• BIST 110.932
  • Altın 175,230
  • Dolar 4,0581
  • Euro 4,9812
  • Trabzon 12 °C

BOZUK OLMA HALİ

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Çocukken annemizden ve masallardan, büyüyünce kitaplardan ve etrafımızdakilerden, yaşlanınca da geride kalan yaşamımızdan ve yaşantımıza aldıklarımızdan öğreniriz insanlığı.
Dört mevsim, elli iki hafta, üç yüz altmış beş gün bir yıllık göstergemiz.
Eğer sağlığımız varsa ve yaşayabiliyorsak bu süreçte hayatımızda neler neler yaşıyoruz.
Ay tutuluyor, güneş tutuluyor bizde yaşamın doyulmaz tadına tutuluyoruz.
Geçen ay grip oldum. Çok uzun sürdü. Bu hastalık içimde büyük bir mutsuzluğa sebep oldu.
Huzursuz oldum.
Tedirgin oldum.
İçim karardı. Sanki içimde elektrikler kesildi.
Yalnız hissettim. Duygusallaştım.
İnsanın canı nerede yanıyorsa hayat orada başlıyor ya da sona eriyor.
Hastalığımızda genellikle yaşamın anlamını arar ve ilgi isteriz.
Bol bol film izledim. Kitap okudum. Stand up programları izledim güldüm. Çünkü kahkaha en önemli ilaçmış tüm hastalıklar için. Hepsini öksürük, tıksırık ve burun akıntısıyla yaptım. Oğlumun ve eşimin bir bardak ıhlamuru hatta bir bardak suyu ve güzel iki kelimesi beni ayağa kaldırdı. Su gibi aziz olun. Sağlıkla yaşayın.
Bazı hastalıklar tesadüf olmayan bir şekilde girer hayatımıza. Üzer bizi. Küçülürüz. İçimiz acır. Soğuk terler dökeriz.
Ve öyle bir isimle çıkar ki karşımıza tüm aile bireyleri bir arada olup hasret gidermeye başlar.
O zaman hasta olanda aile fertleri de hep içe bakar. Dışarısı onları hiç enterese etmez.
Keşke içindeki o yarayı iyi edebilsek diye tüm çareler aranır, tüm kapılar çalınır. Pencereler açılır şans içeri girsin diye.
Herkese ihtiyaç duyulur. Ama çoğunlukla kimse siz hastayken çok da kapınızı çalmaz.
Sadece ailen vardır yanında.
İşte o zaman çaldığın yanlış kapıları görürsün.
İşte o zaman yapılması gerekenler konusunda hiç oralı olmayıp, “Ben duymamıştım geçiştirmelerini duyarsın.”
İşte o zaman ne kadar yanlış insanları sevdiğini anlarsın.
İşte o zaman kelimler anlamlarını yitirip yerine gerçekler konuşur.
Çünkü kaderin artık ilaç, hastane ve acıdır. Sen sen ol sakın hasta olma.
Zor olanı hep “hayattır” deriz. Oysa zor olan bizleriz. Yani insanlar.
Duyguları ameliyatla alınmış insanlar.
Sadece bakarken hayat veren insan olmak ne güzeldir. Ne rahattır.
Dinlerken ruhunu dinlendiren insanı bulmak çok mu zor?
Oysa insan olarak aramızda hiçbir fark yok. Hepimiz aynıyız. Öldürülen bu hayatı yok eden sadece bizleriz.
Hiçbir faydası olmayıp kendini ayrık otu gibi özel hissedenler sözüm size.
İstatistikler tüm hastalıkların arttığını söylüyor ama insanlığın yok olmaya başladığından haber vermiyor işte!
Yaşamak için gelinen bu dünyada her zaman öldürmeyi ve ölmeyi başarmış bu insanlık dediğimiz canlılar.
Bir telefonla sadece yaşanmışlıkların hatırına diye sandığın oysa el âlem ayıplamasın diye geçmiş olsun diyorsun ya “aslında sözlerinizden sahtelik damla damla akarken bayağılık ve yapaylık kulaklarımızdan kan akıtıyor adeta”… Bir yerde okumuştum. Ne kadar doğru; Eskiden Yeşilçam filmlerinde kâbus veremdi bugünlerde kanser oldu.
Sanırım ihtiyacımız olan duyarlılığın eksikliği de bugünlerde bu hastalığın en önemli etkeni olsa gerek.
Gülümsüyorum bu bozuk insanlığa. Azizi Nesin gibi de sessizce içimden küfrediyorum. Biz ne ara bu kadar bencil olduk. Ve “Ben” dedik.
Yarın senin de kapını çalabilir adı hastalık olan bu bozuk olma hali. Hatta dün çalmıştı. Unuttun mu? Umarım tamirinde yanındaki kişiler gönlünü unutmazlar. Sen çok çabuk unuttun çünkü…
Duyularımız bozulmuş ve zayıflamıştır. Hiç bir şey eskisi olmayacak.
Hastalık anne ve babanın, aile ve çocuğun, insan ve hayvanın, deli ve akıllının, dost ve düşmanın herkesin ve her şeyin hikâyesidir unutmayın!
Hayatın ne kadar güzel olduğunu sürekli kendinize hatırlatın! Hayat, arkadaşlık, dostluk sadece iyi günlerde yaşanılan değildir.
İyi ki ailelerimiz var. Sığınaklarımız; Yaralarımızı saran ve sarmalayan ailelerimiz.
Ailenin anlamı birliktelik ve bir olma halidir. En çok da hastalıkta ve kötü günlerde kendini gösteren sevgi yumağıdır aile…

 

 

 

 


 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.