• BIST 114.389
  • Altın 326,956
  • Dolar 6,1510
  • Euro 6,6651
  • Trabzon 9 °C

CHP’de kim kazanır?

CHP’de kim kazanır?
CHP’nin bugün yapılacak olan Ortahisar ilçe kongresinin sonucu, yalnızca yeni ilçe başkanını belirlemeyecek il başkanlığı hesapları yapanlar için de önemli bir seçim olacak.

Park Restorandaki kongrede 412 ilçe delegesi, başkan, yönetim kurulu üyeleri ve 148 il delegesi için oy kullanacak. İlçe başkanlığı için Fatih Suat Oyman ile Şenol Çoban yarışıyor. Trabzon eski belediye başkanı Suat Oyman’ın torunu olan Fatih Suat Oyman’ı, mevcut ilçe başkanı Ömer Hacısalihoğlu ve ekibi destekliyor. Şenol Çoban’ı ise Hacısalihoğlu’na ve Güzide Uzun’a karşı seçimi kaybedenler ile gençlik kolları başkanlığı yapan isimler destekliyor. Çoban’ın kazanması halinde, Güzide Uzun’un yanı sıra Cahit Erdem, Celal Akaç ve dördüncü bir ismin il başkan adayı olabileceği söyleniyor. Fatih Suat Oyman’ın kazanması halinde ise il başkanlığı için Ömer Hacısalihoğlu büyük avantaj elde edecek. Akçaabat ve Düzköy delegeleri ile birlikte seçimi banko kazanabileceği söyleniyor. Ancak, mevcut il başkanı Güzide Uzun ve potansiyel adaylardan Cahit Erdem ve Celal Akaç’ın da Ortahisar ve batı ilçelerinden  çok sayıda delegenin oyunu alabileceği belirtiliyor.

 Her iki tarafın kurmayları seçimi kazanacaklarını söylüyor. İki tarafın bu denli iddialı olduğu bir seçimde şu aday kesin kazanır demek zor ancak, ancak Ortahisar’ın mevcut ilçe başkanı Ömer Hacısalihoğlu’nun adayı olan Fatih Suat Oyman sanki bir adım önde gibi. Gazetemiz yazarı Hasan Kurt, seçimi her iki adayın delege listesinde yer alan 15-20 ismin belirleyeceğini söylüyor. 

 

Yandaşa 780 bin TL!

Demokrat Parti GİK üyesi Ali Akar, TİSKİ’nin Değirmendere’de siyasi iktidara yakın bir işadamının binasını yıllık 780 bin liraya kiraladığını öne sürdü.  Ali Akar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Trabzon Büyükşehir Belediyesinden bazı duyumlar almaktayım. TİSKİ’nin Arsin’den merkeze gelmesi doğru bir karardır. Vatandaş açısından uzak, çalışanlar için de her gün gidilip gelinen, fazla yakıt harcanan yanlış bir yer seçimi idi. Buraya kadar olan her şey doğru. Gelelim yanlışlara; TİSKİ terminal karsısında bir yandaş yeri kiralıyor. Yıllık kira bedeli 500.00 TL yetmedi bir de binanın tadilatı ile bu yıl 780.000 TL olarak kiralanmış. Encümenden geçmiş, sonra da meclise bilgi verilmiş. Çok yazık, bu milletin parası nasıl peskeş çekiliyor. Bu kiralama yanlıştır. Büyükşehir Belediyesi binasından Ortahisar Belediyesi çıkmış, 3.kat tamamen boşalmış. Bu kata eski köy hizmetleri bölge müdürlügünde bulunan imar işlerini ve diğer birimleri taşımıyorsun, taşısan o bina boş kalacak, TİSKİ’yi de o binaya yerleştirirsiniz, kira da ödemezsiniz. O binanın yeterli olmadığı söyleniyor, halbuki kiralanan yerden daha büyük bir alana sahiptir,eğer yetmezse koridorlar başına Trabzon tarafına bina ilave edersiniz bir kere para harcayarak istediğiniz alanı elde edersiniz.

‘Köy Hizmetleri Bölge Müdürlüğü binası yetmiyor’ demek bizleri aptal yerine koymak demektir. Neden mi? Bu bölge binası 7 ile hizmet veren bir yapıdır. 46.000 m2 yani 46 dönüm yerdir. ‘Buraya sığmıyoruz’ demek aklımızla alay etmektir. Neden o binayı TİSKİ’ye kullandırmıyorlar? Bir başka duyum daha aldım. Bu alan tamamen veya kısmen satılacak. Başkana soruyorum; bu duyumlar doğru mudur? Doğru ise bu ihaleyi durdurun. Belediye meclis üyelerine sesleniyorum; bu kiralamayı hukuka taşıyın, yürütmeyi durdurma kararı alın. Burada kamunun, milletin zararı vardır. Alan daha büyüktür savunması doğru değildir.”

 

Avni beyin evinde!

ANAP eski il yöneticilerinden, mimar, mühendis, müteahhit Tamer Çelik, eski milletvekili Avni Akkan’ın Ankara’da milletvekili lojmanlarında yaşadığı bir olayı anlattı.

“Sami Demirkan ile akşam saatlerinde Avni Akkan’ın evine gittik. Hoş beşden sonra, Avni, ‘Bu akşam benim misafirim olacaksınız, bir yere gidemezsiniz’ dedi. Biz olmaz gideceğiz diye ısrar ettik ancak nafile… Hoca hanım bir yandan pasta ve çay, meyve servisi yapıyor. Keyifli bir akşam… Ve yatma zamanı geldi… Avni, yatacağımız odayı gösterdi. Odada iki tekli yatak. Yatağa girdik, başladık sohbete…Od da bir de mini bir çalışma masası var. Avni Akkan’ın kızı o yıllarda 7-8 yaşlarında, o masada ders çalışıyor. Bilenler bilir, milletvekili lojmanları dışarıdan anlı şanlı bilinir ancak lojmana vekiller zar zor sığıyor. Bir de yatılı misafir geldi mi durum bizimki gibi! Velhasıl sohbet, dedikodu derken, bir de baktım Avni Akkan’ın aleyhine sessiz sessiz veryansın ediyoruz. Yatakta silkindim, Sami’ye, ‘Sami biz neredeyiz, Avni beyin evinde… E ne yapıyoruz, konuşuyoruz herifin aleyhinde… Ula dedim ya bak ettiğmiz işe… Herifin yemeğini yedik, evinde yatıyoruz, bir de konuşuyoruz aleyhinde… Sami de, ‘yahu vallahi de öyle’… Dedim ki, ‘iyi mi bir de çocuğu bizi dinlesin de desin babasına...’  Ertesi gün, kızımız konuştuklarımızı noktası virgülüne anlatmış babasına. İyi de etmiş… Ne konuştuğumuz hatırlamıyorum ama… Dili kontrol edemedin mi, bir de arkadaşın dedikoducu oldu mu? Buyur, olacağı budur… Konu olur…Kahkahayı patlatırız… Sen benim evimde aleyhimde konuştun…. Elcevap; hasettim… Dürüst güzel samimi günlerdi. O günleri çok ama çok özlüyorum’…

 

***

 

Rahşan Ecevit yüzyıllık cumhuriyetin tüm siyasî deliliklerinin en sessiz tanığı olarak öldü. Türkiye gibi bir ülkede yüzyıla yaklaşan bir hayatla bütün o politik çekişmelerin içinde yer almış olmak, ihtilal zamanlarında evindeki gümüş kaşıkları satarak güçlüklere karşı direnmek ve sürekli perde arkasında kalıp gelişmeleri değerlendirmek için çelik gibi sinirlere sahip olmak gerekir. Bu açıdan bakıldığında Rahşan Ecevit ilginç bir kişilikti. Ama onu kitlelerin gözünde soğuk ve mesafeli yapan tuhaf bir yanı da vardı. Türkiye ise onu koalisyon iktidarında çıkan Rahşan affıyla tanıdı.

AKP'nin iktidara gelişiyle Bülent Ecevit'in DSP'si tarih oldu. Bir daha toparlanamadı. Rahşan hanım bir ara yazı çizi işine sardı. Sönük kitap fuarlarında bir köşede oturup Bülent Ecevit'e vefa gösterecek birkaç siyasi varisi bekledi. Biraz trajik bir durumdu. Ama insan yüzyıl gibi uzun yaşayınca hayatın içinde bu türden rutin ve ruhsuz zamanlar olabiliyor. Ona modern Türkiye'nin yüzyıllık yalnızlığında bayan Ursula gözüyle bakılabilir mi, bilemiyorum. Neyse en azından cumhuriyetimizin huysuz babaannesi Alev Alatlı hâlâ hayatta. (Metin Kondel)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • O mezarlığa en son kim defnedildi?16 Şubat 2020 Pazar 11:30
  • Belediye başkanları ve parti rozeti!15 Şubat 2020 Cumartesi 09:42
  • Volkan Konak’ın Trabzon sevgisi!14 Şubat 2020 Cuma 09:31
  • Bıyık yine fark yarattı!13 Şubat 2020 Perşembe 09:42
  • Yaşlısı da ücretsizi de kart parası ödemeli!12 Şubat 2020 Çarşamba 09:01
  • Duraklarda dolmuşlar değil vatandaş beklemeli!11 Şubat 2020 Salı 08:54
  • Yumurta atanların akıbeti!10 Şubat 2020 Pazartesi 09:09
  • “Davutoğlu tehlikelidir uzak durun!”09 Şubat 2020 Pazar 12:15
  • Önce istişare sonra karar!08 Şubat 2020 Cumartesi 11:32
  • Korner atarlarken kalkanlı polisler korusun!07 Şubat 2020 Cuma 09:13
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.