• BIST 97.886
  • Altın 277,631
  • Dolar 5,8286
  • Euro 6,4899
  • Trabzon 17 °C

BOŞ BEŞİK

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Yıllarca çocuk özlemi çeken genç bir çiftin uzun yıllar sonra bir çocuk sahibi olmasıyla başlayan trajediyi anlatır boş beşik.
Bir göç sırasında, bebeğin deve sırtında bağlı beşiği içinden yırtıcı bir kuş tarafından kaçırılıp öldürülmesini ve annesinin de bu acıya dayanamayıp boğulup ölmesini anlatan dram çocukluğumda beni etkileyen filmlerdendi.
Bizlerde bugün insanlığın ve ülkemizin gelişmesi, güçlenmesi ve geleceği adına geldiğimiz partimizde boş beşiğe bakıp vahlanır olduk.
Hiçbir şey düşünemiyorum. Ne yitirdiklerimizi, ne zamanımı, ne de uzun zaman düşündüğüm geleceğimizi.
Tüm yaşayanların yararı için, ülkenin gelişmesine fayda sağlayacak projeleri de mi düşünmeyelim!
Özgürlük, adalet ve barışa dayalı bir sistem, kadın-erkek ayırımı gözetmeksizin tüm Türk halkına eşit siyasal ve sosyal haklar tanıyacak düzen, din, vicdan, dil, eğitim, kültür özgürlüğünü de mi düşünmeyelim.
Bu ülkede yaşam kolay değil.
Güllük gülistanlık hiç değil.
Dürüstlük çiçeğinin hikâyesini bilir misiniz? Hani bir Çin prensinin tahta çıkmak için kendine eş seçmek istemesini anlatır. Prens eş olarak seçeceği kız için ülkedeki tüm kızları huzuruna çağırıp kendisi için bir saksı çiçek yetiştirmelerini ister. Kızlara da çiçek tohumları verir. Sonunda saksısı hiç çiçek açmamış bir hizmetçiyi tercih eder. Saksıları çiçek dolu olan ve şaşkına dönen kızlara da dönüp der ki; 
“Bu çiçeğin adı dürüstlük çiçeğidir. Sizlere verdiğim tohumların hepsi sahteydi ve çiçek açmaları olanaksızdı. Hepimiz böyle çiçekler ekelim ve çiçeklerimizi soldurmayalım.”
***

Evet sahte sözler, sahte vaatler, sahte gelecekler sunuluyor bizlere. Her taraf güllük gülistanlıkmış gibi gösteriliyor. Ama hiç “dürüstlük çiçeği” eken yok.  Aslında biz geleceğimizi kaybettik. Ve size inandık. Siz dürüst, ilkeli ve seviyeli olduğunuz için. Sizin ekeceğiniz çiçeklerin dürüstlük çiçeği olacağını bildiğimiz için. Şimdi neden bu çekip gitmeler?
Neden bu yalnız bırakmalar?
Yüzünü bize dön!
Hayata tutunmak için İYİ insanlara ihtiyaç varken neden bu küsmeler.
Bir yolun varsa gidilecek. Sona bırakma. Bir sözün varsa dilden yüreğe, hiç susma. Görmen gerekiyorsa birini git yanına. Okşaman gereken bir yürek varsa, Esirgeme elini. Hayat çok zalim; An gelir, elini, gözünü, yolunu alır senden. O zaman istesen de, dokunamaz, göremez, gidemez. Söyleyemez olursun. “Can Yücel”
İşte sırf bu yüzden; Umutlarımızı, geleceğimizi, projelerimizi yarıda bırakma. Bizi yarınlara hiç bırakma…
Sekiz ay önce işime, aileme, arkadaşlarıma, derneklerime, hobilerime, kitaplarıma daha az zaman ayırıp size güvendim ve sizin peşinizden geldim. Bu çok zor olsa da beni heyecanlandıran ve umutlandıran bir olaydı.
Bugün yaptıklarımın ismini tam olarak koyamadım ama belki heyecandı, belki özgürlüktü, belki gelecekti…
Bu sekiz ayda geldiğim nokta sizin olmadığınız bir özgürlük arayışı olmamalı. 
Bir yol çizdik ve hedef belirledik. Bu yolu sizinle çizdik ve belirledik. Nasıl gideriz bu yoldan siz olmadan.
“Her gün dönmek ne iyi; Her gün bir yere konmak ne güzel. Bulanmadan, donmadan akmak ne ala. Dünle beraber gitti cancağızım. Düne ait ne varsa. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım” der koca Mevlana; O yüzden yılmadan, küsmeden, bıkmadan devam etmek gerek.
***

Eğitimli insanların dokuz düşüncesi varmış. Öyle diyor Konfüçyüs ve devam ediyor… “Baktıklarında berrak görmeyi düşünürler. Dinlendiklerinde iyi duymayı düşünürler. Görünüşleriyle sıcak olmayı düşünürler. Davranışlarıyla saygılı olmayı düşünürler. Konuşmalarında doğru olmayı düşünürler. İşlerinde ciddi olmayı düşünürler. Kuşkuya düştüklerinde soruları nasıl soracaklarını düşünürler. Öfkelendiklerinde sorunları düşünürler. Kazancı gördüklerinde adaleti düşünürler.” 
Biz aylardır iyi söz duymadık, saygı görmedik, kuşkuya düştük, öfkelendik, yıpratıldık, mayınlarla boğuştuk ama size inancımız bizi hep sağlam ve ayakta tuttu. Umudumuz sizdiniz.
Belki hayatınızda çok şey ertelediniz hatta ertelediğiniz hayatınızı sığdıracak bavul yok. Siz nelerden vazgeçtiniz. Güçten, makamdan ama bizden vazgeçmeyin. Hiç değilse bu günlerde. Eğer biz normal insanların göremediği bir hedefiniz ya da planınız varsa gözümüzün içine bakarak gülümseyin ki biz bu ayrılığı anlayalım. Siz söyleyin biz yapalım.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.