT”… İşte buna karşı bölünmeden , parçalanmadan ayakta durabilirsek sonsuza dek yaşarız . Türk ulusu tarih boyunca en çok devlet kuran en fazla coğrafya değiştiren ulustur. Bununla övünebiliriz de yerine biliriz de. Artık sık sık devlet kurup devlet yıkan durumundan devletini koruyan ayakta tutan bölünmeyen bir ulus durumuna gelmeliyiz.
ULUSAL HAFIZAMIZI KORUYALIM
  Bölgemizden, komşu ilimizden yetişen değerli genç bilim adamı Sinan MEYDAN çok güzel ve çok yararlı çalışmalar yapıyor. Tarih bilimine katkıda bulunuyor. Şu unutma hastalığı sadece bireyleri değil toplumları da sakatlıyor. Birey özürlü olursa belki bir iki kişiyi etkiler de toplum, ulus, devlet özürlü olursa sonuç ne olur.
Toplumu unutma özürlü, durumuna getirmek isteyen güçler vardır. Onlar toplumun belleğini bulandırırsa kendi çıkarlarına göre bir bellek kaydı yapabilirlerse çıkarlarını daha kolay gerçekleştirebilirler. Aydınlıktan korkan yarasalar vardır. Onlar karanlığı sever çünkü karanlıkta gerçekler daha kolay gizlenir karalanır. Eğer toplumu oluşturan bireyler de hafızalarını korumak gibi bir endişeleri yoksa onlara istenildiği gibi bir hafıza hazırlanır. Yalan tarih ortaya çıkar. Yalan tarihe karşı gerçek tarihi savunmak gerekir. Gerçek tarih de tarih biliminin mantığına göre yazılır. Sağlam bilgiler, sağlam belgeler ve namuslu sentez, yani birleştirme. Ortaya apaçık gerçekler çıkar.
Belki kimilerine göre gerçekleri görmek çok rahatsız edici gelebilir. O halde günümüzde tarih yazar yarınlara bırakırken dikkat etmek gerekir. Doğrudan yana haktan hakikatten yana olmalı. Özellikle toplumsal çıkarlar, ulusal çıkarlar hatta tüm insanlığı ilgilendiren durumlarda hep en iyiden en güzelden en doğrudan yana olmalı. Yarınlarda bu günleri okuyacak torunlarımızın bizi yargılayacağını unutmayalım. “Babamız, dedemiz bu gerçekler karşısında nasıl sustu” dememeli. Bizimle onur duymalı.
Sayın Meydan’ın HAFIZA adlı kitabını okuyorum. Hafızamızı canlandırmaya çalışıyorum. Bireysel hafızamda kayıtlı bilgileri, görüntüleri karşılaştırıyorum, kaydı olmayan görüntüleri alıyorum. Çok korkunç gerçekler. Hani karşı çıkanlar elbette var, kabul etmeyenler var da dilerim ayni şekilde belgelerle çıksın onlar da hafızamıza katkıda bulunsunlar. Yalnız yalanla, demagoji ile değil. Tarih biliminin mantığı ile sağlam belge ve bilgilerle, çıkar endişesinden uzak görüntüler ortaya koysunlar. Sayın Meydan da buna karşı gereğini yapsın.
Hafıza birey için de toplum için de çok önemli; koruyalım, kollayalım zenginleştirelim, bulandırmayalım... Bir başka Pazar söyleşisinde buluşmak umudu ile selam ve saygılar sunuyorum.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.