• BIST 105.380
  • Altın 270,856
  • Dolar 5,7403
  • Euro 6,3404
  • Trabzon 15 °C

BU OYLA OLMAZ

Gürsel ÖZGÜR

“O duvarın dibinde bizimkiler kurşunlanıyorlar… O duvar, O duvarınız vız gelir bize, vız. Bizim kuvvetimizdeki hız, ne bir din adamının dumanlı vaadinden ne de bir hülyanın gönlü yakışındandır. O yalnız, tarihin o durdurulmaz akışındandır”’ diye Nazım Hikmet’in adeta lanetlediği O duvarda, Beşiktaş’taki Barbaros durağının hemen arkasındaki depolarda işgalci İngilizlerin Anadolu’ya silah kaçıran Vatanseverleri kurşuna dizdiği duvardır. Ona karşı isyanını ‘’vız gelir’’ diyerek adeta hançeresi yırtılırcasına haykırırken, emperyalistlere meydan okuyordu.
‘’Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır’’ diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün, ulusun birlik ve beraberlik gücünü görerek, dâhiyane örgütlenme yeteneğiyle ve mücadele azmiyle muharebe meydanlarında bizzat ön saflarda savaşarak kazandırdığı ve gençlere emanet ettiği ve de ilelebet yaşamasını temenni ettiği Türkiye Cumhuriyeti parlamenter demokratik sistemi, 94 yıl aradan sonra, dünyada örneği olmayan ‘’Türk tipi Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle tek adam rejimine dönüştürülmek dayatmasındadır.
Halkın çoğunluğu isterse tabii ki, halkın dediği olur. Ancak; anayasa değişikliği gibi toplumsal sözleşmenin, toplumun büyük çoğunluğun katılımıyla olması da son derece önemli ve değerlidir. Ancak; meclisin üçte iki çoğunluğu ile anayasa değişikliği yapılabilirken, halk oylamasında bu şartın aranmayarak salt çoğunluğun yeterli olması da anlaşılır bir kural değildir. Yani, bu oyla değişim olmaz, olmamalıdır. Ülkede yaşayanların yarısının istediği ve yarısının istemediği bir yönetim biçimini getirmek dayatmadan başka bir şey değildir. Toplumun huzuru, refahı ve birlikte yaşamak arzusu ancak ortak müştereklerin olabildiğince artması ile mümkündür. Gerekirse, yeni düzenlemelerle yeniden halk oylaması yapılmalıdır.
Hele ki, seçimlerdeki şaibeli sonuçlar yeniden düzenleme ile referandumun yenilenmesinin gerekliliğini daha da artırmaktadır. Sınavlarda yapılan soru çalmalar, usulsüzlükler ortada iken seçimlerin doğru yapılamaması da şaşırtıcı değildir. Ne kadar önlem alırsanız alın, karşınızdakinin cinsi ve cibilliyeti bozuk ise, o zatın ne yapacağını kestiremezsiniz, çünkü onun yapacağı hileler, hainlikler, hırsızlıkları aklınız hafızanız alamaz. Düşündüğünüz de geçici hafıza kaybına uğrarsınız, bu hileler karşısında.
Kedinin trafoya girmesinden sonra şimdi de kendi kuralını çiğneyen YSK başkanının zarflar filigranlı diye açıklamasına bakan Hüseyin Çelik’in, ’’Cemaat devlete sızmış, buna kargalar bile güler’’ dediği gibi kargalar güler. Hani hep söylenen ve Stalin’e atfedilen "Seçimlerin sonucunu oy kullananlar değil; oyları sayanlar belirler" sözünün doğruluğunu kabul ederek sessiz mi kalacağız? Hayır; Parti, kurum, sivil toplum örgütleri ve oy veren tüm vatandaşlar bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacaktır.‘’O zaman filigranlı fazla zarflar kullanılarak değiştirilmiş de olabilir’’ iddiasını nasıl çürüteceksiniz? Kural varken neden uygulanmaz. O zaman hiçbir kural koymayalım, hâkimler istediği kararı versinler. Her organizasyonda şaibe oluyor, çok mu zor, gerekli tedbirleri almak, zor değil ama niyet kötü…
Bizim dinimiz en yüce dindir ve haksızlık, hukuksuzluk, hırsızlık, kul hakkı yemek, yolsuzluk yapmak suçtur, günahtır, dünyada verilmese de ahrette hesap vermek zordur. Yapanların Allah yardımcıları olsun.
Şimdi sırada idam için sözde yeni bir halk oylaması var. Kimi asacaklar? 15 Temmuz kalkışmasını yapanları mı? Hukuk geriye işlemediğine göre nasıl olacak?                      Aslında ben de istiyorum idam cezasını;  çocuk tecavüzcüsüne, tacizcilerine, ulvi dinimizi kişisel çıkarları uğruna kullanarak samimi dindar insanlarımızı kandıranlara, siyaseti kullanarak hırsızlık, usulsüzlükle zenginleşenlere, haram yiyenlere, kadın katillerine, vatan hainlerine…

Kampanyayı sürükleyen Partilerin karnesi ve 2019 için hazırlık
AK Parti; Kutuplaşma yaratarak Parti seçimi havası yaratma gayreti kısmen başarı sağladı.  Alanda anlatacakları olmadığından Kılıçdaroğlu üzerinden karalama kampanyası yaptı. ‘’Avrupa ve PKK hayır diyor’’ sloganı gibi ispatı olmayan varsayımlardan hareketle çalışmalarını yürüttüler. Devletin tüm imkânlarının kullanılmasına rağmen değişiklikleri anlatamadılar ve bekledikleri başarıyı elde edemediler. 
CHP; Süreci parti seçimi olarak görmeyerek tamamen anayasa değişikliklerinin neler içerdiği konusunda yoğunlaşması kabul gördü ve başarı sağladı. Hiçbir çalışmada Parti kimliğiyle bulunmadı, yurdun her tarafında değişik gruplarla birebir görüşme yararlı oldu. Sakin ve kararlı bir şekilde tartışmaya girmeyerek, hayırcılar terörist, vatan haini suçlamasına karşılık cevap verme haricinde, kimseyi hedef almadan yapılan görüşmeler fayda sağladı.  Önümüzdeki seçimde lokomotifliğe devam ederek müşterek aday konusunda dikkatli olunduğunda seçim kazanma olasılığını görmeli ve ona göre davranmalı.                               Yönetici kadrolarında gerekirse değişim yapılmalı ve toplumun sevdiği, saydığı, nitelikli, çalışkan, kibirsiz, iletişimi kuvvetli, her şeyi ben bilirim egosundan uzak, mütevazı, insana dokunan Partilileri kadrolarına dâhil etmeli ve sorumluluk almak isteyen tüm partililerle yeni bir çalışma takvimi ile işe koyulmalıdır.
Gruplaşmanın verdiği ağır zararları ortadan kaldırmak için en iyi yapacaklara fırsat tanınmalıdır. Ben değil biz ifadesi anlamını kazanmalı, öylesine söylenen sözde kalmamalıdır. Yerel Yöneticiler daha üretken olmalı ve sorun çözme konusunda süratli davranmalı, sürekli halkın içinde olarak vatandaşın yanında olduğunu her fırsatta hissettirmelidir.
AK Parti adayının karşısına çıkacak merkez sağda güçlü bir aday(Meral Akşener) etrafında ortak akıl ve kabul ile oluşacak güçlü yönetim alternatif oluşturabilecektir. Laik, demokratik, sosyal hukuk devletine bağlı ve Atatürk’le, cumhuriyetle sorunu olmayan Merkez sağda kurulacak yeni bir parti muhafazakâr seçmenin emaneten AK Partideki oylarının geri, esas yerine dönmesini sağlayacaktır.
‘’Kanla irfanla kurduk biz bu cumhuriyeti; cehennemler kudursa ölmez nigahbanıyız (bekçisiyiz) ile başlayan Harbiye Marşı bakalım değişecek mi?
TRABZON: AK Parti % 66,5 ‘’evet’’ oyu ile 1 Kasım 2015 genel seçiminde aldığı %66,8 oyu alamayarak, MHP’den de ‘’evet’’ oyu verenler olduğunu değerlendirdiğimizde oy kaybı yaklaşık % 10 civarındadır.
Türkiye genelinde AK Parti, CHP, HDP seçmenleri Genel Merkezin kararına büyük çoğunlukla uyarken, MHP seçmeni ise Bahçeli’nin ‘’evet’’ kararına uymayarak yaklaşık % 70’i farklı oy(Hayır) kullanmıştır… 

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

 

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.