• BIST 123.593
  • Altın 297,043
  • Dolar 5,9309
  • Euro 6,5728
  • Trabzon 8 °C

BU HAKEMLERLE Mİ?

AHMET SARAÇ
   Şampiyon adayı takımların pek varlık gösteremediği ligde, Sivasspor fırtınası esiyor. Şimdilik köpeksiz köy buldu, değneksiz geziyor. Ligin ikinci yarısında durum böyle olmayabilir. Sivasspor şampiyonluk iddiası olmadığı için çok rahat. 
Sivasspor 10 puan önde de olsa şampiyon olur diyemem. Çünkü, geçmiş yıllarda da ligde lider gidiyorlardı. Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz, Serdar Bali ile bir televizyonun spor programına konuk olmuşlardı. O hafta Sivasspor 5 puan farkla liderdi. 
   Sohbet sırasında Serdar Bali Mecnun Otyakmaz’a ‘Çok güzel futbol oynuyorsunuz. Mehmet Yıldız’ın yanına iyi bir golcü daha alırsanız enaz 2 yıl daha şampiyon olabilirsiniz’ demişti. Başkan Otyakmaz bu söylem üzerine Serdar Bali’ye dönerek, ‘Bizim için şampiyonluk küme düşme gibi bir şey’ demişti. O akşam anlamıştım ki, kesinlikle Sivassopor şampiyonluğa oynamıyor. O yıl iki defa yenildikleri tek takım olan Beşiktaş şampiyon olmuştu. 
  Şimdi Sivasspor’un başında yine aynı adam var. Sivasspopr’un şampiyon olmasını isteyeceğini pek zannetmiyorum. Üstelik bugün 6 puan öndeler. Şampiyon olamazsak oyuncunun değeri 5 lira ise, şampiyon olursak 15 liradan masaya oturacak. Biz bu kadroyu hangi parayla elde tutacağız. Elimizde bir sonraki sezona oynatacak adam kalmaz demişti başkan ve sezon sonunda ligi ikinci bitirip şampiyonlar ligine gitmelerine rağmen 7 oyuncusunu elde tutamamıştı. Demek ki, şampiyon olsaydılar tamamı elden gidecekti. Küçük takımlar için şampiyonluk bir yerde yıkım gibi görünüyor.  
Şimdi şampiyon adayları Sivasspor’u hesaba katmadan hesap yapmalılar. İkinci yarı lige ayar çekerler zaten. İstese de  de istemese de Sivasspor’un elinden liderlik alınır. Alınır da kim olur, kim bu işi götürür sorununun cevabını şuan veremem. Çünkü, devre arasında kimler nerelere transfer yapacak görmek lazım. Bazen iyi kadro şampiyon olur da diyemeyiz. Her şey saha sonucuna bağlı.
Gelelim Trabzonspor’un Denizlispor maçına. Biz kötü oynadık. Bunu kabul ediyorum. Ancak, ben kötü oynuyorum diye ceza sahasında yapılan faulü de hakemin görmemesi mi gerekir? Görse ne verecek penaltı. Penaltı vermemek için de görmezlikten geliyor. Rodellega Obi Mikel’e faul yapıyor, hakem bunu da görmüyor. Her iki faulu VAR da görmüyor. Birinde penaltıdan oluyoruz diğerinin devamında gol yiyoruz. 
Hakem, kötü oynadığın ama yine de kazanabileceğin bir maçı aldı Denizlispor’a verdi. Denizlispor’u sevdiğinden mi? Hayır. Trabzonspor’u sevmediğinden. Şimdi biz bu hakemlerle mi şampiyon olacağız diyoruz? Bu pek mümkün görünmüyor. Çünkü bu takım hem rakibi hem de hakemi yenecek kadroya sahip değil. Hak ettiğin bir şey verilmiyor. Bunun hesabını onlara soran yok. Ettiğim ettik, çaldığım düdük diyor hakemler. 
Hani yöneticiler her zaman derler. Klişe bir laf. Biz hakkımızı kimseye yetirmeyiz. Adam öyle de yiyor ki, sesiniz bile çıkmıyor. Bu hatalara önlem alamazsanız şampiyonluğu unutun. Taraftarda şampiyonluğu aklından geçirmeyi yavaş yavaş unutsun. 
Birkaç sözümde bazı oyunculara. Başta Yusuf Sarı’ya. Allah aşkına her aldığın topu ilerde başka kimse yokmuş gibi taşımak ve mutlaka kaleye vurmak zorunda mısın? Her vuruşun kalecinin soluna. Bu vuruşlarını kaleciler ezberledi. Bu şekilde gol bin de bir atarsın artık. 
Ortasahadaki  oyunculara pas veriliyor arkaları boş, dönüp gidecekleri yerde pası veren oyuncuya tekrar pası iade ediyor. Bu da rakibin geriye çekilip yerleşmesine neden oluyor. Biran önce rakibi ilerde yakalamışken kaleye gitme düşüncesi yok. Ters top oynama yok. Hep aynı çizgi üzerinde. Bunları da Ünal hoca görmeli. Kulüpte televizyondan oyunculara anlatmalı. Ayağından ısrarla topu çıkarmayıp kaptıranlara neden bu topu ayağından çıkarmıyorsun diye sormalı. Neden boştaki adama değil de presteki adama oynuyorsun demeli. Bu hataları alışkanlık haline getirenler var. 
Benim uzun zamandır dikkatimi çeken bir konu daha var. Forvette oynayanlar genelde birbirlerine pas vermiyorlar. Aslında sen yüzde 80, arkadaşın yüzde 90 gol pozisyonunda ise topu arkadaşına vermelisin.  Eğer gol kaçıracaksa o kaçırsın. Sen görevini yapmış olursun. Bırak yüzde 90’nı yüzde 100  gol pozisyonundaki arkadaşına bile pas vermiyor. Sanki kendisi atarsa iki gol sayılacak. Bu yanlışlarda inanılmaz derecede gol sayımızı artırmamıza engel oluyor. Boşta olan oyuncu bir türlü görülmüyor. Pas tercihlerinde futbolcular dikkat etmeli. Bir doğru pas bir gol demektir.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.