• BIST 100.021
  • Altın 280,290
  • Dolar 5,7250
  • Euro 6,2958
  • Trabzon 17 °C

CHP iktidara gelebilir mi?

Gökhan DİHKAN

Türkiye'de CHP'liler bir köye giderler, tohum, gübre ve mazotun ne denli pahalı olduğunu, köylünün hükümet tarafından ezildiğini anlatırlar. Köylü hükümete CHP'lilerden daha kızgındır. Çünkü köylünün elindeki mahsul doğru dürüst para etmemektedir. Sonunda kahveden çıkarken CHP'liler "Eh bu defa bize oy verirsiniz" derler. Köylüler ise, "Allah kerim inşallah" cevabını verir. Ama yapılan seçim sonunda sandıktan yine iktidardaki sağ-muhafazakar partilere oy çıkar.

Bu olayın benzerleri neredeyse her seçim döneminde Türkiye'nin farklı bölgelerinde aynen yaşanır. Bunun nedenini bulma noktasında CHP milletvekilliği de yapmış olan Prof.Dr. Hurşit Güneş'in bir kitabında yer verdiği örnek olaya bakmak ufuk açıcı olabilir. Sözü ona bırakalım:

"2011 seçimlerinden sonra Kocaeli milletvekillerini Kandıra'da tanıtmak için çarşıda dolaşıyorduk. Yaşlıca bir köylüye milletvekillerinden birini tanıttım. Çiçeği burnunda CHP'li milletvekili adama, ‘Bana oy verir misin’ diye sordu. Yaşlı köylü, ‘Neden olmasın? Hangi partidensin’ deyince bizim arkadaş, ‘CHP’ deyiverdi. Yaşlı adam da yanıt olarak, ‘Bak işte o olmadı. Ben müslümanların partisine oy veriyorum’ dedi"

Hurşit Güneş'in aktardığı bu anekdot Türkiye'de siyasetin ekonomik etkenlerden daha çok ülkenin sosyokültürel dokusuyla alakalı olduğunu ispatlıyor. CHP'nin seçimlerde bir türlü istediği sonuca ulaşamamasının temel sebebi bu dokuyu çok dikkate almamasından kaynaklanıyor. CHP hitap ettiği toplumsal tabanı genişletmek istiyorsa ülkenin söz konusu toplumsal yapısını iyi analiz etmek durumunda.

Halkın gözünde CHP cumhuriyet devriminin öncü sınıflarının egemenliğini temsil ediyor. Bu egemenliğe Türk seçmeni bir direnç gösteriyor. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana yapılan devrimlere muhafazakar seçmende biriken bir tepki algısı var. Türk seçmeni ülkenin genel ekonomik yapısında süregiden kötü gidişata sebep olanların kim olduğuna, kamu harcamalarındaki aşırı artışı kimin yaptığına, çeşitli rüşvet ve yolsuzluk olaylarının altında kimin imzası olduğuna, usulsüzlükleri gerçekleştirenlerin kimliğine, ihalelere fesat karıştırarak, adrese teslim ihale dağıtarak yandaşlarını haksız şekilde zenginleştirenlere vb. etkenlere bakarak oy tercihinde bulunmuyor.

Türk seçmeninin oy tercihinde temel belirleyici faktör din ve dini hassasiyetlere duyarlılık... Din Türklerin yaşantısında çok önemli bir konuma sahip. Söz konusu önem görüntüde kalsa, insanların hayatında pratiğe pek yansımasa da bu şekilde ortaya çıkıyor. Türkiye'de dinin toplumsal hayattaki yerini ve rolünü anlamadan siyasi strateji belirlemek imkansızdır bana göre... CHP ise dinin toplum hayatındaki yerini anlamak konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor. Türk seçmeninin CHP'ye genel bakışı yazımızın başındaki köylünün, "Ben müslüman partilere oy veriyorum" tespitinde saklı.

İster doğru bulunsun ister bulunulmasın halkın büyük bir çoğunluğu için oy tercihinde bulunmanın kriteri basit bir örnekle ifade edersek camide Kur'an okuyan, namaz kılan bir siyasi lideri internetten, televizyondan izlemekten ibaret.

Bizce halkın gönlüne girmek isteyen CHP'lilerin yapması gereken İslami hassasiyetleri gözetip, helal-haram ayrımı gözetip, İslami emir ve yasakları samimi bir şekilde içselleştirmelerinden geçiyor. Bunu gördüğü an seçmenin tercihi de kendiliğinden değişecektir. Böyle bir tavır sergilemek de ikiyüzlü davranmak, dini siyasete alet etmek anlamına gelmez. Nasıl CHP'liler Anıtkabir'e gittiklerinde Atatürk'ü siyasete alet etmiş, Atatürk'ü suistimal etmiş, Atatürk'ü siyasi amaçları için kullanmış olmuyorlarsa; 5 vakit namaz kılan, Kur'an okuyan, oruç tutan, zekat veren, dini hassasiyetleri gözeten siyasilerin bu tutumu da dini siyasete alet ettikleri, dini siyasi amaçları için kullandıkları anlamına gelmez. Özetle diyeceğimiz o ki İslami hassasiyetleri hayatın her alanında gözetmek dini siyasete alet etmek değildir.

Dini değerleri içselleştirip yaşamak, Allah'ın emir ve yasaklarına uygun bir hayat sürmek ve buna ilişkin politikalar üretmek muhafazakar-sağ partilerin ve partililerin tekelinde değildir, olmamalıdır. 

CHP ve CHP'liler bu dikkat çekmeye çalıştığımız hususları göz ardı edip umursamazlarsa Türkiye'de yapılan daha birçok seçimden yenilgiyle ayrılmaktan kurtulamayacaktır. Köylümüz kendince yaptığı tespitte ne diyordu: "Ben müslüman partilere oy veriyorum"

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.