• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Trabzon 21 °C

CHONG AE

Gürsel ÖZGÜR

Üzülerek ifade edeyim ki, bir zamanlar sahip olduğumuz ve övünçle anlattığımız birçok duygumuzu ve erdemli davranış biçimlerini başkalarının hareketleri sayesinde hatırlıyoruz. Böylesi bir hatırlama aslında ulusun felakete sürüklenişinin de öncü göstergesidir. Bireyleri ve dolayısıyla toplumu bir arada tutan sevgi, saygı, hoşgörü, yardımlaşma, vefa, çalışkanlık gibi davranış şekilleri üzülerek ifade edeyim ki, bozularak devam ederken yok olmaya doğru yüz tutuyor.
Bunun yansımalarını da bozulan aile yapısı itibariyle gençlerde artan madde bağımlılığında görüyoruz. Yani Mustafa Kemal’in ‘’ Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan yorulmadan yürüyecektir.’’ diye umut bağladığı gençlik sanki biraz yorgun gibi… Pırıl pırıl gençlerimiz çoğunlukta, ama bu sosyal yaradan onların da rahatsız olduğuna inanıyorum.
Üç aydır oğlum Çağdaş Amerika’da work and travel(çalış ve gez) programı kapsamında Virginia eyaletinde Çin lokantasında garsonluk yapıyordu. Döndü, tabi hediyeler almış bize. Kendi hediyelerini verdikten sonra “ Baba bu son vereceğim hediye seni çok sevindirecek” dedi ve ben de merakla açtım. Çerçeve içinde gül buketi ile duygu dolu ve gurur verici bir not. Evet, oğlum beni iyi tanımış. En çok o notta yazılanlara sevindim.  Hani hep konuşulur ya, “çocuklarınıza zengin olmayı değil, mutlu, onurlu olmayı öğretin.” diye, doğru değil mi? 
Bakalım çevremizde, zenginler mi fakirler mi mutlu? Mutluluğun maddiyatlaştıkça yok olduğunu savunuyorum. Gelelim nota, şöyle yazıyordu:
Merhaba, benim adım Chong Ae. Güney Koreliyim. Oğlunuzla Peking Restoranda beraber çalışıyoruz. Babanızın Kore Savaşı’nda bulunmasından çok müteşekkirim. Teşekkür ederim ve Tanrı sizi korusun.
Ne kadar sevindiğimi, gururlandığımı, mutlu olduğumu anlatamam. Bu sevinç ve onur bana ait değil, aslında hepimize, Türk Milleti’ne ait. Babam Kore Savaşı’nda Yüzbaşı idi ve o yüzden abime de “Koray” ismi verilmişti. Babam ile hayatımızın çok ortak yönleri var, asker ve siyasetçi olmanın dışında…
Güney Kore mucizesi kendiliğinden olmadı. Milli Mücadele ile bir ulusun yeniden yaratılması kolay olmadı. Başarıya giden yol erdemli davranışlar ve toplumsal menfaatlerin öne çıkması ile oluyor. Ne zaman kişisel çıkar, hırs, sevgisizlik ortamı artar ve kin, nefret tohumları yeşerirse o zaman aile, toplum, ulus için tehlike çanları da çalıyor demektir.
Anıtkabir de eğilen Japonya Prensesini göz önüne getirelim. Ne güzel gelenek, saygının derinliğine bakın. Hala kurucu liderine hakaret edenler bu görüntüden utanmıştır umarım.
Ülke iyi yönetilemediği, yöneticiler örnek olamadığı ve Atatürk felsefesinden uzaklaşıldığı için erdemli davranış biçimlerini de kaybediyoruz.
NEREDELER
Her Cuma günü Beyazıt Cami önünde türban eylemi yapan topluluk nerede? İstediklerini aldılar diyeceksiniz. Evet, aldılar ama aynı anlayış islamın gösterişli hayatına da karşı çıkması ve ülkenin yok edilen tarımı, hayvancılığı, satılan liman, toprak ve öz değerlerinin kaybedilmesi karşısında da tavır göstermesi gerekmiyor mu? 
Nerede eski arabaların arkasındaki ‘’Mülk Allahın’dır’’ yazıları. Şimdi türbanlı kadınlarımızı son model arabalarda görüyoruz ama ‘’ Mülk Allahın’dır’’ yazıları yok.
O gün bu yazıları eski arabalarına yazanlar şimdi lüks arabalarına aynı yazıyı yazmıyorsa çifte standart var demektir. Lüks ve şatafat içerisinde yaşamak İslamın düşüncesine aykırıdır, Müslümanlık yalnızca şekilcilik olamaz. Yaşam biçiminin özünde sadelik, mütevazılık, yardımlaşma, iyilik olmalıdır.
Toplumun düzelmesi bireyden başlar ki zor değildir. Hızlı bir değişime ihtiyaç vardır. Öncelikle modern bilime dayanan ve erdemli insan yetiştirmeye yönelik eğitimin başlatılması hiç zor değil. Her yıl yap-boz yapmadan bilimsel ve çağdaş eğitim sürdürülürken, görgü kurallarını da içeren ve insani duyguları yeniden öğreten eğitimin uygulanması ile toplum arınır.
Diğer önemli eksiklik de sosyal adaletin olmayışıdır. İnşaatçılıktan elini çeken yönetimin üretime yönelerek iş imkânı yaratılması ve paylaşımcı ortamın sağlanması gereklidir. Olur mu? Çok kolay olur. İrade koyulursa olmaması mümkün değil, liyakatli yani siyaseten değil yeteneğine binaen seçilen yöneticilerle değişimi yapmak hiç de zor değil. O zaman dış güçler, uzay güçleri vb. güçler sana hiçbir şey yapamaz. Eğitim, ahlak, adalet ve üretim oldu mu, işte size Güney Kore mucizesi.
Chong Ae bana hediye gönderirken unutulmaya yüz tutan duyguları da hatırlatmış oldu. Sağ olsun, örnek alınacak davranışlardan dersler çıkarmalıyız, çok geç olmadan… Bu vesile ile Gaziler Gününde tüm Gazilerimize şükran ve minnetlerimi sunuyor, şehitlerimize rahmet diliyorum.
Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

birinci-kisma-(1).jpgbirinci-kisma-(2).jpg
 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.