• BIST 89.940
  • Altın 145,207
  • Dolar 3,6228
  • Euro 3,9026
  • Trabzon 9 °C

Bu ne biçim müttefiklik?

Bu ne biçim müttefiklik?
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Bolşevik İhtilali, Komintern, Almanya'da Nazi iktidarı, İspanya ve Çin'de iç savaş süreçlerinin de etkisiyle,

büyük siyasi ve askeri güç sahibi devletler, başka ülkelere, askeri hareket ile değil, o ülkelerin içindeki siyasi süreçleri gizli operasyonlarla "design" ederek müdahale etmeye başladılar. Bu yeni bir durumdu. Mesela İran'da iktisadi milliyetçi Musaddık'ı ABD devirdi. Başta ABD, İngiltere ve Sovyetler Birliği olmak üzere devletler, gizli siyasetlerini yürüten yapılarla dünyayı yönlendirmeye başladılar. Bu devletlerin dış politikalarının görünürdeki hali ile arka plandaki fiili durumu arasına fark, mesafe koydu.
Başta ABD ve İngiltere olmak üzere NATO devletlerinin Türkiye ve PKK politikaları, görünen-açıklanan politika ile fiilen uygulanan politika arasında farkın çarpıcı örneklerinden birini sergilemektedir.
Diyarbakır Barosu başkanı Tahir Elçi'nin lanetlenmesi gereken bir cinayet ya da kaza kurbanı olmasından sonra bir tespit çok güçlü bir şekilde benim dikkatimi çekti. Bu şuydu. İngiltere ve ABD Büyükelçileri Tahir Elçi'nin çok yakın özel arkadaşları olduğunu ifade ettiler.
Herhangi bir ülkenin Türkiye'deki büyükelçisi herhangi bir Türkle yakın özel arkadaşlık ilişkisi kurabilir. Bunda yadırganacak bir şey yoktur denebilir. Ama ABD ve İngiltere gibi NATO'nun siyasi şoförlüğünü yapan iki ülkenin Türkiye'de kimlerle çok yakın özel arkadaşlık yaptığı meselesi, vaka-i adiye değildir. Sayılamaz. Eminim ki mesela Samsun baro başkanı ile son dönemlerdeki ABD ve/veya İngiltere büyükelçileri özel yakın arkadaşlık kurmamışlardır. Tahir Elçi'nin kaybı, bir insanın yok edilmesi ve ailesinin, sevenlerinin büyük bir insani kayıp karşısında kalmalarının ötesinde, muhtemelen PKK meselesine nispeten ılımlı bir yaklaşım içinde olan önemli bir Diyarbakırlı olduğu için de ayrıca özellikle üzücüdür. Ama benim dikkatimi çeken husus, bu iki büyükelçinin, boş bulunup, tespiti ve teşhiri zor bir meselede tarihe önemli bir ipucu bırakmalarıdır.
İngiltere ve ABD, Osmanlı İmparatorluğunun dağılmasından itibaren, hem coğrafi stratejik nedenlerle, hem de fosil yakıtların birden bire dünyanın en önemli stratejik malı haline gelmesi nedeni ile yoğun bir şekilde Osmanlı'nın Musul, Bağdat ve Basra bölgeleri ile ilgilenmişlerdir. Bu bölgenin siyasi yapısını kendi çıkarlarına uygun şekilde, geriye dönüp baktığımızda beceriksizce dememiz gerekiyor, şekillendirmeye çalışmışlardır. İngiltere özellikle Yunanistan aracılığı ile Türkiye'yi işgal etmeye ve parçalamaya kalkıştığında, Kürtleri bölgeyi yeniden yapılandırmada kullanılabilecek araçlardan biri olarak ele almışlardır. İngiltere'nin ve ABD'nin Türkiye Kürtleri ile ilgisi, insani meseleleri aşar. Bu iki emperyal devletin uzun vadeli stratejik aklının dünyanın bu bölgesi hakkındaki derin projelerinden kaynaklanır.
1980'lerden itibaren PKK meselesi nedeniyle Türkiye'nin NATO üyeliği bir riyayı sergiler hale gelmiştir.
Dünyadaki bütün sağır sultanlar da bilmektedir ki, PKK'nın KANDİL dağındaki yerleşikliği, bir güçlü ordu olarak Türkiye'yi uğraştırması ABD ve İngiltere devletlerinin desteklediği, ürettiği, kullandığı bir projedir. ABD ve İngiltere, bir yanda resmi görünen-açıklanan politikalarında Türkiye'nin ulusal bütünlüğünün, sınırlarının korunması, askeri ve iktisadi gücünün arttırılmasını, angaje oldukları bir ittifakın gereği gibi dile getirmektedirler. Öte yanda ise Türkiye'nin iktisadi, siyasi, askeri olarak elini ayağını bağlayan, bir Türkiye toplumumun demokrasi ve refah sorunlarında başarılı olmasını engelleyen, Türkiye'nin Kürt asıllı vatandaşları dahil Türkiye'de yaşayan herkesin hayatını, huzurunu bir kanser gibi kemiren bir belayı ayakta tutmaktadırlar.
Türkiye'nin Batı ile ilişkilerini "bu ne biçim müttefiklik" sorgulaması ile gözden geçirmesini sağlayacak siyaset İslami muhafazakâr Erbakan, Erdoğan çizgisinden çıkabilirdi. Eğer her iki lider ve onların simgesi oldukları kadrolar doğru olanı makulün içinde aramak erdemi ve terbiyesini sergileyebilselerdi. Ama her iki lider de NATO üyeliğinin kabul edilebilir hale getirilmesi ile yetinmediler. Yeni bir dünya kurmaya ve o yeni dünyada kendilerine ve Türkiye Müslümanlarına liderlik rolü elde etmeye kalkıştılar. Bu tam bir ham hayaldi. Ve Türkiye'nin NATO üyeliği eskisinden daha sorunlu hale geldi. İran ve Rusya ile geliştirilmeye çalışılan iyi ilişkiler büyük ölçüde tıkandı.
Cemil Bayık'ın BBC muhabiri ile yaptığı ve aşağıda paylaştığım mülakatı okumanızı rica ediyorum. Fotoğraflara da dikkatli bakınız. Bu zat, sahip olduğu uluslararası desteğin farkında olan, Türkiye ile savaşan bir güçlü devletin başkanı, başkomutanı edası ile "fotoğraf" veriyor. Hem görsel hem de zihinsel olarak.
Ve ben hepimizin "bu ne biçim NATO üyeliği?" diye soru sormamızın çocuklarımız ve torunlarımız ile bu topraklardaki kaderleri açısından hayati önemde olduğunu düşünüyorum.
Türkiye'nin güya iki büyük müttefiki olan ABD ve İngiltere sefirlerine de bir çift sözüm var.
Niye Rize, ya da Samsun, ya da Denizli baro başkanları ile muhabbet ilişkileri geliştir miyorsunuz? Bu Kürt aşkınız Kürtlerden mi kaynaklanıyor yoksa dünyanın bu bölgesindeki tarihi emperyal entrikalardan mı? Türkiye'de ne olursa derin devletlerinizin uzun vadeli gizli stratejik akıl projesi uygulanmış olacak?
(Cemil Bayık, Artık tek taraflı ateşkes yok. OdaTV)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bugün hava nasıl olacak?22 Mart 2017 Çarşamba 09:30
  • Dink davasında tutklama talebi!22 Mart 2017 Çarşamba 08:52
  • Tayfun Talipoğlu hayatını kaybetti!21 Mart 2017 Salı 09:23
  • Akar, İtalya’ya ziyarette bulunacak!21 Mart 2017 Salı 09:22
  • Polis önemli bir detayı atlamadı!18 Mart 2017 Cumartesi 20:42
  • Türk askeri o ülkede!17 Mart 2017 Cuma 09:46
  • Bugün hava nasıl olacak?17 Mart 2017 Cuma 09:44
  • Ali Fuat Yılmazer'in kızı gözaltına alındı16 Mart 2017 Perşembe 10:07
  • Ekranlara veda ediyor!16 Mart 2017 Perşembe 10:03
  • İçişleri Bakanı Soylu Trabzon’da!15 Mart 2017 Çarşamba 13:45
  • YERİN KULAĞI
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    • MHP’de iki çift bir tek!
    • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
    • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
    • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
    • ‘Kapı kapı dolaşacağım!’
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.