• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Trabzon 9 °C

Çakılgöl ve Faruk Özak’a karşı olmak!

Çakılgöl ve Faruk Özak’a karşı olmak!

Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak, ‘o gazetenin patronundan pastacısına kadar hepsi bize karşı’ diye bir ifade kullanmış.

Faruk ağabeyimizi severiz, sayarız. Yeri geldiğinde de eleştiririz.

Sayın Özak, anladığımız kadarıyla eleştirilerimizi ‘karşı olma’ diye nitelendiriyor.

Özak’ın, söylemlerine, fikirlerine, düşüncelerine ‘biat’ edeceğiz!

‘Sen çok yaşa Özak. Allah seni başımızdan eksik etmesin’ diyeceğiz!

Bunları söylediğimizde, yazdığımızda mesele kalmayacak.

O zaman Özak, muhtemelen ‘bu arkadaşlar iyi arkadaşlardır, destekleyelim’ diyecektir.

Faruk Özak’ın bakanlık koltuğuna oturduğunda Çakılgöl’e turistik tesis yapılması olayını gündeme getirdi.

Özak, üç yıldır bu projeyi dillendiriyor.

Çakılgöl’e kayak tesisleri, oteller, moteller yapılacak, Trabzon’a para akacak!

Zigana’nın zirvesinde kuş uçmaz, kervan geçmez, kış aylarında canlı hiçbir varlığın yaşamadığı bir bölgeye otel, motel, kayak tesisi yaptırmakla Trabzon’a ve bölgeye para akar mı?

Aktığını kabul edelim.

Peki, o bölgede tesis olur mu? İşler mi?

İşte asıl mesele bu!

Kış sporları konusunda uzman sayılan bir isim olan İsmet Kalafatoğlu, ‘Kayak sporu yapılacak bölgede, rüzgar fırtına, sis olmayacak. Haftanın en ez dört günü açık olacak. Bölge da ağaç, orman olacak. Bölge böyle bir konumda ise tesis yapılabilir’ demişti.

Çakılgöl ve çevresi böyle bir konumda mı?

Bölgeyi avucunun içi gibi bilen, dedesinin mezarı o yaylada olan Çoban Nurettin Bekar, Çakılgöl’e yol ve tesis yapmanın, milletin parasının kurda kuşa yem etme olduğunu iddia etmiş ve ‘Çakılgöl ve çevresinde üç- beş metre kar olur. Bu doğru. Ama o bölgede kış aylarında insanı bırakın yabani hayvan yaşamaz. Orada rüzgar eksik olmaz. Kar’ı bir taraftan alır diğer tarafa yaslar. Tipi ve fırtınadan göz gözü görmez. Sis de eksik olmaz’ demişti.

Ahmet Çağlar, Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak’a, Çoban Nurettin’in sözleri hatırlatır.

Özak, ‘Nurettin beyin görüşlerine saygı duyuyoruz. Ama biz de o bölgeye aygıt yerleştirdik. 10 aydır ölçüm yapıyor. Sonuçlar da iyi’ demiş ve ardından Kuzey Ekspres’e ve bize yönelik eleştirilerini sıralamış.

Faruk Özak ağabeyimiz Çakılgöl’ü methederken Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu’nu da göndermede bulunmuş.

‘Volkan bey uzun süre Turizm Müdürlüğü yaptı. Çakılgöl ona o da Çakılgöl’e baktı’ demişti.

Çakılgöl, Gümüşhane sınırları içersinde.

Orada, tesisi bırakın bir kelif yapmanız için Gümüşhane Valililiğinden izin almak zorundasınız.

Trabzon Turizm İl Müdürü, Gümüşhane sınırları içersindeki bir bölge için nasıl tasarrufta bulunabilir.

Volkan Canalioğlu’nun yerine gelen ve 4 yıl Trabzon Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü yapan Mehmet Öncel, neden Çakılgöl’ü gündeme taşımadı?

Taşıyamazdı. Çünkü o bölge Trabzon ili sınırları dışında!

Bu arada, Maçka Coşandere muhtarı ve Çoşandere tesislerinin sahibi, Çoban Nurettin’i aramış.

Nurettin Bekar’a, ‘Sen ne yapmak istiyorsun. Sana kim söyletti o sözleri. Orada tesis yapılırsa sen de kazanırsın, bizde kazanırız’ demiş.

Çoban Nurettin ise; ‘Sen ne diyorsun muhtar. Orada tesis olur mu? Ben doğruları söylüyorum. Ben o yaylada doğdum. Benim dedemin mezarı orada. O bölgeyi benden daha iyi mi biliyorsun? Sen kışın oraya hiç çıktın mı?’ diye karşılık vermiş.

Faruk Özak, Çakılgöl’e tesis yaptırmaktan vazgeçmeyecek gibi.

Bölgeye tesis yapılmasına biz de karşı değiliz.

Bizim eleştirdiğimiz olay, Çakılgöl ve çevresinde tesis yapılamayacağı, yapıldığında da işletilemeyeceğidir.

O bölgede konaklama tesisinin yapılacağı yerler, ormanların bittiği bölgelerdir.

İsmet Kalafatoğlu da, ‘tesis ormanlık alana yapılır. Avrupa’da da bu tür tesisleri genelde ormanlık alanlara yapılır. Orman içersine yapılan tesis yaz- kış çalışabilir. Dağda yapılacak tesis, ölü bir yatırımdır. Bu tesis ile dağın zirvesine teleferik sistemi kurulabilir’ diyor.

 

ABD’deki kampanyayı Atatürk 1923’de başlatmıştı!

‘Bugün yabancı mal satın alıyorsan. Yarın git işini o ülke de ara’

ABD’nin büyük kentlerindeki Metro istasyonları, bugünlerde baştan sona yukarıdaki ifadelerin yer aldığı bez afişlerle ve broşürlerle süslenmiş!

İlkokul da okurken, Aralık ayının ikinci haftasında ‘yerli malı’ haftası düzenlenirdi.

Sınıflarımızı, kartonlara yazılı ‘Yerli malı yurdun malı, her Türk onu kullanmalı’ sözleri süslerdi.

Yerli Malı kullanılmasını ilk kez büyük önder Atatürk gündeme getirmişti.  Atatürk, 1923 yılında İzmir İktisat Kongresinde yurdun bağımsızlığının korunması için, yerli malı üretilmesi ve kullanılmasının önemini vurgulamıştı. Bunu takiben Başbakan İsmet İnönü 12 Aralık 1929 tarihinde T.B.M.M.’de yaptığı konuşmada ulusal ekonominin, yerli malı kullanımının önemini ve tutumlu olmanın zorunluluğunu belirtir.

İkinci dünya savaşı sonrası, yerli malının önemini topluma anlatabilmek için 1946 yılından itibaren okullarda 12 Aralık’ta başlayan hafta yerli malı haftası olarak kutlanmaya başlandı.

1947 ler de ise ABD ile masaya oturduk. Anlaşmalar imzaladık. 1950’ lerden sonra ABD başta olmak üzere batı ülkelerine kapılarımızı açtık. Önce yardım, hibe aldık.12 Eylül sonrası 1983 yılında bu haftanın adı “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” oldu.

Tutumluluk, yatırım, Türk malları haftası, 25 yıl içersinde tam tersine döndü.

Türkiye, bir ithal cenneti oldu. Tarımdan, sanayiye yerli üretimi ikinci plana ittik.

Tutumluk yerine tüketimi körükledik.

25 yıl önce dış borcu olmayan Türkiye, bugün 500 milyar dolar dış borcu olan bir ülke haline geldi.

Bir ülke neden borçlanır?

Ürütmemekle.

Yatırım için yapılan borçlanmanın geri ödemesi olur.

Üretmedin mi? Borcunu geri ödeme şansın yoktur.

Türkiye, bugün bu durumdadır.

Borcu, ancak borçla ödeyebiliyor. Bu durumda borç katlanarak büyüyor.

Bu ekonomik sistem böyle devam eder mi?

Etmez. Etmeyecektir de!

Dünya’daki krizin bir nedeni bu olaydır.

Çin, Hindistan, Güney Kore üretiyor. ABD, İngiltere seyrediyor.

Sonuç ortada.

Borsa imiş, kağıt imiş, senet imiş hepsi hikaye!

Üreteceksin. Öncelikle kendi ürettiğini tüketeceksin.

ABD’de, Metrolar’da bez afişlerde yazıldığı gibi;

‘Bugün yabancı mal satın alıyorsan, yarın git işini o ülkede ara’

Türkiye bugün ne yazık ki bu duruma getirildi.

 

Çebiler ve Sarallar’ın yarışı!

29 Mart Yerel seçimlerinde, Trabzon’un iki ilçesinde aynı soyadı taşıyan akrabalar yarışacak.

Of’taki yarışta mevcut başkan Oktay Saral, Erdal Saral ile Araklı’da Ümit Çebi son anda bir değişiklik olmazsa Recep Çebi ile yarışacak.

Oktay Saral AKP’nin adayı. Erdal Saral ise Saadet Partisi’nin.

Of’ta Saral ailesi ikiye bölünmüş durumda.

Bir kısmı Oktay Saral’ın bir kısmı ise Erdal Saral’ın yanında.

İlçedeki büyük aileler de bölünmüş durumda.

Hayrettin Birkan, Oktay Saral’ın düne kadar rakipsiz olduğunu söylüyordu. Birkan, Erdal Saral’ın aday olması ile birlikte dengelerin değişebileceğini belirtiyor.

AKP; Araklı’da Anavatan Partisi il Genel Meclis üyesi Recep Çebi’ye başkanlık teklif etmiş.

Çebi’ye teklifi bizzat ilçe başkanı Mustafa Tekinbaş yapmış.

Recep Çebi, müteahhitlik ve taşeronluk yapıyor. Bilecik’te işleri var. Recep Çebi, Anavatan Partisi eski milletvekili İbrahim Çebi’nin sağ kolu olarak biliniyor. Çebi, AKP’den gelen teklif için ‘düşüneyim’ demiş.

Araklı’dan gelen haberlere bakılırsa Recep Çebi’nin AKP’den başkan adaylığını kabul etme ihtimali yüksekmiş.

Bu durumda Araklı’da Ümit Çebi ile Recep Çebi yarışacak.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
    • Birinci yalnız kaldı!
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    • MHP’de iki çift bir tek!
    • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
    • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.