• BIST 90.061
  • Altın 144,927
  • Dolar 3,6135
  • Euro 3,9003
  • Trabzon 8 °C

Çağdaş mıyız?..

Şener Eyüboğlu

Anımsarsanız birkaç yıl önce Amazonlarda şimdiye kadar bilinmeyen bir kabile bulunmuştu.

Çağdaş mı olacaktı?

Uluslararası toplantılarda, dünyanın en geri kalmış ülkelerinden de gelseler, bir tür rahip gibi, çarkdan çıkma koyu elbiseler giyenler politik iktidar temsilcileridir.

Çağdaşlığı temsil etmezler.

Çağdaşlık bir giysi değildir.

Motorlu araç sahibi olmak da çağdaş olmak değildir.

Ne var ki bugün yaşayan en geri kalmış toplum üyesi kullandığı bu tür araçlar nedeniyle çağa takılıdır.

Arabasını at gibi sürse de makinenin risklerini öğrenmeden onu kullanamaz.

Türkiye’deki gibi ölüm oranı çok yüksek olsa da, şoför olmaktan kaynaklanan bir çağdaşlık virüsü taşır.

Bu tür virüsler zamanla çoğalarak onu çağdaş gibi davranmağa zorlarlar.

Birkaç ay öncesinin zorbası kırmızı ışıkta geçene kızar.

Bu geçişler farkına varmadan olur.

Bu transformasyonların(dönüşüm)  en ilginç örneklerinden biri bir meydan da turlayan biri türbanlı diğeri türbansız genç kız çiftleridir.

Türban dışında davranışları aynıdır.

Hangisinin ötekini değiştireceğini söylemek zor olsa da, değişim türbansıza doğrudur.

Bu bir bilinçlenmek değil, bir taklit sorunudur.

Fakat bu değişim uzun sürede gerçekleşir.

Entellektüel alanda ve sanatta Çağdaş’a uyum sağlamakta zorlanan toplumların başında Arap ve Ortadoğu ülkeleri gelir..

Bir yanda bütün maddi gelişmelerin en uç ürünlerine sahip olma isteği, öte yanda ortaçağ özentisi bir yaşam bu toplumları tümüyle kimliksiz yapmıştır.

Bunların yaşamı özellikle zengin Arapların çölde kayak pistleri yaptıranların trajikomik etkinlikleri ve Dubai gibi kentlerin iflasında sergileniyor.

Bizde Dubai gibi olmayı düşünenler var.

Afganistan’da yeni bir cip kullanarak Amerikalılara pusu kurmaya giden kalaşnikoflu Afgan eskiden at sırtında ne ise aynı adam.

Dünya tarihinde önemli bir yer oynadığının farkında değil.

Fakat onun karşısına getirilmiş, dişinden tırnağına kadar donatılmış yeni ortaçağ şövalyeleri kılıklı Amerikan ya da Alman komandoları da çağdaş uygarlığı temsil etmiyor.

Modası geçmiş davranışları ve korkuları ve önyargıları temsil ediyor.

Evden çıkma yasağı olan Sumatra’lı Müslüman kadının, sabahtan akşama televizyon seyretse de ortaçağdaki kadından tek farkı televizyona takılı kalmış olması.

Bunun getireceği davranışlar henüz ev dışına yansımamış olabilir.

Fakat evden çıkma yasağı olduğu için anımsarsanız tsunami kurbanlarının çoğunun kadın olması niteliksel bir ayrıcalık yaratmış.

Çağdaş insan diye bir prototip(ilk örnek) söz konusu değil.

Sadece genel eğilimler kuramsal olarak dile getirilebilir.

Kaldı ki çağdaş olmak bir insanlık ideali de değil.

Milyarlarca insan çağdaş teknolojinin sağladığı konfora sahip değil.

Dünya olasılıklar sunuyor, fakat olanak sağlamıyor.

İlginç olan İngilizce konuşan, gökdelende oturan, uçakla dünyayı dolaşan, bankalarda dolarları olan, viski içenin de çağdaş olması gerekmiyor.

Gerçi fakir ya da zengin, bugün herkesin kafasında uygarlığı zenginlik olarak gösteren öğretiler etkili.

Gerçi karaborsacı bir zorba ile para için yaşamayan bir düşünürün hangisinin daha uygar olduğu konusunda yanılmasak da uygar kabul edilen toplumlar görece zengin ve dünya egemeni oldukları için zenginlikle uygarlığı birbirine karıştıran sayısız politikacı ve fakir milyarlar var.

Kapitalizmi sürekli bir refahın motoru olarak göstermek bir aldatmacadır.

Bugün ulaşım ve iletişim ve kapitalist küreselleşme dünyayı birleştirdi.

Bundan kuşku duymaya gerek yok.

Kimin yararına olduğu tartışılabilir.

18. yüzyıla kadar Avrupa’yı da tanımaya teşebbüs etmeyen Osmanlı bize Çağdaş uygarlığa katılmakta geç kalmış bir ülke bıraktı.

İslam dünyası kabuğundan çıkmakta zorlanıyor.

Geri kalmış bu insanların anlamakta zorluk çektikleri bir olgu var.

Bütün dünya evinizin resmini Google’da nasıl görüyorsa, ülkelerin defterini de o kadar ayrıntılı tutuyor.

Dünyanın defterini tutmak kendimizi tanımak için gerekli.

Çağdaş olmanın tanımı bu evrensel bilginin araçlarına sahip olmayı da içeriyor.

Dünya birileri gelişiyorsa, ötekilerin gelişemeyeceği bir aşamaya geldi.

Bu bir kehanet değil.

Daha fakir fakat adil bir dünya ile zengin fakir arasındaki uçurumun daha da artacağı bir dünya arasında, politik iktidarların çok üzerinde, evrensel bir kavga olacak.

Herkes bir tarafa savrulacak.

Bunu görmek için ister tek ülkede, ister dünya yüzünde, zenginlerle fakirler arasındaki farkın yıllar boyu giderek arttığını bar bar bağıran sayılara bakmak yeterlidir.

Ülkenin çağdaşlığının bir başka temel ölçütü de bu bağlamdaki bilinçtir.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
  • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
  • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
  • ‘Kapı kapı dolaşacağım!’
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.