• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 25 °C

Bölükbaşı’nın mitingi ve sivil darbe!

Bölükbaşı’nın mitingi ve sivil darbe!
Dün akşam saatlerinde bir okurumuz aradı.‘Siz çok seçim yaşamışsınızdır. Eski seçimlerle ilgili mutlaka anlatacak bir şeyleriniz vardır.Biraz nostalji yapar mısınız?’ dedi.Geçenlerde bir gazeteci dostumuz, ‘son dönem yazılarınızı kitaplaştırmayı düşünmüyor musunuz?’ diye sormuştu.Aslında kitaplaştırılacak o kadar yazı var ki!Neyse biz, okurumuzun isteğini yerine getirmeye çalışalım.1960’lı yılların ilk çeyreği olabilir.O tarihlerde Ülkü İlkokulu’nda okuyordum.Ya ilkokul 3 ya da 4’te idim!Atapark’taki SSK binasının bulunduğu alan Tanjant yolundan aşağıda dere içine giden yolun sağ tarafındaki İmaret Hamamı’na kadar boş bir arsa idi. Eskiden orası mezarlıkmış”İmaret hamamına çok eskiden Zağnos deresinden borularla su gelirmiş.Hamama sonraları şehir şebekesinden su verilmiş!Alanın, batı tarafında İmaret Cami (Gülbahar hatun) yanında türbe!Atapark’taki o bölgede, SSK bina ve lojmanları yapılmadan önce yılın belirli aylarında Lunapark kurulurdu.Uçan motosiklet gösterilerini bayılırdım.8-10 metre çapında silindir şeklinde üstü kapalı alanın zemininde motorun gazına basan, sürücü önce tabanda bir iki tur attıktan sonra yere paralel şekilde üstte kadar çıkıyordu.Finalde de göğsünden çıkardığı Türk bayrağını yüzüne kapatıyordu.O esnada izleyiciler elleri patlarcasına alkış tutuyorlardı.Gerçekten çok heyecan verici gösterilerdi.Bir keresinde uçan salıncaklara binmiştim. Salıncaklar elektrikle çalışırdı. Alttan gaz verildiğinde süratlenirdi. Salıncaklarda gerçekten uçardık. Boşlukta uzanır, öndeki salıncakta oturana arkadan bir tek atardık.Hey gidi günler!Hafta sonları rahmetli dedem ile gezmeyi çok severdim.Çünkü dedem bir dediğimi iki etmezdi.Yine bir hafta sonu idi!Dedem, ‘bugün benim işim var’ diyerek beni yanına almadı.Ağladık, sızladık, kendimizi yerden yere attık.Dedem, dayanamadı ‘Hadi gidiyoruz’ dedi.Dedemizin elini tutarak evden ayrıldık.Atapark’a geldiğimizde meydan epey kalabalıktı. İnsanlar, Erdoğdu’ya doğru yürüyorlardı.Türbenin doğu tarafındaki boş alanda alkış, tezahürat sesleri yükseliyordu.Dedem meğer oraya gidiyormuş.Biz de, mecburen kalabalığın arasına katıldık.Dere tarafına kurulan kürsüye orta yaşlı biri çıktı.Müthiş konuşuyordu. Kalabalık sık sık alkışla konuşmacının sözünü kesiyordu.Toplantı bittiğinde dedeme, ‘Dede, bu adam kimdi’ diye sorduğumu hatırlıyorum.‘Osman Bölükbaşı’ demişti.Orada daha sonraki yıllarda bir miting daha yapılmıştı.Üniversiteli gençlerin, sopalarla kovalandığı bir miting!Xxxx1960 ihtilali olduğu gün, lisenin karşısındaki evimizin arka sokağında Mecit Sarı, Mehmet Yağcı misket oynuyorduk.Cadde ve sokaklar oyun alanımız olmuştu.Büyüklerin dışarı çıkması yasaktı.İki bekçinin uzaktan düdük çaldığını duymuştuk.Bekçilerden biri, ‘evinize gidin’ diye bağırıyordu.Misketleri toplayamadan eve kaçtık.Eve gittiğimde rahmetli dedem radyonun başında idi!Radyoyu dedem mi almış yoksa babam mi, bilemiyorum.AGA marka radyo epey eski olduğuna göre mutlaka dedem almıştır.Radyonun arkasında pil yeri vardı.Radyo; koca koca pille çalışırdı. Piller ara sıra akardı. Radyonun altındaki bezin üzerine yumurta sarısından biraz daha koyu, yeşilimsi bir sıvı yayılırdı. Tuttuğunda eline yapışırdı.Hiç unutmam annem bir gün, radyolu az daha kırıyordu.Masanın üzerindeki kenarları işlemeli beyaz örtü pillerin akmasıyla berbat olmuştu!Bizim çocukluğumuzda bayanlar ve genç kızlar çok güzel türkü okurlardı.Radyodan dinledikleri türküleri ezberlerlerdi.Haber saatlerinde ise radyo dedemin kontrolü altında idi!Dedem o gün evden dışarı çıkmamıştı.Babaanneme, ‘Dedem neden dışarı çıkmadı’ diye sormuştum.‘Bilmiyorum oğlum. Askerler Menderes’in elinden hükümeti almış. Öyle duydum’ demişti.7 yaşında idim. İlkokula yeni başlamıştım.Dedemin yanına koştum. ‘Dede, ne oldu?’ diye sordum.Dedem, biraz da kızarak, ‘Bahçeye çık’ diye beni azarlamıştı.O gün ihtilal olmuştu!İhtilalin ne demek olduğunu yıllar sonra öğrendim!XxxxTürkiye’de bugüne kadar kaç ihtilal, darbe girişimi oldu? Kaç muhtıra verildi?  Bilmiyorum.Aslında, bunu öğrenmek zor bir iş de değil.İnternete girdiğinde karşına çıkıyor!İhtilal ve darbe silahsız da olabilir!Seçimle iktidarın ve kadroların değişmesi!Türkiye’de birkaç kez silahsız darbe yapıldı!İlk silahsız darbe 1950’de yapıldı. Bu darbeye demokrasinin zaferi denildi!1950 yılında yapılan seçimlerde Demokrat Parti, tek başına iktidara geldi. 1960 yılında da silahlı bir darbe ile iktidardan uzaklaştırıldı!Silahlı darbe ile silahsız darbe sonucunda iktidara gelenlerin uygulamalarına baktığımızda, çoğu zaman bu iki darbe arasında ne fark var diye kendi kendime soruyorum.Bir siyasi parti, sandıktan ezici bir çoğunlukla çıkabilir. Yani seçimi halkın büyük bölümünün desteğini alarak kazanabilir.Bu durumda iktidara gelen parti, o ülkeyi ideolojisi doğrultusunda yönetmeye çalışırsa ve de yönetirse; o zaman bu yönetim anlayışının silahlı bir darbe ile yönetimi ele geçirenlerden ne farkı olur?Adalet ve Kalkınma Partisi; her ne kadar kabul etmeseler de ideolojik bir partidir.AKP’nin ideolojisinin temelinde din vardır. Tarikat- cemaat- milli görüş vardır!Bu eksenin etrafındaki halkada fakir- fukara vardır. Bir de, her iktidarda olduğu gibi nimetlerden yararlanmak isteyenler.AKP’nin genel başkanı ve kurmayları, partinin Türkiye partisi olduğunu söylüyorlar.AKP; gerçekten Türkiye partisi mi?Bize göre; kesinlikle ‘hayır’!AKP’nin Türkiye Partisi, yani merkez bir parti olmadığını, devlet dairelerindeki kadrolaşmada, atamalarda ve uygulamada görüyoruz.Bunun da ötesinde, iki gün önce yapılan yerel seçim sonuçları bunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.İdeolojik temele dayanan bir partinin dağılması çok zordur.Çünkü partiyi sahiplenme duygusu öne çıkar.Parti: ülkeyi ne kadar kötü yönetirse yönetsin kimse sesini çıkarmaz! Partiden de ayrılmaz!Bu değerlendirmeme, AKP’liler kızabilir.Kim kızarsa kızsın!Türkiye’de 2002 yılında bir sivil darbe yaşanmıştır. Bunun adı sandık darbesidir. Bu darbe ile iktidara gelenler 7 yıldır ülkeyi yönetiyorlar.Sivil darbecilere iki gün önce toplumun büyük kesiminden bir muhtıra verildi.Ülkeyi yönetenler, bu muhtırayı dikkate alırlar mı?Onu bilemiyoruz.Almazlarsa yakın bir zamanda sandıktan bir başka darbe yönetimi daha çıkabilir.Okurumuzun isteği doğrultusunda nostalji yapalım, dedik yine siyasete girdik.Bu arada; dün Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak ile yeni Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’nu aradık.İkisine de ulaşamadık.Ulaşsaydık; tebrik edecektik ve hayırlı olsun diyecektik.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.