• BIST 91.589
  • Altın 214,044
  • Dolar 5,3345
  • Euro 6,0837
  • Trabzon 13 °C

‘Bütün Kadınlardan Özür Dilerim’

Turhan EYÜBOĞLU

Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Kadınlar denince aklıma hep Annemin yaşında bayanlar gelirdi o zamanlar. Annem hep şunu derdi "Bir kadının ekonomik özgürlüğü olmalı." Yani, çalışan, para kazanan olmalı, ev ekonomisine yardımcı olmalı. Evet, buna katılıyorum. Ancak bunun, kadınların özgürleşmesinde çok büyük bir yer aldığını düşünmüyorum.

Kadınların özgürleşmesi, erkeklerin, annelerini en çok sevdikleri maksimum yaştaki, beyinlerine, sahip olmakla aşılır. Yani kardeşim saf, temiz, ona ihtiyaçlı olduğun, onu çok sevdiğin, ona zarar gelmesini içine sindiremediğin, hani baban bile bağırsa, için içini yediğin durumda olmakla aşılır.

Kadınlarla ilgili konuşmaları dinlediğimde hep içimden gülmüşümdür. Hani bıyık altı gülüyorsun derler ya, işte öyle. Şimdi bugün sizin hakkınızda konuşacak; siyasiler, uzmanlar, danışmanlar, din adamları göreceksiniz.

Siyasiler      : ‘Onlar bizim her şeyimizdir, Anamızdır.’  diyecekler.
Uzmanlar     : Sizin biyolojik yapınızdan, psikolojik yapınızdan bahsedecekler.
Danışmanlar: Tarihsel başarılarınızdan bahsedecekler. ‘Kurtuluş savaşında şöyle yaptılar, böyle. yaptılar.’  diye.
Din Adamları: ‘Cennet, Anaların ayağı altındadır.’ deyip, başlayacaklar konuşmaya.

Siz bunların dediklerinin hiçbirine inanmayın. Düzeltiyorum, dediklerinin hepsi doğru, buna hiç şüphem yok. Bunu siz zaten biliyorsunuz. Diyenler gereğini yerine getirmeyen insanlar, onu demek istiyorum. Şimdi bir düşünelim. Kadınları överken, yere göğe sığdıramadığımız kadınlar için ben gereğini yerine getirebildim mi?

Size yardımcı olamadım. Oy verdiğim partiye gerekli olan baskıyı yapamadım. Yardıma ihtiyacınız varken size yardım edemedim. Önümde dövülürken, yanında duramadım. Küçük yaşta evlendirilirken devletin karşısına geçip ‘Bunu engelleyin!’ diyemedim. Küçük yaşta koca koca adamlar sana tecavüz ederken gerekli tepkiyi gösteremedim. O koca adamları cezalandırmayan adaleti yeterince protesto edemedim.

Bıçaklanırken kocan tarafından, kocanın önüne geçemedim. Polis olup, sen şikayete geldiğinde ‘Karı koca arasında bu olur.’ diyen polise, ‘Sen oradan kalk, gel kardeşim; ben senin şikayetini yazacağım ve seni sonuna kadar koruyacağım.’ diyemedim. Savcı olup şikayetini alıp, seni döven erkeği, en ağır cezayla cezalandıramadım. Baban senden mal kaçırırken, senin kardeşin olup "Bunu kardeşime yapma baba, bu malda onun da hakkı var." diyemedim.

Bir böbreğini erkek kardeşine verirken ‘Ne olacak, kardeşine böbreğini verdi.’ diyenlere. Senin ihtiyacın olduğunda yanında olmayan erkek kardeşine "Bir şeyler desenize" diyemedim. Evladını şehit verdiğinde, yanında evladının yaşayacağı zaman süresinde, devlet görevlisi olarak gelip görevimi yapamadım. Bağda, tarlada çalışırken kocanın yanında olması gerekirken, kahvede olan kocaya, bir ihtar veremedim.

Partiler seni çalıştırırken "Bu partide erkekler kadar yer almalıdır kadınlar." diyemedim. Milletvekili sayısına bakarken, "Bu ne rezilliktir, kadın sayısı bu mu olmalıdır?" tepkisini gösteremedim. " Belediye başkanları hep erkek mi olur? " haykırışında bulunamadım.

Her olaya, torba yasa ile kanun çıkaran hükümete, senin durumunu güçlendirecek yasaları hazırlamayan Büyük Millet Meclisi tüm milletvekillerine, parti gözetmeden, "Bu yasaları çıkarın." tepkisinde bulunamadığımdan, tüm kadınlarımızdan özür dilerim. İnşallah beni affedersiniz!

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.