• BIST 89.553
  • Altın 349,883
  • Dolar 6,7005
  • Euro 7,2349
  • Trabzon 11 °C

Bıyık yine fark yarattı!

Yer KULAK

  Trabzon’un en çalışkan belediye başkanlarından biri olarak gösterilen Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, çevre belediyede çalışanlardan daha az ücret alan işçilerin maaşlarına rekor denilecek oranda zam yaptı. biyik-002.jpgHak-İş Sendikası ile yapılan görüşmelerde başkan kesenin ağzını açtı ve en düşük işçi maaşını 3 bin 528 liraya çıkardı. Başkan Bıyık, “Diğer belediyelere nazaran, en düşük maaşı belediyemiz işçileri almaktaydı. Günün her vakti halkımızın hizmetinde olan işçilerimizin gelirlerini arttırabilmek için imkânlarımızı zorladık ve toplu iş sözleşmesini imzaladık. İşçi kardeşim evine bir ekmek daha fazla götürebildiğinde en çok mutlu olan ben olacağım. Hayırlı uğurlu olsun” dedi. 
  Hak- İş Sendikası Trabzon Şube Başkanı İsmail Hakkı Kapan, Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’a teşekkür etti ve ‘Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bıyık’a işçi dostu yaklaşımı ve özverisinden ötürü üyelerimiz adına teşekkür ediyoruz. Kendileri, işçi çalışanlarımız için yapabileceklerini fazlasıyla yaptılar” dedi.

Atalay milli takıma!

atalay-004.jpg  Gazetemiz spor müdürlüğünden Beşiktaş medya birimi sorumluluğuna getirilen, deneyimli gazeteci Altuğ Atalay, Sergen Yalçın’ın teknik direktörlüğe getirilmesinden sonra görevinden ayrıldı. Şenol Güneş ve Abdullah Avcı ile çalışan Altuğ Atalay’ın milli takımlar medya biriminde görev alması bekleniyor. Trabzonspor medya biriminde de başarılı bir süreç geçiren Altuğ Atalay, bir süre dinleneceğini söyledi.

Erol Mütercimler’in Trabzon gezisi!

  Farklı yorumlarıyla, analizleriyle ses getiren yazar, strateji uzmanı, TV program yapımcısı Erol Mütercimler, geçtiğimiz hafta Trabzon’da idi. erol-metercim.jpgHekimoğlu Şirketlerinin fabrikalarını ve spor tesislerini gezen Erol Mütercimler, İstanbul’a dönüşte çıktığı bir TV programında Hekimoğlu’ndan övgüyle bahsetti. Hekimoğlu’nun fabrika ve spor tesislerinin Anadolu’da örnek olduğunu belirten Mütercimler, ‘AK Parti iktidarı 17 yıl boyunca 500 kişinin çalıştığı bir fabrika yapmadı. Oysa Hekimoğlu üretim yaparak başarı öyküsü yaratıyor’ dedi. 
 
Hekimoğlu gerçekten bugün Türkiye’nin gıpta ile bakılacak ve alkışlanacak kuruluşlarından biri. Üretimini genelde ihraç eden Hekimoğlu, Trabzon ekonomisine de büyük katkı sağlıyor.

Demirtaş’a nazar değdi!

  AKP Trabzon il yöneticilerinden işadamı Halil İbrahim Demirtaş, birkaç gün önce anlatılanlara bakılırsa ölümden dönmüş. demirtas.jpgDemirtaş, kaldırımda yürürken saçaktan kar kütlesi önüne düşmüş. Demirtaş, görünmez kazadan yara almadan kurtulmuş. Halil İbrahim Demirtaş’a geçmiş olsun diyoruz.

                                               ****************

  Her kış mevsiminde Türkiye'de yapılan karadamlara bakıyorum. Tek kelimeyle berbatlar. Hepsini yanyana koyduğumuzda bu ülkede yaşayan insanların gerçeklikten uzak ne kadar ilkel benlikli olduklarını görüyoruz. Yani Yunanların iki bin yıl önce mermerle yaptığı şeyleri biz bugün biraz özenip kardan yapamıyoruz. Bizde bunca güzel sanatlar, heykel mimarlık okumuş olanlar nedense hep tropik iklim bölgesinde yaşıyorlar. Karadam yapmaktaki becerimiz neyse siyaset, ekonomi, ticarek, sanat, spor da odur. Bir ülkenin karadamlarına bakarak o ülkenin zihinsel gelişmişlik seviyesini anlayabilirsiniz. Ordu'da öğretmen statüsündeki bir soytarı Sultan II. Abdülhamit diye sahte peygamber İskender Ervenesoğlu'nun karadamını yaptı. Şimdi o soytarının mükemmellik anlayışı ile tarihteki II. Abdülhamit kavrayışı aynı şeydir. Bu toplum böyle ucube zekâlı düşük insanlardan oluşuyor. Notasız müzik, felsefesiz eğitim, tarihsiz siyaset, matematiksiz mühendislik, estetiksiz mimarî vs. gırla gidiyor. Hep bir tarafı topal. Karadamları da Kâbe'deki cahiliyye devri putları gibi. Basit bir karadama nasıl özenmiyorsa hayatları da aynı, ölçüsüz! Estetik bir şey yapacak olsan bile ilk işleri onu yıkmak ve talan etmek olur. Bu toplum böyle bir karaktere sahip. Kendisi doğru düzgün bir şey üretemez. Ama başkasının ürettiğini de talan eder. Onun için kardan karadam olur ama bu ülke kolayından adam olmaz. 
(Metin Kondel)

                                                   *******************

   Durum şu: Üretim yok. Habire borçlanıyorsun. Afaki şeylerle (kanalistanbul gibi) milleti oyalıyorsun. Akıl göç etmiş memleketten. Felaketler yaşıyorsun bu yüzden. En büyük felaketi de zafer naralarıyla sunuyorsunuz.
Suriye’ye giderken “Barış Pınarı” diyorken bugün savaş pınarı oluverdi. Felaketin içindeyiz ve ne yapacağımızı bilmiyoruz.
 
Bunca Suriyeli ve diğerleri, ülkenin kaynaklarını tüketirken ülkenin sahipleri issiz ve aç. İntihar edenleri bile siyasi gösteri(şov) yapmakla itham edecek kadar akıl ve ahlak yoksunu insanlar ülkenin geleceğine karar veriyor ama nasıl bir gelecek? İnsanlarımız yılgın ve ümitsiz.
Çok şey eklenebilir ama bunlar bile yetmez mi durumumuzu görmeye?
İktidarın durumu malum da muhalefet ne yapar? 
(Temel Kahveci)

                                               *****************

"Bu ülkede dün Diyarbakırlılar, bugün de artık Trabzonlular sevilmiyor" dedi şuan bulunduğum yerde bir tanesi. Boynumdaki Trabzonspor atkısını gören bir şahsın bu ifadesi üzerine uzunca tartıştık, sizinle konuşmayı müsait olunca daha detaylı paylaşacağım. Ne söylediysem para etmedi. "Siz sevmemeye devam edin, biz kendimizi seviyoruz" diyerek konuyu bağladım. 
(Harun Çelik)

                                               *****************

                                   Doktorunuz diyor ki!

Kalp, içindeki kanla değil, vücuda kan dağıtan büyük damardan (aort) çıkan iki küçük dalla (koronerler) beslenir. Kalbi besleyen damarlar (genellikle bir kan pıhtısıyla) tıkandığı zaman suladıkları kalp bölgelerinde geriye dönüşü olmayan hasar (kalp krizi) meydana gelir. Hasar gören kısım önemli bir miktarda ise yaşam mümkün olmaz. Kalp krizi geçirmekte olan hastaların temel şikayeti göğüs ağrısıdır. Göğüs kemiğinin arkasında duyulan ağrı sıklıkla omuza, kollara, enseye, dişlere, çeneye, karına veya sırta doğru yayılır. Şeker hastalarında ve yaşlılarda bu ağrı çok belirsiz olabilir ya da hiç hissedilmez. Özellikle kadınlar sessiz kalp krizi geçirebilirler. Kalbi besleyen damarların daha önceden daralmış olması kalp krizi geçirme olasılığını artırır.Damarlar genellikle duvarlarında biriken yağlar nedeniyle daralır. Sigara, yüksek tansiyon, yanlış beslenme, hareketsizlik ve şişmanlık damarlardaki yağ birikimini artırır. Kalp krizinde tedavi ne kadar erken yapılırsa sonuç o kadar iyi olur. Kalp krizi geçiren hastaya hemen verilen bir aspirin damarı tıkayan kan pıhtısının büyümesini engeller, hastanın yaşama şansını artırır. Kalp krizi acil bir durumdur. Hastaneye yatmayı ve yoğun bakımı gerektirir. 
(Dr. Kemal Küçükali)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.