• BIST 90.056
  • Altın 145,047
  • Dolar 3,6129
  • Euro 3,8964
  • Trabzon 9 °C

Birkaç Teknolojik Gelişmeye Kısa Bir Bakış

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

“Merak (Curiosity)” adını taşıyan Mars araştırma aracından gelen yeni bilgiler heyecan yaratmaya devam ediyor. NASA’nın web sitesinden aralıklı olarak izlemekte olduğum Merak’ın Mars’a ilk inişinden günümüze değin geçen yaklaşık 2,5 yıl boyunca en çok ilgi uyandıran keşfi birkaç gün önce açıklanan azot oksitlerin varlığı olmuştur. Zira azot oksitler DNA ve RNA molekülleri gibi biyolojik yaşamın oluşmasında ya da önceden var olmasında bir kanıt olarak görülmektedir.

Esasında Mars’ta inceleme yapmakta olan Merak’ın orada yaşam olup olmadığını araştırmak gibi bir görevi yok. Sadece kimyasal analiz donanımları ile yüklü durumda ve bu nedenle de NASA’ya aktarmakta olduğu bilgiler hep moleküler yapılar üzerine olmaktadır. Ancak bu moleküler yapılar, doğal olarak yaşam izi sürmede çok önemli ipuçlarını da vermektedir.

Merak’ın içerisinde yer alan ve kısaca SAM (Mars’ta örnek analizi) olarak adlandırılan donanımın yaptığı ölçümlerden elde edilen azot bileşikleri oranlarına şüphe ile bakanlar olsa da, bu tür kimyasal bulguların elde edilmesi ile çok önemli aşamalara doğru geçilmektedir. Kurumuş nehir yataklarının altından alınan örneklerde su izine daha önceden de rastlanmıştı. Bütün bu keşiflerin bilim insanlarını getirdiği nokta, geçmişte Mars’ta yaşamın olabileceği yönündedir. Yani Mars; gelecekte yaşam hazırlığında olmaktan ziyade, geçmişte mikrobiyolojik düzeyde de olsa yaşam sağlamış olarak keşfedilme yolundadır.

Önümüzdeki süreçte Mars için insanlı yolculuk aşamalarına geçilecek gibi görünüyor. Konu ile ilgili olarak ABD, Avrupa, Rusya ve de Çin arasında gizliden gizliye büyük bir yarış yaşanmaktadır. Böylesi bir yolculuğun geri dönüşlü olması, Mars’ta yaşam kolonileri kurabilecek aşamalara başlangıç olması gibi insanlık tarihi açısından dev hedefleri vardır. Mars’a ilk giden ve geri dönen önümüzdeki bin yıla damgasını vuracaktır. Merak’ın kontrolünün halen NASA’da olduğuna bakmayınız, bu konuda benim favorim Çin’dir. 

 

OTOMOBİL KULLANMANIN MODASI GEÇİYOR MU?

Otomobil teknolojisi ile ilgili olarak yaşanan gelişmelerin hepsini unutturacak yeni bir aşamaya geçilmiş gibi görünüyor. Elektrikli otomobil, tepkili otomobil, uçan otomobil gibi heyecan yaratan teknolojik yeniliklerin yanı sıra, artık yollarda sürücüsüz otomobillerin yer alması gündeme gelmeye başladı.

Esasında bilgisayar ve yazılım dünyasındaki gelişmeler göz önüne alındığında gayet normal olan böyle bir teknolojinin yaygınlaşması kaçınılmaz olup, otomobillerin sürücülere olan ihtiyacı da ortadan kalkacaktır. Uçakların otomatik pilota bağlı olarak uçmasına benzer şekilde, karayolunda çeşitli algılayıcılarından gelen parametrelerin değerlendirildiği bir bilgisayar ile yönetilecek olan otomobiller halen tasarlanmış durumda zaten. Ancak bütün sorun yasal mevzuatın buna elverişli olmamasından kaynaklanan bazı hukuki düzenlemelerin henüz hazırlanmamış olmasından kaynaklanmaktadır.

Sürücüsüz bir otomobilin yol açabileceği kaza, park ya da diğer zararların nasıl çözüme kavuşturulacağı konusunda mevzuat oluşturmak kolay bir iş olmasa gerek. Hâlbuki hemen her alanda olduğu gibi yargıda da bilgisayar yazılımlarından yararlanma konusunda biraz geç kaldık gibime geliyor.

Düşünün ki önünüzde bir dava var. Bu davayı bilgisayarınızda hazır bir yargı programına yüklüyorsunuz. Önce tarafların kimlik bilgilerini ve özelliklerini sisteme giriş yapıyorsunuz. Dava konusu olaya ait diğer verileri de girdiğinizde bilgisayar programı sizlere bazı sorular sormaya başlıyor. Bu sorulara verilmesi gereken yanıtları sisteme yüklediğinizde ekranda tarafların kusur ya da suç oranları, varsa tazminat tutarları, cezası vb. her şey anında görünüyor.

Bilmem kaç sayfalık ceza hukuku, borçlar yasası, medeni yasa hepsini madde madde bilen bilgisayar sistemi, sizin giriş yapmış olduğunuz anahtar sözcüklerden yola çıkarak kesine yakın bir yüzde ile dakikalar içerisinde davanızı sonuçlandırıyor. Ne senaryo yazdım ama… Bundan sakın ola ki hukukçularımız alınıp üzülmesinler. Böyle çalışan bir hukuk mekanizması içerisinde, o bilgisayar ile iletişim kurmak herkesin yapabileceği bir iş olamaz zaten. O bilgisayarı kullanabilmek için yine iyi bir hukuk fakültesinde okumanız mutlaka gerekecektir.

Şimdilik bunlara gülüp geçelim. Gelecekte ne olur bilinmez…

 

İHA DA NE OLA Kİ?

Uluslararası terminolojide UAV (Unmanned Aerial Vehicle) olarak bilinen insansız hava araçları kısaca İHA olarak adlandırılmaktadır. Hani ülkemizin gündemine Güneydoğuda istihbarat amacıyla girmiş olan ama bugün artık sokak aralarına kadar giren İHA’lar son dönem teknolojide epeyce yol almış gibi görünüyorlar. Hindistan’da hafif kargo dağıtımında İHA’ların kullanımına başlanmış durumda. ABD bu konuda yine yasal düzenleme gecikmesi ile uğraştığından, batılı şirketler İHA’ların kargo ve yemek sipariş dağıtımında kullanımı konusunda Hindistan’da çalışmalarına devam etmekteler.

3-5 kg’a kadar yük taşıma kapasitesine sahip olan profesyonel kullanım amaçlı ve kameralı İHA’ların fiyatları 10.000 dolardan başlamakta ve özelliklerine göre yukarıya doğru çıkabilmektedir. Ancak sonuç itibarıyla kendinize ait bir İHA sahibi olma imkânınız artık vardır. Özellikle yerel kent yönetimleri için çok önemli olan İHA’lardan her alanda etkin bir şekilde yararlanma imkânı vardır. Kent içi ulaşım izlemede, doğada kayıp aramada, yardım ulaştırmada, çevre kirliliği kontrolünde, tarımsal yıllık ürün tahmininde, meteorolojik ölçümlerde vb. pek çok alanda İHA’ların kullanılması kaçınılmaz olmaya başlamıştır. Âcizane önerim yerel yönetimlerin gelecek dönemlerdeki bütçelerine İHA kalemlerini de eklemeleridir.

Teknoloji heyecan vermeye devam ediyor ama biz can derdindeyiz diyenlere de hak vermemek elde değil… Umutlar nereye kadar gidecek acaba?

 

“ACERCAMİENTO CUBANO-AMERİCANA”

Ve beklenen oldu, Küba ile ABD devlet başkanları düzeyinde bir araya gelerek dostluk ve işbirliği amacıyla ilk adımlarını atmış oldular. Büyük ölçüde Obama’nın iyi niyetli yaklaşımı ile iki ülke arasındaki gerginlik politikası sona erdirilerek, ekonomik ve bilimsel alanlarda işbirliği yapmanın yolu da açılmış oldu. Her iki ülke karşılıklı olarak büyükelçilik açacak, sınırlı da olsa Küba vatandaşları ABD’den Küba’ya para transferi yapabilecek artık. ABD de Küba’yı teröre destek veren ülkeler listesinden artık çıkarmış olacak.

Peki; sonuç itibarıyla kötü mü oldu? Ülkeler arasında ortaya çıkan yakınlaşma, gerginliğin azalması ve artan ticaret, bilim ve teknoloji alışverişi her şeyden önce toplumsal yarar ve refah açısından yarar getirir. Küba’nın sahip olduğu sağlık birikimi ve altyapısı, alt gelir grubunda yaşayan ABD vatandaşları için bulunmaz bir fırsat sağlarken, Küba; ABD’den gelecek olan mali kaynak akışı ile yaşam kalitesini daha da iyileştirecektir.  

Darısı mantıksız bir şekilde komşuları ile girmiş olduğu gerilim politikalarından büyük zarar görmekte olan Türkiye’nin başına…

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
  • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
  • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
  • ‘Kapı kapı dolaşacağım!’
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.