• BIST 83.024
  • Altın 146,503
  • Dolar 3,7538
  • Euro 4,0342
  • Trabzon 7 °C

BOMBA KARŞITLIĞINDA BİRLEŞMEK

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Ankara Tren Garı önündeki “Emek, Barış, Demokrasi Mitingi” öncesinde patlayan bombaların aldığı canların ve yaralıların üzüntüsünü yaşıyoruz maalesef. Bu vahim olayın ele alınabilecek birçok yönü vardır kuşkusuz. Sorumlular, hatalar, sosyal boyut, teknik boyut, siyaset, Suriye… Bunların hepsi detaylı olarak incelenmeli ve gerekli olan adımlar mutlaka atılmalıdır. Ancak en önemli olan nokta toplumun içerisinde düşmüş olduğu bunalımdan sıyrılarak, böylesine hayati bir konuda etkili bir refleks geliştirebilmesidir.

Sosyal medya üzerinden izlediğim kadarıyla mitinge Türkiye’nin her yanından katılım olmuştu. Denizli’den, İstanbul’dan, Ankara’dan, Trabzon’dan tanıdığım yakın arkadaşlarımın mitinge katılım ile ilgili heyecanlarını ve coşkularını, sosyal medya üzerinden yapmış oldukları paylaşımlarını ilgiyle izlemiştim. Haber sitelerine düşen bomba haberi ile içim cız etti. İlerleyen saatlerde anlaşıldı ki 100’den fazla ölü ve çok daha fazla sayıda yaralının olduğu bir trajediyi yaşamaktayız.

Birçok değerli kavram üzerinde yaşanmakta olan yozlaşma bugün “barış” kavramına kadar dayanmıştır. Ülkemizin içerisine düşürüldüğü gerilim ortamının bir sonucu olarak ortaya çıkan bu değersizleştirmenin esasında ne kadar tehlikeli bir boyut kazandığını kavramakta maalesef çok zorlanıyoruz. Bırakın sıradan insanları, topluma model olması gereken düzeydeki insanların ve siyasi önderlerin bile konuya hala “çıkar/yarar” penceresinden bakmakta olduğuna tanık oluyoruz. Bu kadar seviye düşüklüğünü hak edecek ne yaptık diye sorgulama yapmadan edemiyorum…

Emek, barış, demokrasi temalı bir toplumsal mitingi toplumun önemli bir kesiminin; bölücülerin, vatan hainlerinin, ateistlerin bir organizasyonu olarak gördüğü hepimizin malumudur. Dumura uğramış olan beyinlerin ve bir ekmeğe muhtaç olan gariplerin, ucuz politikacıların elinde oyuncak olmuş cahillerin bu yönlendirmeye kapılmalarını anlıyorum. Ancak önünde akademik unvan taşıyan, eli kalem tutan fikir sahibi insanların ve özellikle siyasilerin bu kadar vicdan kaybına uğramaları da affedilir gibi değildir.

Suriye’deki terör bataklığında saf tutmanın bu ülkeyi nereye taşıdığını görmeyen kalmadı. Bu travmayı aşmanın tek yolu, samimiyetle ve bütün içtenliğimizle barışa sahip çıkmaktan geçer. Herkes gibi siyasetçiler de hata yapabilir. Önemli olan bu hataları açıklıkla dile getirmek ve bedelini üstlenmektir. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in dediği gibi; “…bu tür eylemlerin meydana gelmemesiyle ilgili tedbirlerin alınması icap ederdi” demek çok zor değildir. Böyle sağduyulu itirafların toplumsal barış ve huzura katkısı inanılmaz düzeyde etkili olacaktır. Buna hepimizin ihtiyacı vardır.

Demokrasimizi güçlendirmek, emeğe sahip çıkmak, barışı tesis etmek için siyasi parti, inanç, köken ayrımı olmaksızın bu ülkenin mutlaka bomba karşıtlığında birleşmesi gerekiyor. Giden canların anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Bu haftalık fazlasını yazmaya gücüm yetmiyor…

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Badmintoncu müdür!
  • Trabzonspor Akyazı’ya taşınmalı!
  • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.