• BIST 118.400
  • Altın 162,234
  • Dolar 3,7750
  • Euro 4,6399
  • Trabzon 11 °C

ÇEKİN ELLERİNİZİ ÇOCUKLARIMIZIN YAKASINDAN

Rasim EFENDİOĞLU

En büyük zenginlik kaynağımız insandır. Ülkenin taşı toprağı altın olsa; insan yoksa, insana değer verilmiyorsa bir anlamı yok. İnsandır dünyayı Dünya yapan. Dünyamız sürekli değişiyor. Doğal değişimin dışında insan eli ile oluşan değişim çok önemli. Kuşkusuz insan eli ile olan değişimde, olumluluk da var olumsuzlukta. Olumlu değişimi sağlayan iyi eğitimdir. İnsan iyi eğitilirse dünya da daha güzel olur insanlar da daha güzel yaşar. Ancak eğitime o denli çok karışılıyor ki insan rahat bırakılmıyor. Egemenler, varlıklılar ister ki insan benim istediğim gibi olsun. Benim kölem olsun. Onları ben güdeyim. Onlar bana istediğim gibi bir dünya hazırlasın, onlar varsın tutsak olsun!.. İşte bu nedenle insanlık, tarih boyunca gerçek insan özgürlüğü için, gerçek insan olmak için savaşmıştır. Dizginleri ellerine geçirenler de onları sürmeye çalışmıştır. Ancak insan onurunu kurtarmış özgür olmuş ve insanlık bugünkü düzeye ulaşmıştır.

 

EĞİTİMDE SINAVIN ÖNEMİ

Öğrenci çoğu kez sınavı sevmez. İster ki istediği yere istediği biçimde girsin. Olur mu?.. Herkesin bilgisi ve yeteneği ayni değil ki. Herkes her işi yapamaz. Herkesin başarı düzeyi aynı değil ki. Bu nedenle bir seçme yapmak gerekir kuşkusuz. Sınav her zaman var. Sınavı kaldırmak değil sınavı adil yapmak önemli. Soruları satmakla, soruları çalmakla iş yapılmak istenirse elbette sınav istenmez. Peki ne yapmalı? Elbette sınav yapmalı ancak ne için ve nasıl olacağına konunun uzmanları karar vermeli ve çok adil olmalı. Sınava giren, “Evet ben emeğimle ve yeteneğimle kazandım” ya da, “Kaybettim” diyebilmeli. Rahat olmalı, sınav sonucu geldiğinde. Yoksa, “Ben de soruları çalabilsem benim de torpilim olsa kazanırdım” diyorsa elbette bu sınava karşı olur adil olan herkes. Sınavı sevmesek de sınava karşı olamayız çünkü karşı seçenekler hiç adil değil.

 

SON SINAV OLAYINDAN NE ANLADIK?

TEOG hiç düşünülmeden tartışılmadan bir kişinin sözü ile kaldırılıyor, kaldırıldı. Sınava hazırlananlar şaşırdı, veliler şaşırdı. İyi mi oldu, kötü mü oldu. İyi hazırlanan ve kazanacağını umut edenler için iyi olmadı. Onlar emek verdi. Kurslara gitti çok para da harcadı büyük emek de verdi. Şimdi ne olacak, neye göre girilecek belli değil. Sınavsız olursa çok kötü, sınav olursa nasıl? Şimdi bu kararı veren söyleyecek mi en iyisini ve en doğrusunu... Kim bu TEOG sınavını getirdi niçin?.. Şimdi ona sormalı, kaldırılıyor ne dersin? Ne derse desin ne yazar, “Kaldırılacak dedik o kadar”…

Öğretmenler, uzmanlar, bilenler siz ne düşünüyorsunuz, size soran oldu mu? Niye sorsunlar ki siz kimsiniz... En doğru bilen var. Öğrenci de veli de öğretmen de çıkmazda. Bekliyorlar... Bir sabah denecek ki, “Böyle olacak o kadar..” Düşünmenize gerek yok uygulayın!..

 

ÇEKİN ELLERİNİZİ DİYORUZ

24 yıl severek öğretmenlik yaptım her kademede. Öğrencimin başarılı ve mutlu olmasıydı en büyük amacım. O yıllarda da müdahale olurdu ancak bu denli değil. Yok kitap değiştirme, yok sınavlar, yok müfredatı yılda iki kez, üç kez değiştirmek... Yok yok... Hani tek ders hakkı bakanlıkça verilirdi ya buna bile karşıydım. Çünkü bu hak ancak öğretmenlerce verilmeli, politikacılarca değil. Şimdi eğitimciler arka planda, politikacılar ön planda tutmuş çocukların yakasından. Kıyafeti için çekiyor, müfredat için çekiyor, öğretmeni yok, kitabı için ayrı bir oyun. Ve ne yazık ki ülkede yüzlerce eğitim fakültesi, öğretmen yetiştiren kurum var duydunuz mu hiç sesleri çıkıyor mu? Adlarının başında ne unvanlar var da herhalde hiç anlamazlar eğitimden ki hiç sesleri çıkmaz. Bir Talim Terbiye Kurulu var... Vallahi geçenlerde başkanı konuşmuş  ne dediğini anlayan var mı?.. Hazır bir konuşma vardı herhalde onu okumuş.

Binlerce kez söyledik eğitim bir uzmanlık işi… Bırakın uzmanları buna karar versin. Siz ey siyasiler kendi çocuklarınızı istediğiniz gibi okutuyorsunuz, bırakın bu gariban halkın çocukları çağdaş eğitimden yararlansın. Dünyaya, insanlığa Türk genci de bir katkı sağlasın beyni ile... Alıyor gütmeye çalışıyorsunuz. Onlar bizim çocuğumuz, onlar bu ulusun geleceği, bu büyük zenginlik kaynağını feda etmeyin...

Beyin göçünden, beyin kaçağından yakınıyorsunuz… Bu sistemden herkes kaçar. Beynini seven beynini korumak için elbette kaçar. İnsan beyninin onda dokuzu bile kullanılmadan toprak oluyormuş… Yazık değil mi?.. Varsın altınımız, borunuz, kromunuz, petrolünüz çıkmamış kalsın toprakta… Lütfen en önemli zenginlik kaynağımız insanı feda etmeyin.

 

YENİ EĞİTİM YILI NASIL BAŞLADI?

Bayraklar, pankartlar asılmış sokaklara ondan anladık yeni eğitim yılının başladığını. Sonra okul servisleri, sonra okul bahçelerinde, salonlarda siyasiler dikmiş öğrencileri salona vermiş zehirli söylevlerini. Ayaklarına kara sular indi çocukların. Kafaları karmakarışık oldu. İşaret etti öğretmenler onlar da alkışladı. Hani bayram olmalıydı okulların açılışı. Öğrenci andı çınlatmalıydı bahçeyi, İstiklal Marşı ile... Nerde suratlar bir karış insanlar mutsuz. Böyle açıldı yeni yıl. Artık yeter... Gülsün çocuklarımız öğretmenleri ile birlikte. Yer yer ideal öğretmenlerin haberlerini okudukça umudum kökleşiyor yüreğimde, bu maya ölmemiş diyorum hala. Başarılar diliyorum sevgili öğrencilerimize ve değerli meslektaşlarımıza. Elinizde ülkemizin ve ulusumuzun geleceği var bu büyük ve değerli zenginliği iyi değerlendirin heba olmasın. Aydınlık yarınlar sizin ellerinizde. Tüm olumsuzluklara karşın sizden adeta mucize bekliyorum siyasilere inat. Dünyaya adımızı onurla duyurun. Kutlu olsun yeni eğitim yılı...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.