• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Trabzon 4 °C

BİZ AMNEZİ DEĞİLİZ!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Biz küllerinden yaratılan bir ülkeyi neden hak ettiği çağdaş uygarlık seviyesine çıkaramadık?

Küllerinden bir ülke yaratanlara borçlu değil miyiz?

Kadıköy-Metro açılışında o zamanın başbakanı “Neyi ördün, hiç bir şey ördüğün yok. Demir ağlarla Türkiye’yi biz örüyoruz “dedi. Bu nasıl bir açıklamadır. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna laf atan ve küllerinden doğan ülkeyi 2012 yılında Metro açılışında böbürlenerek ”ülkeyi demir ağlarla biz ördük” lafını edenler çok talihsiz bir açıklama yapmıştır kanımca.

Savaştan çıkmış bir ülke ile bugünün Türkiye’sini karşılaştırmak nasıl bir düşüncedir?

Bu neyin böbürlenmesidir?

O dönemin bütçesiyle yani yoklukla yapılanları bu gün ne ile kıyaslıyoruz?

Partilerin seçim beyannamelerinde vaatler havada uçuşuyor.

Şu kadar zamanda şunu yaptık, bunu yaptık ve yapacağız. Peki halk size inanıyor mu? Bekleyip göreceğiz. Siz bugün, o dönemin yani Atatürk’ün politikalarını güdüp bir yerlere gelmediniz mi?

Bu neyin inkarı?

Ormanları yok ederek seçmene çam fidanı dağıtmak mantığınız beni çok güldürüyor.

Kahve ise başka bir komedi; Halkla hiç bir diyalogu olmayan mantık neden kahve dağıtır ki? Kahve gerçekten bahane meselesi oldu.

Peki ya gül dağıtanlara ne demeli, gül eğer sevgiyi işaret ediyorsa, “siz bizi hiç sevmediniz ki” ne alaka diye sormak istiyorum.

Ve daha nice komik seçim nemalar.

Kısa bir hatırlatma yapmak sanırım farz oldu.

Bazı şeyleri unutanlara bazen unuttuklarını anımsatmak gerekir.

Şükürler olsun ki amnezi değil bazılarımız…

1920’li yıllarda başlayan kalkınma projesini incelemek ve hatırlatmak istiyorum. Hepsini değil. Tüm yenilikleri ve inkılapları yazsam köşem yetmez.

Demir- çelik fabrikaları kuruldu. Devlet demir yolları kuruldu. İstanbul-Ankara arasında ilk yolcu uçağı seferi yapıldı. Türk hava kurumu kuruldu.

Cumhurbaşkanlığı orkestrası kuruldu. Bugün sanat adına hangi adımlar atıldı ki? Sadece kendini sanatçı sanan üç beş kişi akil ilan edildi. Biz de güldük.

İlköğretim zorunlu hale getirildi. Ya bugün? Bugün dini eğitim ve laik eğitim arasında sıkışan çocuklar ne olduğunu anlamadan bitap düştü.

Türkiye Cumhuriyeti yazılı ilk madeni para çıkarıldı. Türkiye İş bankası kuruldu. Türkiye Halk bankası kuruldu. Bankaların tek tek kapandığı bir süreçten geçiyoruz unutmayalım. Yabancı bankalar Türkiye’den elini ve eteğini yavaş yavaş çekiyor…

İlk Cumhuriyet altını basıldı. Medeni kanun yürürlüğe girdi.

Kadın ve erkek eşit sayıldı. 2000’li yıllarda, Kadın ayaklar altında çiğnenen ve itibarı yerle bir olan oldu.

Tarım satış kooperatifleri Birliği kuruldu. İçinde bulunduğumuz süreçte ise, tarım politikaları batının iki dudağı arasına sıkıştı.

Okullarda karma eğitime geçildi. 2015 yılında ise, erkek-kız ayrıştırılmasına gidiliyor.

Anadolu demir yolu şirketi yabancılardan satın alındı. 2015’te satılacak bir yer kalmadı açıklamaları ile karşı karşıya kaldık.

Ankara Numune hastanesi açıldı. Hastane konusunda çok yenilikler getirdiğini söyleyenler şöyle geçmişe bir bakıversinler lütfen. Sanki hastanelerde her şey yolundaymış gibi insanlarda beklentiler yaratılıyor. Bu ortamla karşılaşmayan bazıları da doktorları suçlayıp işi cinayete kadar götürüyor.

İstanbul üniversitesi kuruldu. Her köşe başında açılan üniversitelerle öğünenler, üniversitenin içinde verdiğiniz ilim nedir? Kendi ellerimizle verdiğimiz Süleyman Şah Türbesinin ismini laf ola beri gele diye bir üniversiteye vermek o eğitim yuvasını iyi yapmaz. Üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen bugün hala Türkiye’nin en prestijli üniversitesidir İstanbul Üniversitesi.

Etibank kuruldu. Türkiye Şeker fabrikaları A.Ş kuruldu. Devlet konservatuarı açıldı…

Türk askeri Hatay’a girdi. Ve Hatay Türkiye Cumhuriyetinin bir parçası oldu.

Türkiye Zirai donatım kurulu açıldı. Ve daha niceleri; Sahi siz bir şeyler mi demiştiniz. Ne yapmıştınız?

Tüm bu eserler ve yatırımlar inşa edilirken, tek kuruş bile borç alınmamıştır.

Borç alınmadığı gibi Osmanlının Düyun-u Umumiye borçları da ödenmiştir.

Bunları detaylara girmeden bazen hatırlatmak gerekiyor.

Tarih asla unutulmaz.

Tarih sayfaları açılır ve bazı gerçekler yeri ve zamanı gelince söylenir. İşte bugünler gibi de bazen gerek duyulur.

Acaba diyorum Cumhuriyetin ilanında tüm bu yapılan yeniliklerle reklam yapılsaydı, kaç dakikalık reklam çıkardı… “Onlar konuşur biz yaparız, milletçe alkışlıyoruz, bizimle yürü Türkiye, “biz”ler meclise” gibi komik ve asılsız sloganlara bile gerek kalmazdı. Sanırım görsel bir şölen olurdu… Keşke hepiniz ne mutlu Türküm diyene diyebilseydiniz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.