• BIST 111.032
  • Altın 174,588
  • Dolar 4,0640
  • Euro 4,9847
  • Trabzon 16 °C

CHP ORTAHİSAR MERKEZ İLÇE SEÇİMİ!

H. Kamil Ataman

       Geçen hafta Pazar günü yapılan CHP Ortahisar Merkez İlçe seçimini gittim.

                               İki adaylı seçim olduğundan delege katılımı yüksekti. Celal Akaç ile Ömer Hacısalihoğlu arasındaki seçimi 50 oy farkla Hacısalihoğlu kazandı.

                               Seçim sürecinde hiç bir tatsız olay yaşanmadı, dışarıda yapılan kulisler ise fevkalade saygılı bir şekilde geçekleşti.

                               Ortamdaki bazı gözlemlerim beni ve çok sayıda partiliyi rahatsız etti. Bazı kişilerin parti için değil, kendi çıkarları, yakınları için yaptıkları şeyler hiç hoş görüntü vermedi!

                               CHP, Trabzon’da hala aynı kişilerin elinde oyuncak durumunda! Yaşlarına, başlarına bakmadan; parti çıkarlarını koruyacaklarına, ağabeylik yapacaklarına tam tersini yaptılar. Adaylardan çok onların çalışması, delegeyi bir an olsun başıboş bırakmamaları ise hayli ilginçti.

                               Yönetimlerde, delegeler arasında muhakkak yakınlarını bulunduruyorlar ve bu sayede parti içi hâkimiyetlerini sürdürüyorlar. Trabzon’da yaşamayıp 150 kişilik il delegesi listesine yazılan bir kaç ismi gördüm. Yasal olarak hiçbir engel yok ama bence hiç de etik değil. İstanbul’da yaşayan İstanbul’da, Ankara’da yaşayan ise Ankara’da mücadelesini vermeli.

                               Söz verilip listeye alınmayanların isyanı ise ayrı bir olaydı! Hacıkasım üyesi olan bir bayanın, o saatte çoluk çocuğunu bırakıp oraya gelmesi çok hoştu. Gelip listelerde kendi ismini görmemesi üzerine üzülüp serzenişte bulunması ise hiç hoş değildi.

                               Ortahisar Merkez İlçe seçiminde taraflar için bütün güçlerini sarf eden bazılarının aslında kendileri için çalıştıklarını biliyoruz. Herkesin kendi geleceği için mücadele verdiği ortadaydı, zaten gizleme gereği bile duymadılar!

                               Cumhuriyet Halk Partisi’nin Trabzon’da iyi çalışma yapması gerekiyor… Birlik beraberlik içinde halka gidip oy istemli, onları ikna etmeliler. Küskünleri partiye çağırmaları gerekli… Kendi menfaatlerini düşünmeyi bırakıp, partinin kazanımlarını sağlamalılar.

                               Şimdi il başkanlığı için büyük bir yarış başlayacak. Adayların isimleri ortalıkta dolaşıp duruyor. Bu isimlerin hiç birisi partiye katkı sağlayamaz…

Çünkü bunların hepsi denenmiş ve başarı sağlayamamış kişiler!

                                                               ANLAYANA

“HELALİN ADI KALDI GÖREN YOK, HARAM KAPIŞILDI HALA DOYAN YOK!”

                                

 

                                                              

NOT: UĞUR’A MEKTUBA GİRECEK

 

 

FARUK AKBAL’IN DAVETİ…

                               Geçen hafta Cumartesi günü, yakın dostum, Ağabeyim Şeref Akbal’ın ağabeyi Faruk Akbal, beni Akçaabat’a mekanına davet etti. Bu kibar daveti tabi ki reddetmek olmazdı. Şeref Akbal ile buluşup hemen Akçaabat’a gittik.

                               Faruk Bey’in odasına girdiğimizde bizi bekleyen iki kişi daha vardı. Öpüşüp, selamlaştıktan sonra koyu sohbete koyulduk. Spordan-siyasete her şeyi konuştuk. Faruk Bey ve arkadaşlarının bilgi ve donanımı fazlasıyla iyiydi.

                               Konuştuklarımızı burada yazmayacağım. Aramızda kalması gereken çok güzel fikir alış-verişi yaptık.

                               Akçaabat’ın sıkıntılarını anlattılar… Bunlar gizli kalınacak sorunlar değil. İlçenin ekonomik sıkıntısı yaşadığını vurguladılar.

                               Faruk Bey, sohbetin bitmeyeceğini anlayınca muhabbeti keserek kebap yeme davetinde bulundu ve bürosunun yanında bulunan kebapçıya geçtik.

                               Şeref Ağabey ve Faruk Bey ile baş başa yemek yiyeceğimizi zannediyordum ki masaya iki kişi daha eklendi. Abdullah Köroğlu ile Mustafa Bak’ta bizlerle olmak, tanışmak adına yemeğe katılmışlar.

                               Kebaplar söylendi, yenildi, içildi ve koyu bir sohbete başlandı. Harika konulara girdik, kâh güldük, kâh üzüldük. Ülkenin bu kadar sorunu karşısında bir nebze gülebilmenin keyfini yaşadık.

                               Yemek sonrasında Şeref Ağabey ile Trabzon’a dönmek için dostlarla teşekkür ederek vedalaştık. Daha sonra Şeref Ağabey ile bir Akçaabat turu atmaya karar verdik ve bir arkadaşının av malzemeleri satan dükkanına uğradık. Çaylar söylendi, muhabbet başladı… Mekan sahibi, bu ekonomik sıkıntıda ticaret yapmanın zorluklarını anlattı, ayakta durmak için çok zorlandıklarını işaret etti.

                               Daha sonra Trabzon’a vardık…

                               Akçaabat’a bizi davet eden, bize hoşça vakit geçirten Faruk AKBAL ve dostlarına sonsuz teşekkürler ediyorum… Sağ olun, var olun.

                               

 

                                                               FUTBOLDA VERGİ REZİLLİĞİ!

                               Bir ülkenin ekonomisini ayakta tutan vergilerden gelen paradır. Hükümetler, vergi konusunda her zaman güçlüden yana tavır almış, vergileri garip gurebanın sırtına yüklemiştir.

                               Türkiye’de en çok para kazanan kesimlerin başında futbolcu topluluğu geliyor. Buna karşılık; Türkiye, Süper Lig’inde oynayan futbolculara uyguladığı % 15’lik gelir vergisi oranıyla Avrupa’da futbolculardan en düşük vergi alan 2.ülke…

                               Yürürlükte olan Gelir Vergisi Kanunu’na göre; Süper Lig’de oynayan futbolcular % 15, bir alt ligde oynayan futbolcular % 10, diğer alt liglerde oynayan futbolcular ise % 5 vergi veriyor.

                               Avrupa’da futbolculardan en az gelir vergisi alan 1.sıradaki ülke, % 10 pay ile Bulgaristan… Türkiye ise Litvanya ile birlikte % 15 pay ile 2.lik sırasını paylaşıyor.

                               Gelişmiş ülkelerde ve Batı Avrupa ülkelerinde, sporcuların elde ettikleri gelirlerden tahsil edilen vergi oranları ile Türkiye’de uygulanan arasında ciddi faklar dikkati çekiyor!

                               İsveç % 56,9’luk oranla en yüksek vergi uygulayan Avrupa ülkesi olurken, bu ülkeyi sırasıyla; % 56,5 ile Portekiz, % 55,6 ile Danimarka, % 53,7 ile Belçika izliyor…

                               Avrupa futbolunun kalbi olan ülkelerden İngiltere’de profesyonel futbolcu gelirlerinden % 45 vergi alınırken, bu oran Almanya’da % 47,5, İtalya’da % 47,9, Fransa’da ise % 50,3 olarak gerçekleşiyor.

                               Türkiye’de futbolcular % 15 vergi öderken, onlardan çok daha az paralar kazanan hocaların ise % 35 oranında vergi ödemeleri enteresan!

                               Avrupa’da bu oranlar direkt olarak futbolcuların aldıkları ücretlerden kesilirken, Türkiye’de “katakulli” çevrilerek bu pay da kulüpler tarafından ödenmektedir!

                               Bir transfer bedeli ile milyonlar kazanan futbolculardan kesilen vergi payının arttırılması için “yasa teklifi” yapıldı ama tam tersi gelişme yaşanarak; 2017’nin sonunda bitecek şimdiki yasa 2019’a kadar uzatılmak isteniyor!

                               Asgari ücret alan bir vatandaştan(!) % 21 vergi alacaksın, milyonları cebine atan futbolculardan ise % 15 vergi alacaksın!

                               Bu nasıl bir suiistimaldir?

                               Yazıktır… Günahtır… HARAMDIR!

  

 

                                                               ‘ŞANSSIZ’ URFASPOR!

                               Şanlıurfaspor’da kiralık olarak üçüncü sezonunu geçiren Trabzonsporlu futbolcu Mertcan Çam, Kulüp Başkanı(!) ve adamları tarafından kulübe çağırılarak darp edildi!

                               Olay şu:

                               “Mertcan, 200 bin TL tutarındaki 2 yıllık alacaklarını kulübünden tahsil edemeyince, haklı olarak TFF’ye başvuruyor. Akabinde kulübe TFF tarafında ödeme yapması talimatı geliyor. Bu olay karşısında sülün kabadayısı Başkan deliye dönüyor! Mertcan’ı kulübe çağırıyor. Mertcan bu çağrıya icazet edip kulübe geliyor ve Başkan’ın odasına giriyor… Girer girmez Başkan(!) saldırıya geçiyor ve yaklaşık 10 fedaisi ile birlikte Mertcan’ı tartaklıyorlar, dövüyorlar, darp ediyorlar!”

                               Şanlıurfaspor, Trabzonspor’un kardeş kulübüymüş… Hadi be oradan! Böyle bir Başkan’ın olduğu bir kulüp ile tüm ilişkiler bitirilmelidir. Trabzonspor’un, Mertcan’ı ne bedelle Şanlıurfaspor’a kiraladığını bilemiyorum? Tahminime göre “bedelsiz” kiralanmıştır.

                               Olayın üstünden neredeyse bir hafta geçti, Trabzonspor’dan bir açıklama, kınama gelmedi! Mertcan’ın tapusu Trabzonspor’da Beyler! Ne olursa olsun 22 yaşındaki bir futbolcunun gasp, darp edilmesine duyarsız kalamazsınız, hemen harekete geçip bu olayın üstüne gitmelisiniz. Trabzonspor’a yakışanda budur. (yazıyı yazdığımda açıklama geldi ama beni tatmin etmedi)

                               Olaya İçişleri Bakanı Soylu girmiş. Soylu; “Olayın takipçisiyiz. Gereken neyse yapılacaktır. Böyle bir şey yaşanmışsa zaten yapanlar cezalarını çekeceklerdir.”demiş.

                               Bakan Soylu’nun olayı sahiplenmesi tabi ki sevindirici bir hamle, fakat “böyle bir şey yaşanmışsa” ifadesini kullanması bana ilginç geldi! Olay net şekilde ortada; Başkan denilen sünepe bir genç futbolcuyu adamları ile darp ediyor. Bakan’ın tereddüdünü gidermek için kendisine bir tüyo vereyim; Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcılarından biriside olay anında O odadaydı. Çok rahat kimin olduğunu çözebilir ve olayı ondan dinleyebilir.

                               Mertcan olayı kolay yutulacak bir lokma değil! Bu Mafya tipli Başkan, şu anda gözaltında. Trabzonspor, hukuk departmanını harekete geçirmeli ve olayın üstünün kapanmaması için elinden geleni yapmalı.

                               Bu sokak kabadayısının, Şanlıurfaspor başkanlığında kaldığı sürece, Şanlıurfaspor ile ilişkiler askıya alınmalıdır, yaptırım uygulanmalıdır.

                               Adını bile yazmaya tenezzül etmediğim bu zat-ı rezil, başkanlık koltuğunda kaldığı sürece, Şanlıurfaspor bizler için Şanssız Urfaspor’dur!

                              

                               

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.