• BIST 105.711
  • Altın 163,456
  • Dolar 3,9592
  • Euro 4,6522
  • Trabzon 10 °C

BİREYSEL SİLAHLANMANIN ANLAMI NE?

Rasim EFENDİOĞLU

SİLAH NE İÇİN TAŞINIR, EDİNİLİR?

Silah bir saldırı ve savunma aracıdır. Savunma amaçlı olursa bir ölçüde savunulabilir de saldırı amaçlı olursa ne olur? En ilkel insanlar kendilerini hemcinslerine ve diğer tehlikelere karşı korunmak için silah edinirlerdi. Bu bir bakıma zorunluydu. Vahşi hayvanlar, saldırganlar, yaşamak için savunmak gerekir bu da silahla olur. Bu nedenle silah gerekebilir. İlk insandan günümüze milyonlarca yıl geçti. İnsan aklı ve zekası yaşamı daha da kolaylaştırdı. İnsan bir toplumsal varlık. Birlikte yaşamak zorunda. Yoksa yaşamak için başka insanları öldürmek zorunda değil. İnsanlar işbirliği yapar, toplum oluşturur, birlikte yaşarsa daha da kolaylaşır yaşam, daha da güzelleşir. Birlikte yaşamanın ilacı SEVGİ. Silahlar yok edilmeli ve sevgi olmalı insanlığın harcı. İşte bu güzelliği korumak için insanlık düşmanlarına karşı silah gerekebilir. Yoksa öğretmenliğimin ilk yıllarında çocuklarıma ve öğrencilerime öğrettiğim bir şiir vardı... “Şakacığı bile çirkin bir canlıyı öldürmenin.”

Silah ne için, öldürmek için… Silah süs için olmaz, kimi kez kendi kendini öldürmek için de olur. Neresinden bakarsanız bakın silah sevimli değil. Silah sevilmemeli, silahtan uzak durulmalı.

Yurt savunması için ülke savunması için... Eh ona bir şey diyemiyoruz. Keşke karşımızdakiler de silahlanmasa bize de silah gerekmez. Doğrusu silahlanmaktan yana değil silahsızlanmaktan yana olmalı.

BİREYSEL SİLAH NE İÇİN?

Süslü silahlar... Kabzası gümüş, altın işlemeli silahlar... Belinde silah, bir çalım bir caka sorma gitsin. Ne için silah? “Ben seni öldürürüm” ya da “Bak benim nedenli pahalı silahım var, ne de zenginim” iki söylem de iğrenç... Ne silahla kahramanlık olur ne de zenginlikle üstünlük olur.

Düğünde, şenlikte silah... Ver çocuğun eline tabancayı “At aslanım at...” bir kahkaha bir sevinç... Neden? Büyük maharet silah atmak! Bu çok ilkel bir gösteri. Türkü söyleyin, oynayın; sevin, sevilin düğünü böyle kutlayın. Silah neyin göstergesi? “Senin düğününde ben kaç şarjör boşalttım biliyor musun?” Bu neyin göstergesi.

Bireysel silahlanma daha çok ABD’de yaygın. Eh burada kovboy kültürü var. Bu kültürde silah yarışı vardı. ABD’de bireysel silah edinme çok kolay. Silah herhangi bir eşya gibi satılır. Ne olur bunun sonunda? Çocuk babasının silahını alır okula gelir sınıfını, arkadaşlarını tarar. Büyük bir katliam. Bu mu özenilecek durum, bunu mu örnek alıyoruz?

Kişi çok zorunlu olabilir. Çok düşmanı olur, korunması gereken varlığı olur. O zaman silahlanmak zorunda olur, silah alır taşır. Bununla öğünmez. Bireysel silah zorunlu olmadıkça taşınmaz.

ARTIK BİREYSEL SİLAHLANMANIN ZARARI ANLAŞILMIŞ DA...

Toplumsal barışın anlam ve önemini anlamayanlar öylesine çok ki bunlara ne demeli. Kurtuluş Savaşımızın yüce komutanının yaşamının büyük bir kısmı savaş meydanlarında geçmiş, elinden hiç silah eksik olmamış. Ancak O “Savaş zorunlu olmadıkça cinayettir” diyor bir özdeyişinde. Savaş alanını gezerken daima gözü yaşlı olurdu. O düşmanına bile acırdı.

 Silahlanmayı basit ekonomik çıkar için kolaylaştıranlar artık silahın zararını anlamış ki son günlerde TBMM’de de bireysel silahlanmayı önlemeye yönelik önlemler düşünülüyor. Dilerim geç kalınmadı. Çünkü daha düne dek silahlanmayı teşvik edenler şimdi nasıl karşı çıkacak.

Trabzonlu bir hemşehrimiz, hem de çok üst düzeyde görevlere gelebilmiş... Birkaç yıl önce bireysel silahlanmayı öneriyordu. Hem de avukat, hem de devletin en üst makamında danışmanlık yapabilmiş.  Niçin silahlanma? Yurttaşlar kendilerini koruyabilsin diye. Bu ne saçma bir görüş. Polisimizin işi ne, jandarmamızın işi ne? Kişileri insanları bunlar korumayacak mı? Bu ne biçim bir zihniyet. Daha yakın yıllarda Yugoslavya parçalanınca, eşler birbirini öldürdü, akrabalar birbirine girdi. Bireysel silahlanma ancak iç savaşın işine yarar. Kim iç savaştan yana? Kimi öldürecekler?

Bireysel silahlanma yerine bireysel sevgiyi aşılamayı arayın. İnsanlar birbirini sevsin, yurtta barış dünyada barış olsun. Savaşın insanları, ülkeleri milletleri ne duruma getirdiğini görmüyor muyuz. Yoksa şu Suriye’nin durumuna, o insanların o kentlerin durumuna bakıp mutlu olan mı var? Savaş bitse de savaşın açtığı yaralar belki yüzyıllarca kapanmayacak.

Silahlanmayı önlemek için yasa önerileri verilecekmiş? Dilerim gerçek olur? Bakalım silahlanmayı, kavgayı, savaşı savunanlar kim, ne diyorlar?

ÖRNEKLER ORTADA… SAVAŞLA BARIŞ, TERCİH EDİN BAKALIM

Otuz yılı aşkın bir süredir, kimilerine göre düşük yoğunluklu çatışma, kimilerine göre tam bir iç savaş yaşıyoruz. Milyarlar gitti boşuna. Nice canlar gitti, nice ocaklar söndü. Kentler yıkıldı, yollar yıkıldı. Tablo ortada, bakıp mutlu olan var mı? Varrr… İnsanlık düşmanları bu durumdan memnun. “Yurtta barış, dünyada barış” dedik yeni devletin temelini atarken… Buna pısırıklık diyenler oldu. Bu özdeyişi kent meydanlarından okul duvarlarından silenler oldu. Bunlara ne demeli.

İran, Irak, Kuveyt, Yemen, Filistin... Daha önce Kore ve Vietnam. Şu son yüzyılın insanlığa sunduğu tablolar. Suriye sımsıcak, dumanı tütüyor. İşte silahın marifetleri. Aç, susuz, çıplak, yoksul... Siyasiler öyle istemiş öyle olmuş. Para babaları silah satmış daha zengin olmuş.

Silahın marifetleri bunlar. Silahla özdeş olmuş insanlıktan çıkmış insanların çizdiği tablo bu.

Dilerim bu olaylar bir gerekçe olur, bir vesile olur da silahsız kavgasız bir dünya kurulur ve dünya barışı ile bu güzel gezegen cennete dönüşür.

 

                                                                                                                                               

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.