• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Trabzon 22 °C

Çevreciler ve HES Protestosu!

Çevreciler ve HES Protestosu!

‘Herkes gider Mersin’e biz gideriz tersine’!

Trabzon Halkevi üyesi bir grup önceki gün meydan parkında binlerce ağacın katledileceğini öne sürerek HES’leri protesto etmiş.

HES’ler ve ağaç katliamı!

Protestocuların istisnasız hiçbirinin HES konusunda yeterince bilgisi olduğunu sanmıyorum.

Mesela Sinan Kutay’ın!

Hidroelektrik Santrallerinde; dere, ırmak suyunu boru ve tünellerle yatay olarak bir yerden bir yere getirip, oradan dikey olarak indirme ile elektrik üretiliyor.

Su yatay olarak tünellerden geçtiğine göre başlangıçta ağaç kesilir. Ancak daha sonra bölge yeniden ağaçlandırılır. Hatta ağaçlandırmaya gerek yok, o bölgede kendiliğinden ağaç büyür.

Eskiden dere kenarlarında, köylerde pek ağaç olmazdı.

Çünkü köylerdeki arazilerin büyük bölümü tarla olarak kullanılırdı. Dere kenarlarındaki ağaçlar biraz büyür ondan sonra da kesilir ve yakacak olarak kullanılırdı.

Köylerde yakacak odun bulamayanlar yakın dağlardaki ormanlara yönelirdi. Ormanlarda bilinçsiz ve kaçak kesim yapılırdı.

Sonraları, bu iş bir düzene girdi. Fındık odunu kullanılmaya başlandı. Orman teşkilatı güçlendirildi.

HES’lerdeki asıl sorun ağaç kesilmesi değil dere yataklarının kuruma tehlikesidir.

Gerçi, bunun içinde santrale verilecek suyun bir bölümünün dereye bırakılma şartı var.

O nedenle HES’lerin çevre katliamına neden olacağı görüşüne katılmıyorum.

Trabzonspor’un da dosya verdiği ve ihalesine gireceği Uzungöl HES-1’i ele alalım.

Uzungöl’den Çaykara’ya doğru akan su üzerinde bir değil birkaç HES kurulsa çevreye, o bölgede yaşayanlara ne zararı olur?

Su akıyor, insanlar bakıyor!

Su, kanallarla veya tünelden akıtılarak birkaç km. taşınacak ve dikey olarak santrale inecek, elektrik üretilecek.

Kanal ve tünelin geçeceği bölge özel mülkiyetse 50 metre eninde birkaç km.lik istimlak yapılacak. Bu alan daha sonra, yine yerin sahipleri tarafından işlenecek. Ormanlık alandan, yani devletin mülkiyetinden geçmesi halinde yine belirli bir bedel ödenecek, ağaç kesilecek, kanallar, tüneller yapılacak. Sonra o bölgede yine ağaç büyüyecek.

Protesto ve tepki koymamız gereken işleri görmezden geliyoruz, ses çıkarmıyoruz.

Ülke ve bölge ekonomisine katkı sağlayacak önemli projelere karşı çıkıyoruz.

 

Av. Mehmet Şentürk ve

Trabzon’un içini doldurmak!

 

Baro Başkanı Mehmet Şentürk geçenlerde şöyle bir açıklama yaptı; ‘ Bakın Trabzon’un hep Büyükşehir olmasını tartışıyor ve konuşuyoruz. Biz Trabzon’u Değirmendere, Beşirli arasına hapsetmişiz. Öncelikle bu şehrin içerisine doldurmalıyız. Boş hayalcilikle Büyükşehir olunmaz. Biz olaya sadece maddi yönden bakıp büyük şehir olmasını istiyoruz. Trabzon’un içerisi eğer dolu olursa tabii ki Büyükşehir olmasını hepimiz o zaman isteriz. Bakın bu şehir çok büyük spor adamları çıkardı ama bir spor alt yapısı yok. Bu şehre 22 ilden otopsi için gelenler var.  Bu şehirde güzel bir adli tıp merkezi yok. Bu şehirde özel bir üniversite yok. Bu şehri önce planlayıp içerisini doldurduktan sonra büyük şehir olup olmamasını tartışacağız. Bizim avukatlarımız adliye binası ile tabakhane arasında davalara yetişmek için maraton yaparken biz Büyükşehir olamayız bunu konuşmamalıyız. Önce şehrin içerisini dolduracağız”

‘Trabzon’un içini doldurmak’

Trabzon’un içi nasıl dolacak, kim veya kimler dolduracak?

Belediye’nin görevleri belli!

Özel Üniversite kuramaz, adli Tıp yapamaz, yeni adliye binası inşa edemez, hastane, okul vs. yaptırmak belediyelerin görevi değil.

Belediyeler; planlama yapar, imarı düzenler, hizmet verir,  düzenli temiz su verir, çöpü toplar, sokakları temizletir vs.

Belediyeler yatırımcı kuruluş değildir.

Trabzon kent içersine adli tıp veya adliye binası yapmak belediyenin değil merkezi hükümetin görevidir.

Aslında Trabzon’un içini doldurmak değil boşaltmak gerekir!

Yeni yerleşim yerleriyle, yeni merkezlerle kenti büyütmemiz gerekir. Bu büyüme kente nefes aldırır, kenti güzelleştirir. Nüfusunu da çok fazla arttırmaz.

Şehirlerin büyümesi, içlerinin doldurulması direk olarak ekonomi ile üretimle ilgilidir.

Bir kentte istisnalar dışında ekonomik aktivite, üretim olmasa göç de alamaz.

Dolayısıyla büyüme de olmaz!

Sen, şehri ne kadar Büyükşehir statüsüne alırsan al hiçbir şey değişmez.

Erzurum’da değişti mi? Değişmedi!

Nerede değişti?

Üretim olan, ekonomisi gelişen kentlerde! Mesela Kayseri’de, Konya’da, Kocaeli’nde!

Şentürk, şehirde spor altyapısı olmadığından bahsediyor.

Trabzon’u dünden bugüne yöneten Belediye Başkanları ve Meclisleri, semt sahalarını, yeşil alanları imara açmasaydılar, kentin her bölgesinde bir saha olurdu.

Ayrıca, Türkiye’de uygulanan eğitim sistemiyle Trabzon baştan sona spor sahaları ile donatılsa ne olur? Sporcu mu yetişir?

Trabzon Belediyesi sahilde tam sayısını bilmiyorum ama herhalde 10’dan fazla saha yaptırdı.

Sahalar bomboş! Okul bahçelerini halı saha yaptırmışız. Yaşlısı genci para ile top peşinde

Çocuk sabah okula gidecek, öğleden sonra kursa, akşam bilgisayar başında!

Sonuç olarak, kentlerin içini doldurmakla kentler büyümüyor, güzelleşmiyor, nüfusu da artmıyor.

 

İbrahim Hasanbaşoğlu!

 

Önceki akşam, TV’de haberleri izliyordum. Telefon çaldı. Karşıdaki ses ‘Abi İbrahim Hasanbaşoğlu’nu kaybettik. Haber vereyim, dedim’.

İbrahim Hasanbaşoğlu’nu yıllar öncesinden tanırdım.

Ağabeylerinin, batpazarında kumaş mağazaları vardı.

Rahmetli babamın iyi dostları idiler! Zaten karşı köyden Zangarya’dandılar.

Babam elbiselik kumaşı ağabeyisinin mağazasından alırdı.

Hatırladığım kadarıyla Tabakhane’de Nevzat Şakar’ın babasına diktirirdi. O’da babamın dostu idi!

İbrahim Hasanbaşoğlu, bizim çocukluk yıllarında sosyal aktivitesi olan sayılı ağabeylerimizden biri idi.

TS Clup’un karşısındaki eczanesine her uğradığımda, kendisine takılırdım,

‘Abi ne günlerin vardı. Ama yine iyisin. Giyiminle, kuşamınla, saç modelinle, farklılığını fark ettiriyorsun’ derdim.

Hoşuna giderdi, beni bırakmazdı.

Eczanesini birkaç ay önce Vilayet karşısına taşımıştı. Giray Bulak’ın eşi Menekşe Hanım’ın eczanesinin yerini tutmuştu.

Geçenlerde mahalleye gittiğimde, kendisine uğradım yoktu.

İbrahim ağabeyemize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

 

Vatandaşın Çilesi!

 

Trabzon- Kireçhane yolu’nun Bengisu ve Aktoprak köyü geçişlerinde yaşanan istimlak sorunu tam bir çileye ve umursamazlığa dönüştü.

Ahmet Yıldırım ve Özgür Özdemir, önceki gün yol güzergahında arazileri istimlak edilen ve paraları henüz ödenmeyen vatandaşlarla görüştüler.

Emekli banka müdürü Sedat Şahin, ‘mağduriyetimiz 21 şubat 2006 da başladı. Karayollarına yardımcı olmaya çalıştık, hep zarar gördük. İstimlak bedellerini düşük tuttular’ diyor.

İstimlak; çoğu uzmana göre ‘Faşist’ bir uygulama olarak nitelendiriliyor.

Bu görüşe ben de katılıyorum.

Yani, birinin evini barkını, arazisini kamu yararına da olsa istimlak ettiğinde değerinden fazlasını vereceksin veya karşılıklı olarak anlaşacaksın, piyasa değeri üzerinden ödeme yapacaksın.

Bengisu’da vatandaş, değerinden fazlasını değil hakkını istiyor. Onu da alamıyor.

Karayollarına başvuruyor, cevap alamıyor.

O bölgede mağdur olan çok sayıda insan var.

Geçenlerde İsmail Gümrükçü, benzer şikayette bulundu.

TOKİ’de benzer işler yapıyor. Vatandaşın arazisini alıyor, konut yapıyor, satıyor, para kazanıyor.

Kamu yararına da olsa, arazisi, evi istimlak edilen vatandaş mağdur edilmemeli.

Karayolları Bölge Müdürlüğü, Siyasiler bu tür olaylara müdahil olmalı. Vatandaşın yanında yer almalıdırlar.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.