• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 17 °C

Çocuklar Yaşadıklarıyla Yaşlandılar…

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

 

Bir çocuk, bir öyküde, bir düşü yürütürdü…

                                                      Turgut Uyar

 

Bizim oralarda erkek evlada oğul denilir. Annesinin kuzusudur, yavrusudur erkek evlat.

Oğul aynı zamanda ana arıyla birlikte kovandan ayrılan, yeni yetişmiş arı topluluğudur. Yani yeni yetmedir. Babamda beni hep oğul diye severdi; belki de arıları olduğu için, bu sıfatı bana yakıştırırdı.

Nedense annenin nazarında kredisi asla tükenmeyendir erkek evlat.

Kadın olmanın dayanılmaz ihsanı anne olmaktır.

Hiç tanımadığın, dokuz ay karnında taşıdığın, dünyaya geldiğinde tanıştığın, o ilk koku, ilk bakış, ilk temasa anne diyoruz.

Çocuk olmak, yaşı kaç olursa olsun hiç büyümeyendir.

Annemi hatırladım. 60 yaşındaki abimi hala benim 13 yaşında oğlumu sevdiğim gibi seviyor. Kucağına yatırıp başını okşuyor, sarılıyor, öpüyor, kokluyor. Çünkü anne için evlat hep çocuktur; İş adamı da olsa, doktorda olsa, öğretmende olsa. Hatta başbakan bile olsa…

Çocuk hep özel olandır.

 En akıllı, en çalışkan, en yetenekli, en saygılı olandır kendi çocuğun.

Çocuk soru soran, oyunda yorulmanın ne demek olduğunu anlamayan, gördüğü her şeyi isteyen, yemek konusunda problem çıkaran, ders çalışmaktan haz almayan (ama bu sistemde maalesef çalışması gereken), dışarıda duyduğu her kötü sözü tekrar eden ve bu konuda da ısrarcı olan;  Ama bir öpücüğü dünyalar bedel olan gül kokulu varlıklardır.

Çocuk onu her türlü tehlikeye karşı koruyan ve kurtaran bir kahramana sahiptir. Kiminin ki Bat Man, Kiminin ki Spider Man, bazılarının ki ise babadır.

Çocuk iç dünyası ve dış dünyası bir olandır. İçinde başka duygular yaşayıp, dış dünyasında sahte ya da yapmacık olmayandır. Olduğu gibidir;  İki yüzlülükten uzak, Saf ve tertemiz.

Atatürk yaşamı boyunca sevdiklerine kaç yaşında olursa olsun “çocuk “diye seslenirdi. Çünkü çocuk onun için sevgi demekti.

Tüm çocukların Pal Sokağı gibi benimsedikleri, oynadıkları, kavga ettikleri, serüvenler yaşadıkları hatta duygusal bağ kurdukları bir toplanma yerleri vardır.  Burada birbirlerine bağlanır, birbirinden güç alır kardeşliklerini ilan ederler. Bugünün en popüler sözüyle kanka olurlar.  Kiminin Pal Sokağı, sitelerinde oynadıkları bahçeleri, kiminin sokak arasında boş bir arazi, ya da köyde yeşillikte bir yerdir.

  Dünyanın en zor işi bir evladı hayata hazırlamak olsa gerek. Emek ve çaba isteyen bu meşakkatli iş tarifi mümkün olmayacak kadar sevgi içeriri. Aşktır bir annenin evladına duyduğu his. Hem de hiç bitmeyen. Sonsuz bir aşk öyle ki her şeyi feda edebilecek kadar.

İnsanın iç ve dış dünyasına güzellik katandır. İnsanı güzelleştiren ve anlamlı kılandır.

İnsana itibar kazandırandır çocuk.

Ya Filistin’de ki çocuklar…

Her güne korkuyla uyanmaktır.

Her gün oynadığın bir oyun arkadaşının yok olduğunu görmektir.

Anneni ya da babanı hatta sevdiklerini bir daha görememe korkusudur.

Çocukluğunda dünyanın acımasız ve menfaat kokan çıkar ilişkilerini görmektir.

Filistinli olmak küçücük yaşta silahla tanışmaktır.

Çocukluğunu yaşamamaktır.

Pandora’nın kutusu sanırım İsrail’de açıldı. Mitolojik bir hikaye olan Pandora bugün tüm kapitalistleri anlatan bir gerçek. Ve tüm kötülükler avuç içi kadar olan bölgeden tüm dünyaya yayıldı; 20. yüzyılda kötülüklerin ortaya çıktığı nokta İsrail. Çocuk, kadın, yaşlı, genç demeden hatta hastaneleri bombalayacak kadar kötü…

Filistin’de çocuk olmak hüzündür, dramdır, endişedir, korkudur.

Aziz Nesin bir şiirinde çocukların tüm kötülüklerden uzak tutulması gerektiğini anlatıyor. Ve diyor ki…

Öyle bir ağlasam

Öyle bir ağlasam çocuklar

Size hiç gözyaşı kalmasa

Öyle bir aç kalsam

Öyle bir aç kalsam çocuklar

Size hiç açlık kalmasa

Öyle bir ölsem

Öyle bir ölsem ki çocuklar

Size hiç ölüm kalmasa…

Filistin’de çocuklar yaşadıklarıyla yaşlandılar. Filistin’de çocuklar hep ağlıyor, gülmeyi unutmuş, neşeden bir haber olarak. Filistin’de ki çocukların yüzünde sadece keder var.

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.