• BIST 93.699
  • Altın 212,562
  • Dolar 5,2871
  • Euro 6,0468
  • Trabzon 19 °C

Cahit Sıtkı ve Abbas’ın öyküsü

Kamil ANAHAR

Yıl 1941... Cahit Sıtkı Edremit Burhaniye’de yedek subay. Göreve gittiği gün bölük yazıcısından künye defterini ister. Defteri tararken Abbas oğlu Abbas adı dikkatini çeker. Eli sakat olduğu için çürüğe ayrılmış bir erdir Abbas...

Askeri çağırtır. İçeri yiğit bir er girer, selam çakıp "Abbas oğlu Abbas, emret komutan!" der.

- Nerelisin Abbas?

- Memleket Mardin, kaza Midyat komutan.

- Abbas benim emir erim olur musun?

- Sen bilir komutan!

Abbas, Cahit Asteğmen’in evinin altındaki boş odaya taşınır ve kısa zamanda zekası ve sıcakkanlığıyla komutanını etkiler.

Sabahları erkenden kalkar, kahvaltısını hazırlar, kıyafetlerini ütüler, evin temizliğini yapar, yemeğini pişirir.

* * *

Akşam olunca çilingir sofrasını kurar, güzel mezeler yapar. Komutan zamanla bu saf ve temiz Anadolu çocuğunu çok sever. Akşamları demlenirken onunla dertleşir. Böyle bir keyif gecesinde Abbas’a şöyle bir soru yöneltir:

- Sen İstanbul’u bilir misin Abbas?

- Bilir komutan.

- Orda bir Beşiktaş var bilir misin?

- Bilir komutan. Ben orda acemi birlikteydim.

- Orda benim bir sevgilim var... Sen bana kaçırıp onu getirir misin?

- Elbet komutan.

Sabah olur, Cahit Sıtkı bakar Abbas yeni asker kıyafetlerini giymiş, tıraş olmuş, sorar:

- Hayırdır Abbas, neden böyle hazırlık yaptın?

- Ben İstanbul’a gidecek komutan.

- Ne yapacaksın İstanbul’da?

- Sen söyledi. Ben gidecek sana sevgiliyi getirecek!

Şair duygulanır. Gözyaşlarını gizlemek için arkasını dönüp evden çıkar.

* * *

Akşam eve dönünce rakı sofrasını kurdurur ve Abbas’ı karşısına oturtur.Birlikte yer içerler ve Cahit Sıtkı alır kelemi káğıdı eline o sofrada ünlü şiirini yazar:

Haydi Abbas, vakit tamam;

Akşam diyordun işte oldu akşam.

Kur bakalım çilingir soframızı;

Dinsin artık bu kalp ağrısı.

Şu ağacın gölgesinde olsun;

Tam kenarında havuzun.

Aya haber sal çıksın bu gece;

Görünsün şöyle gönlümce.

Bas kırbacı sihirli seccadeye,

Göster hükmettiğini mesafeye

Ve zamana.

Katıp tozu dumanı,

Var git,

Böyle ferman etti Cahit,

Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;

Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.

 

HALUK ONGAN (1926-1978)

Trabzon'da tiyatro sanatının gelişip kökleşmesine büyük katkılar sunan, yaşamını tiyatro sanatına adayan Haluk ONGAN, özverili çalışmalarıyla Trabzon'un unutulmazları arasına girmiş, özgün bir sanat insanıdır. Eczacı Mehmet Ongan’ın babasıdır. Mekanı cennet olsun.

 

RAŞİT ÇALIK DİYE BİRİ !

4 yıldan bu yana Yomraspor’da teknik sorumlu. Futbolu bıraktıktan sonra antrenörlüğü tercih etti. Arsinspor, Zonguldak Kömürspor gibi takımlarda da görev yaptı. 43 yaşında. Alçakgönüllü. Adam gibi adam. Çalık, geçtiğimiz hafta kendi sahalarında oynanan maç öncesi engelli bir Yomraspor taraftarının aracını sürüp onu yerine oturttu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.