• BIST 106.846
  • Altın 271,096
  • Dolar 5,7268
  • Euro 6,3392
  • Trabzon 12 °C

BU İSMİ NOT EDİN YARIN YİNE KONUŞURUZ!

Gürol Ustaömeroğlu

Suudi Arabistan'ı petrolün biteceği güne hazırlayan İkinci Veliaht Prens Muhammed Bin Salman'dan bahsediyorum. Bu projenin içinde medeni kadın hakları da var.

Aktif bir Ankara iş hayatımdan sonra 1992 yılında çalışmak üzere Suudi Arabistan'ın en liberal kenti olan Cidde'ye gitmiştim. Ama ne yazık ki bu hikaye umduğum gibi sürmedi ve tamamen kendi isteğimle kısa sürede son buldu. Bunu neden vurguladım? Çünkü hayatımda ilk kez yurt dışına çıkmıştım. Bu da çok katı şeriat kuralları ile yönetilen bir ülkeye denk gelmişti. Ankara gibi sosyal bir kentten sonra böyle bir hayatı çok sürdürememiştim ne yazık ki. Gençlik de vardı. Sebat veya sabrı da çok bilmiyordum. Hemen istifa edip geri dönmüş ve bu kez Ankara değil kentimi yani Trabzon'u tercih ederek kendi mimarlık atölyemi kurmuştum. Hiç pişman değilim. Trabzon'da çok mutluyum. İş bittikten sonra beni Arabistan'a götüren ekibin yarısı Amerika diğer yarısı ise Yeni Zelanda'ya gitmiş olsa da pişman değilim. Herkes rızkını yer. Bu yaşıma kadar edindiğim en önemli tecrübe budur.

Neyse konumuz ben değil. O dönemlerde Arabistan'ın katı kuralları ve hayata bakışı geri dönmemdeki en belirgin etkendir. Özet budur.

Konumuza dönelim;

Genç bir mimar olarak yaşadığım bu tecrübeden 24 sene sonra henüz 31 yaşında ülkenin ekonomisinden savunmasına kadar birçok konudan sorumlu İkinci Veliaht Prens Muhammed bin Salman çok ama çok radikal kararlar alma sürecinde emin adımlarla yürümeye başlamış durumdadır. Üstelik bu kararlar arasında 200 yıl önce Vahabi dincilerle El Suud Ailesi arasında yapılan anlaşmayı tehlikeye atmak bile var.

Yani Prens Muhammed 200 yıl önce atılan imzanın Suudi Arabistan'ın önünde bir engel olduğunun farkında. Tıpkı kendi yaşıtı bütün Arap gençlerin farkında olduğu gibi.

Bilindiği üzere Suudi Arabistan döviz rezervleri geçen yıl bilinenden daha hızlı tüketilmişti. Bu durumda iki yıl sonra yani 2017 yılında Arabistan iflas edecekti. Düşen petrol fiyatları yüzünden bütçe 200 milyar dolar açık vermişti. Bütçenin zaten % 90'ı petrol gelirinden oluşuyordu.

Prens başa geldikten sonra ilk 12 saatte kararlar alınmış ve ilk 10 günde hükümet yeniden yapılandırılmış.

Temel mesele Krallığın petrole bağımlılığını azaltıp, yurt içi ve dışı yatırımları teknik olarak Suudi Devleti'nin gelir kaynağı yapmak. Bunun için de 2 trilyon dolar mal varlığı bulunan dünyanın en büyük ülke fonunu oluşturmak istiyor. Bütün projenin adı ise Suudi Arabistan için Vizyon".

***

Sevgili okurlar petrol Suudi Arabistan'ın en büyük sözleşme konusudur. Yani petrol gelirleri ile vatandaşa refah sunulmuş, bunun karşılığında da Krallık Otoritesi kurulmuştur. Prens Muhammed ise geleceği düşünerek benzin, elektrik ve sudaki sübvansiyonları kaldırdı. Birçok tüketim malına katma değer getirdi. Bu girişim 2020 yılında petrol dışı geliri 100 milyar dolar artıracak. Yani petrole bağımlılığı kaldırma anlamında ilk adımlar içeride atıldı. Bunu yaparken de üzerine basa basa ekledi; "Zengin insanlara baskı yapmak istiyoruz."

 

Peki dışarıda adımlar nasıl atılacak?

Yukarıda bahsettiğimiz fon ile denizaşırı ülkelerde Suudi Arabistan'a sürekli gelir akıtacak şirketlere yatırım yapılacak. Bu yatırım fosil yakıtlar dışındaki alanlarda olacak. Yani tamamen petrol dışı bir gelecek söz konusu. Zaten Prens Muhammed bu konuda çok net konuşuyor; "Petrol fiyatları umurumuzda değil. 30 dolar ya da 70 dolar olmuş hepsi bir. Bu benim savaşım değil."

Prens Muhammed'in bir diğer farkındalığı ise kadın hakları. Tek eşlilik yaşaması ve bunu savunması zaten bu düşüncesinin en belirgin göstergesi. Çok ilginç bir açıklaması var. Diyor ki; "Peygamber zamanında kadınlara deveye binme izni verilseydi bugün kadınlarımız otomobil kullanıyor olacaktı." Ne yazık ki kadınların hak sorunu yaşadığı bir ülkeye dış yatırım da gelmiyor. İşte Prens Muhammed bütün bu ekonomik devrimlerle uğraşırken kadın haklarına da sürekli vurgu yapıyor. Ama bunu yaparken de 200 yıl önce Vahabi Kökten dincilerle yapılan anlaşmayı da göz önünde bulunduruyor. Elini kolunu bağlayan zorluklardan biri de bu.

Sevgili okurlar bu bilgilerin bir bölümünü Türkiye Bloomberg Businessweek Dergisi'nde Peter Waldman İmzalı söyleşiden aldım. Söyleşinin tamamını dergiden okuyabilirsiniz.

Özetleyecek olursak Vahabi İnancı ve radikal dinciler, Arabistan'daki bir çok entelektüelin önünde bir gölge gibi duruyor. Ama Prens Muhammed kararlı gözüküyor. En kararlı olan da Ona bu yetkileri veren Babası Kral Salman. İşte bu nedenle yazımın başlığında bu ismi bir yere not edin dedim. Yarın lazım olabilir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.