• BIST 120.095
  • Altın 300,890
  • Dolar 5,9458
  • Euro 6,5425
  • Trabzon 12 °C

CEVAPSIZ ARAMA

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

  Aslında bizler hep gerçek olmayan insanlar olduk.
Anlatmak istediklerimizin dışa vurumu, genelde ifade eksikliği ile sonuçlandı. 
Oysa ister yazıp oynarsın, ister seyredersin, ister gezersin, ister gezmezsin.  Her ne yaparsan yap, senin inisiyatifin dahilinde olsun. Özgür irade ve ifade ile.
Eksik ya da yanlış bilgiler döndürüyor dünyamızı. 

Biz değil miyiz? Yüzlerce belki binlerce yıldır kendini ifade ederken zorlanan ve fırsat verilmeyenler.
Kendin için değil de,  ya insanlar ne der diye susuyor, görmüyor, duymuyorsun. Ya da yine insanlar için çalışıyor, susuyor ve durmuyorsun. Kendi hayatını ve düşüncelerini başkaları için gasp ediyorsun. Sonra da yaş kemale erince onca harcadığın zaman için ahlanıp  vahlanıyorsun.
Bizler hatıra defterlerimize bile kendimizin değil, başkalarının fikirlerini yazardık. Hatıra defterlerinin tüm sayfaları neredeyse bana bu temiz sayfayı ayırdığınla başlayıp, sepet sepet yumurta sakın beni unutma ile biterdi.
Oysa hayatımız tek kullanımlık.  Nereye harcamak ya da neyi düşünmek ve ifade etmek istersek onu yaparız. Abartmadan ve kimseyi rahatsız etmeden elbette.  
Kendimize dair her şeyi unuturken başkalarının vakitlerini anlamlandırmaya çalıştık. 
Ruhunuzu hiç dinler misiniz? Eğer onu dinlerseniz size herkesten daha yakın ve samimiyetle düşüncelerinizi fısıldar.  Başkalarının küfelerine doldurduğunuz  ve onları memnun etmek için harcadığınız cümleleriniz oysa size zarar veren oluyor. Kendi küfenizde ki ise sizin şifanızdır.
Evde bir kişinin doyacağı kadar yemek varken, annemiz açken bile karnı tok rolü yapıp bizi doyurmaz mıydı?
Seslerimiz hep karnımızda oldu. Dışa yansımı hep sansürlenerek ve sahte çıktı.
Karşımızda ki ne duymak istediyse onu konuştuk.
Fikirlerimizi ya ağaçlara, ya okul sıralarına ya mahalle duvarlarına yazdık. Her türlü düşüncelerimizi aktardığımız sessiz dert ortaklarımızdı onlar. 
Duygularını, düşüncelerini özgürce ifade edenlere ya edepsiz dendi ya da terörist dendi. İşte o yüzden duvarlar hep  dost oldu.
Bizler gerçek olmayan ve olamayan insanlarız.
Bir eseri eser yapan, ya da sanatı sanat yapan sanatçının ifade özgürlüğüdür.  O yüzden hep geç anlaşılır onların anlaşılması.
Şöyle bir geri gidip çocukluğumuzu  kısa bir film gibi izlesek, ne görürüz.
Ben şu anda bayram elbiseli bir kız çocuğu görüyorum. Evet evet o meşhur kırmızı ayakkabılarda var. Hani sabaha kadar beni uykusuz bırakan ayakkabılar. Ve annesinin o kız çocuğuna herkesle bayramlaşması gerektiğini, üstünü kirletmemesini  ve çok konuşmamasını  öğütlediğini görüyorum. Düşünce kaldırımımda bile annemin bana düşünmemem gerektiğin, kendisinin benim yerime de düşündüğünü ve kendi kaldırımımda bile tosladığım sokak lambasının canımı kısa süreliğine acıtması kadar izlediğim, yine kısa sessiz bir çocukluk anım hatırlıyorum işte.
Sadece bir cevapsız arama misali küçük bir heyecan ve konuşturulmamanın dayanılmaz acısı.
Çocukken dinlediğimiz masallar bile konuşmamamız ve susmamız için anlatılmaz mıydı? Uyumamız için.  
Oysa masallar bana göre hep bilmediğimiz ve konuşamadığımız yerlerdir.  Bence kendini ifade edebilmek ve anlatabilmek müzikle başlar. Masallarda sadece düşler vardır, sihir vardır orada yazar konuşur, sen dinlersin. 
Tıpkı hayatta hep konuşan büyüklerimiz ve susan bizler gibi. Bizim masallarımız hiç bitmedi ki.
Hep sus konuşma ayıp dendi.
Sus konuşma yasak, diyerek bugünlere geldik ne değişti , şimdilerde bir de ceza eklendi üstüne.
Oysa insan bir bildiği var olduğu için susmuyor. Sadece susturuluyor.
Açıklamaya yeltendiğinde pek çok şey dinlenmez ve sen kalırsın ya, o zamanda sana çok konuşan, boş konuşan derler. Çünkü işlerine öyle gelir.
Ben her cümlemi konuşmak yerine sayfalara sığdırıyorum. İyi okumalar. 

 


 
  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.