• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 17 °C

CIA’nın tercümanı ve Dr. Turan Çömez’in çıkışı!

CIA’nın tercümanı ve Dr. Turan Çömez’in çıkışı!

AKP’den ihraç edilen Dr.Turan Çömez’i, önceki hükümet dönemindeki muhalif çıkışlarıyla tanımıştık. AKP içersinde AKP’nin icrasını eleştiren bir isimdi. Dr. Çömez, 22 Temmuz seçimlerinde milletvekili adayı olmadı, kenara çekildi. Partisi belki de aday göstermeyecekti. Ancak, diğer partilerin hangisinin kapısını çalsa aday gösterilebilirdi. O aday olmadı. Ulusal bir TV’nin genel yayın müdürlüğüne getirildi. Dr. Turan Çömez, geçtiğimiz günlerde 4 yılı aşkın bir süre milletvekilliği yaptığı AKP’den ihraç edildi. Dr. Çömez, hükümete yönelik eleştirilerini seçim sonrası da sürdürdü. Önceki gün yaptığı açıklamalar, Türkiye’de olup bitenlerin bir parçasıydı.

Dr. Çömez’in açıklamalarının bir bölümü şöyle; ‘Devlet içerisine nüfus eden çetelerin varlığı yıllardır biliniyor. Çeteleri anlamak için geçmişe bakmak yeterli. NATO’ nun planladığı oyunlara bakmak lazım. Sağcıları öldüren silahlarla solcuları öldüren silahların aynı olduğunu bilmeli bu halk. Kanlı 1 Mayıs eylemlerinde silahları kimlerin doğrulttuğunu, Maraş olaylarında toplumu çatıştıran otoriteyi bilmeli. Bir de kendine çete süsü vermiş uzantılar var. Devlet otoritesini yitirdiğinde yerine güç odakları çıkar. Bunu Susurluk’ta gördük”

‘Üç çocuk yapın’ demekle olmuyor

“Ergenekon diye bir oyun sahneleniyor. Sekiz aydır iddianamesi hazırlanmamış bir dava. 84 yaşında devletin iki koruma verdiği adam gözaltına alınıyor, ertesi gün pardon deyip bırakılıyor. Birilerini gözaltına alarak gözdağımı verilmek isteniyor. Bu ülkede temiz eller operasyonu yapacaklar, ellerini yüzüne sürüp aynaya bakma cesareti olanlardır. ‘Üç çocuk yapın’ demekle olmuyor. Benim üçüncü çocuğum İngiltere’den burs alabilecek mi, gemi alabilecek mi bunları söylemek lazım millete. Başbakan ilk bakanlar kurulu toplantısında, sayın bakanlara ‘Birinizin yolsuzluğa bulaştığınızı görürsem sizi Kızılay Meydanı'nda sallandırırım’ deseydi bugün Maliye Bakanı Unakıtan ortada bu edasıyla dolaşamazdı.”

Yeminli tercüman

Türkiye’nin en zengin krom rezervlerinin Hakkari’de olduğuna dikkat çeken Çömez, “Dünyanın en zengin çimento ham maddesi Gabar Dağı'nda, dünyanın en zengin altın rezervleri Van’ın Artos Dağı'nda. Kimsenin bundan haberi yok. Avustralyalı firmalar gelmiş taş çekiyoruz diye ülkeyi sömürüyor. Yıllarca İngiliz Tuzu diye bor madenleri kaçırıldı. Ben beni Ankara’ya gönderen iradeye yani halka ihanet etmedim. İngilizler ve Yunanlar Kurtuluş Savaşı’nda silahla yapamadıklarını şimdi Edirne’de çiftçiyi kendi bankalarına borçlandırarak 65 bin dönüm araziyi ipotek ederek yapıyor. Çünkü Türkiye tarımda girdi maliyeti en yüksek ülke haline geldi. Çiftçi artık arazisini satıyor. Türkiye’ye bu yıl Çin'den 40 milyon çift ayakkabı girdi. Peki bizim ayakkabı firmalarımız ne olacak. Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek CIA'nın yeminli tercümanlığını yapmıştır. Bütün bunlar Büyük Ortadoğu Projesi'nin bir sonucudur. Büyük Ortadoğu Projesi Sevr’in devamıdır. Bu proje Kürt devleti kurdurmak için hazırlanmıştır” diye konuştu. Dr. Çömez’in değerlendirmeleri gerçekten ilginç!   

CHP’liyim AKP’yi destekliyorum!

AK Parti eski il yöneticisi Metin Terzi ile CHP’ li muhtar Sami Sancak Zorlu Grand oteldeki perakendeciler toplantısında sohbet ediyor.  Sancak, Ekspres ve Mavi TV’nin acar muhabiri Özgür Özdemir’a görünce ‘Özgür, ben AK Partiyi destekliyorum’ demiş.

Özgür, ‘Abi, sen CHP’li değilmisin? CHP’liler ne zamandır AKP’yi desteklemeye başladı?’ diye sordu.

Sancak gülerek tekrar  ‘CHP’liyim ama AK Parti’yi destekliyorum’ der.

Metin Terzi, Sancak’ın sözlerini tamamlamasını beklemeden ‘Özgür bak, biz adamı beş dakikada nasıl değiştiririz’ diye ekler.

Sami Sancak’ın esprisini kimileri ‘bilinçaltındaki düşüncelerin yansıması’ olarak nitelendirildi.

CHP’nin bir dönemler yüzde 40’ların üzerindeki oyunun bugünlerde neden yüzde 20’nin altına indiği daha iyi anlaşılıyor!

 

Miting alanı ve kapatılmayan çukurlar!

 

Trabzon’un moloz mevkiindeki dolgu alanında, bir miting alanı yapılıyor.

Moloz’da yeni sahil yolunun güneyinde eski çöp dolgu alanının doğusunda yapımı süren miting alanı bize göre çok acemice projelendirildi.

Miting veya konser alanının otoparkı olmalı.

Sahil düzenlemesinin mimarlarından biri olan Prof. Dr. Ali Özbilen hoca, böyle bir projeyi hazırlarken otopark olayını nasıl görmezden gelir.

Ali Hoca, bir de o bölgedeki ilçe ve köy duraklarını yeniden dizayn etmeli. Oraya çağdaş bir görünüm kazandırmalı.

Sahilde dikkatimizi çeken ikin bir olay da, İmperial Hastanesi’nin doğusunda inşaatına başlandıktan kısa bir süre sonra durdurulan üst geçitin, kaldırımdaki ayak çukuru!

Anadolu Lisesi’nin sahildeki duvarının önündeki kaldırımdan yürüme imkanı yok.

Üst geçit için kaldırıma temel atılmış, beton dökülmüş.

Kaldırımı geçilmez hale getiren çukura, ne belediye ne de karayolları birkaç aydır işlem yapmamış.

Çukur’un etrafı sarılmış, Vatandaş kaldırımdan yürüyemiyor.

Belediye yetkilileri, kaldırımın sorumlusu karayollarıdır diyerek işin içinden çıkmaya çalışıyor.

Sahildeki kaldırımlar karayollarının ise, oradaki inşaatı neden mühürlediniz.

Mühürlemişseniz, o çukuru kapatacaksınız!

İnsanlara eziyet etmeye, can ve mal güvenliğini tehlikeye atmaya hakkınız yok!

Çukuru kapatın.

İkinci bir skandal da meydanın göbeğinde!

Aslında meydanın göbeğindeki skandalın baş kahramanı Belediye eski Başkanı Asım Aykan.

Bugünkü yönetimde skandalın bir başka sorumlusu!

Asım bey, HSCB Bank bitişiğinde Yıldız Büfe’nin yerini bitişikteki arsa sahibine satmıştı.

Dünkü yerel gazetelerin birinde, Belediyenin köşe başındaki o arsayı yıllar önce yol, kaldırım ve yeşil alan olarak istimlak edildiği yazılı.

Köşe başındaki arsanın satıldığı günlerde, bu olayı gündeme getirmiştik.

O arsa, Atal ailesinin di. Belediye tarafından kamu hizmetinde kullanılacağı gerekçesiyle istimlak edilmişti.

Belediye, daha sonra o bölgede bir büfe yapmış ve kiraya vermişti.

O arsanın hikayesi, aslında Orhan Karakullukçu döneminde de gündemde idi.

Orhan bey, yanılmıyorsam yandaki arsa ile birleştirilmesine izin vermemişti.

Asım bey döneminde gerçekleştirilen imar tadilatı ile o arsa ile bitişiğindeki arsa birleştirildi.

Satışta ta bu şekilde gerçekleşti.

Arsayı satın alanlar, yandaki binanın duvarının satın aldıkları arsanın içinde olduğunu iddia ediyorlar. Olay, mahkemede o nedenle yorum yapmıyoruz.

Bizi ilgilendiren, oradaki çukur’dur.

Yıldız büfe belediyenin olduğu dönemde, insanlar oradaki kaldırımdan rahatlıkla geçebiliyordu.

Belediye, kaldırımı da mı sattı, yoksa büfenin kullanım alanı mı genişledi? Bilemiyoruz.

Bildiğimiz ve gördüğümüz, oradaki kaldırımın işgal edildiğidir.

Oradan yola inmeden rahatlıkla yürünebiliyordu.

Belediye, oradaki yanlışlığı mutlaka düzeltmeli, işgal edilen kaldırımı yaya trafiğine açmalıdır.

Trabzon’un göbeğindeki o çirkinlik mide bulandırıyor!

Bizden söylemesi!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Avrasya ve Ömer Yıldız!27 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Belediye’ye haksızlık!26 Ocak 2016 Salı 06:47
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.