• BIST 101.892
  • Altın 190,254
  • Dolar 4,6043
  • Euro 5,3842
  • Trabzon 20 °C

BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Bugüne Charlie Chaplin sözleri ile başlayacağım.

Charlie Chaplin‘i sessiz dünyası ile tanıdık ve sevdik.

Der ki:

*Bu dünyada hiç bir şey kalıcı değil. Hatta sorunlarımız bile/ Yağmurda yürümeyi severim. Çünkü gözyaşlarım farkedilmez./ Hayatta en çok boşa harcanan gün, gülmediğimiz gündür.

Evet bugün Charlie Chaplin ile başladım. Çünkü ben ona hep güldüm. Bugüne ödülüm de onun sözleri ile başlamak oldu. 2 Mayıs benim doğum günüm. Yaşanmışlıkları ve yaşanmamışlıkları ile bugüne kadar geldim. Felsefem „Elimde ne varsa ondan mutlu olmaktır“

Şimdi kaç yaşımda olduğumu merak edenler vardır. Ama ben X nesliyim diyeceğim. Yani kurallara uyumlu, aidiyet duygusu güçlü, otoriteye saygılı, sadık olan kuşaktanım. Bizden sonra ki yani 80‘li yıllar ve 90’lı yıllar ise, Y kuşağı sonra da Z kuşağı varki onlar „kristal çocuklar“

Bizim nesli tanımak için çok fazla teorilere takılmaya gerek yok aslında. Biz dönüşüm çocuklarıyız. Arada kalan ve sıkışmış olanlar yani. Duygusallığımız da işte bu sebeptendir.

 Yaşadıklarımı bir daha yaşamayacağım. Gidenler gitti.

İyi gün dostlarım çok oldu. Kötü gün dostlarım da ama hepsi beni olgunlaştırdı.

Zamanımın ne kadar kıymetli olduğunu yaş aldıkça anladım. Bugün ise daha iyi anlıyorum.

Artık boşa geçen saniye bile olmamalı.

Ayıp, günah ve ne derler korkusu, baskısı ve sindirilmiş duyguları çoktan geride kaldı. Artık “ben” varım.

Birçok kişiden kutlama alacağım. Kıymetli olan ya da beni inciten herkesten ama en önemlisi hayatımın kutlaması. Hepsi çok değerli. Çünkü hayatımı paylaştıklarımdır tümü. Şükürler olsun ki bugünde sağlıklıyım. Hayat bu mesajı gönderdi. Hayatım seni çok seviyorum.

Benim içimdekilerden başka bir hayatım yok. Yani çok hayat yaşayıp, çok ölüm tatmak istemiyorum. Bana benim hayatım bana yeter de artar bile. İyisi ve kötüsüyle.

Bizlere armağan olarak sunulan bu hayatı günbegün yabancılaşarak yaşıyoruz. Ama boş verin. Sevin hayatınızı… Murathan Mungan, "Uykumuzu çok küçükken teslim ederiz büyüklerimize. Sonra büyürüz, büyüdükçe korkularımız da büyür. Tedirgin uykularımız çoğalır. Günün birinde aşık olmuşsak, yeniden bir çocuk kadar kayıtsız bırakırız kendimizi bir başkasıyla aynı uykuya...”

İşte! Tam da buna hayat diyoruz.

Ben artık hayatımda bana saygı duyan insanları değil, konuşabileceğim, fikirlerini beyan edebilecek düşünebilen ve paylaşabilen insanları istiyorum. Çünkü onlar zaten düşünebildikleri için aynı zamanda saygılı da olurlar.

Ne isterdim biliyor musunuz? Tıpkı Nihat Behram’in dediği gibi “huyum kadar sazım olsun” isterdim.

Bundan sonra gidemediğim göremediğim diyarları medeniyetleri görmek istiyorum.  Artık ertelemek yok.

Her yeni yaş bundan sonra bir önceki dönemi geride bırakma, yeniye hazırlanma olacaktır benim için.

Bugün benim doğum günüm ve benim dilek tutma günüm. Ben sevgide kalmayı diliyorum. Sevgi dolu insanlarla yaşamayı tercih ediyorum. Bugün kötüleri ve kötülükleri geride bırakıyorum. Baharın getirdiği tüm güzellikleri yaşama zamanı. İyi ki doğdum.

Hani bir söz vardır tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla ilgisi yokmuş.  Yaşadıklarınla ilgisi varmış diye, ben de diyorum ki şartlar ve olaylardır kim olduğumuzu belirleyen. Pastanın üzerindeki mumlar önemli değil. Bizler kim olduğumuzdan sorumluyuz.  İyi ve yararlı insan olabilmek tadında ve dileğiyle.

 

 

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.