• BIST 95.421
  • Altın 265,280
  • Dolar 5,7698
  • Euro 6,5690
  • Trabzon 27 °C

‘Bunda da var bir HAYIR’

Eray Altındaş

  Bir zamanlar Afrika’daki bir ülkede hüküm süren bir kral varmış. Kral, daha çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazmış. Nereye gitse onu da beraberinde götürürmüş.
  Kralın bu arkadaşının ise sıra dışı bir alışkanlığı varmış. İster kendi başına gelmiş olsun, ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü, her olay karşısında hep, “Bunda da bir hayır var!” dermiş.
  Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıkmışlar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da avlanıyormuş. Arkadaşı, tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yapmış ve kral ateş ederken tüfeği geri tepmiş, kralın başparmağı kopmuş. Durumu
gören arkadaşı her zamanki sözünü söylemiş: “Bunda da bir hayır var!” 
Kral acı ve öfkeyle bağırmış:
“Bunda hayır falan yok! Görmüyor musun, parmağım koptu!” 
Ve sonra da kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırmış
***

  Bir yıl kadar sonra, kral insan yiyen kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamıyla birlikte avlanıyormuş. Yamyamlar onları ele geçirip köylerine götürmüşler. Ellerini, ayaklarını bağlayıp köy meydanında yaktıkları kocaman ateşin başında toplanmışlar. Kral ve adamlarını pişirmeye hazırlanıyorlarmış ki, kabile reisi, kralın başparmağının olmadığını fark etmiş. Kabilenin, batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanlar yenmiyormuş. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlarmış. Korkuyla, kralı çözmüş, serbest bırakmışlar. Diğer adamları ise pişirip yemişler.
Kral, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini düşündükçe, onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman olmuş. Hemen zindana, arkadaşının yanına koşmuş ve başından geçenleri anlatmış… 
  “Haklıymışsın! Parmağımın kopmasında gerçekten de bir hayır varmış. İşte bu yüzden, seni bu kadar uzun süre zindanda tuttuğum için özür diliyorum. Yaptığım bu haksızlıktan ötürü beni affetmeni istiyorum.” 
“Hayır” diye karşılık vermiş arkadaşı… “Bunda da bir hayır var… Asıl ben size teşekkür etmeliyim.” 
-“Ne diyorsun Allah aşkına?” diye haykırmış kral. 
“En yakın arkadaşımı bir yıl boyunca zindanda tutmanın neresinde hayır olabilir?”
Arkadaşı yanıt vermiş; “Düşünsenize, ben zindanda olmasaydım, sizinle birlikte avda olurdum…Ve sonra!!!…”
*** 

  Şimdi durduk yere cümle alemin bildiği bu hikayeyi niye yazdım… Malumunuz ülke olarak 31 Mart’ta yerel seçim için sandık başına gidip oyumuzu kulandık… 1 Nisan’da Türkiye’deki oylar sayıldı kazanan adaylar Belediye Başkanlığı koltuğuna oturdu… 
Ama… İstanbul’da seçim bitmedi… Sandıktan çıkan kabul görmedi…Geçersiz oylar tekrar sayıldı…Büyükşehir Belediyesini kazanan Millet İttifakının adayı hemşerimiz Trabzonlu Ekrem İmamoğlu haftalar sonra  mazbatasını aldı… Başkanlık koltuğunda ancak 16 gün oturabildi… Sonra YSK daha önceki içtihatlarının aksi karar verdi…Sandıktan çıkan zarfın içindeki Dört pusuladan üçünü temiz ilan etti…Sadece Büyükşehir Başkanlığını kazanan Ekrem İmamoğlu’na şaibeli diyerek “seçim yenilenmeli” dedi.
Bu adaletsiz karardan sonra Trabzonlu hemşerimiz Ekrem İmamoğlu’nun popülerliği ve tanınırlığı Türkiye’de daha da arttı… Yıllardır “adam mı var oyumu vereyim” diyen sessiz çoğunluk nihayet aradıkları lideri buldu… Taraflı tarafsız vatandaşın gözünde İmamoğlu haksızlığa uğramış mağdur biri…  
  Kim bilir, kader haksız yere Payitahttaki görevinden alınan Ekrem İmamoğlu için ağlarını belki de Beştepe için döşüyor… Kim bilir bu şer Türkiye’nin hayrına sonlanacak… Onun için “Bunda da bir hayır vardır” deyip Allah’ın adaletini beklemek en iyisi… Neylerse Mevla’m güzel eyler, görelim bakalım neyler…

Yunan basını Trabzonlu 4 Bakanı için de manşet attı mı?

  Geçen hafta Çarşamba günü görsel ve yazılı basına düşen AKP Esenler Belediye Başkanı ve İBB Meclisi AKP Grubu Başkan vekili Mehmet Tevfik Göksu, İstanbul’un seçilmiş başkanı olan Ekrem İmamoğlu’nu karalayayım derken baltayı taşa vurdu… İftar vaktinde tarihe damgasını vuran Trabzon’un Yunan olduğunu ima eden abuk sabuk ifadelerini dinleyenlere söyletti… 
  Bu “Nato kafaya”, buradan Trabzon’un ve Trabzonlunun Türkiye’nin çimentosu olduğunu anlatan tarihi konulara girmek gibi bir düşüncem yok… Zaten basında görev yapan arkadaşlar gereken cevabı fazlasıyla Göksu’ya iade ettiler… 
  Bay Tevfik böyle açıklama yapınca aklıma ister istemez şu andaki kabine de görev yapan dört Trabzonlu bakan geldi… Yunan basınını bu kadar yakından takip eden Bay Tevfik şimdi  soruyorum…
Bu gün görevde olan Türkiye’nin İçişleri Bakanı olan Süleyman Soylu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan için manşet atılar mı?…Çok merak ediyorum.

AKP Trabzon’da neden  suspus?.. 

  Yapılan bu çirkin açıklamanın ardından Trabzon’da muhalefet sivil toplum örgütleri tepkilerini her platformda dillendirmekten geri durmadılar… Bu tarihten bir haber densiz adama gereken cevabı misliyle yolladırlar… Ama ne hikmetse AKP Trabzon teşkilatından bir kınama duymak nasip olmadı… Adeta suspus oldular! Acaba diyorum, bu gün AKP’nin seçilmiş büyük küçük belediye başkanları Trabzonlu değil mi?..

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.