• BIST 91.445
  • Altın 211,629
  • Dolar 5,4563
  • Euro 6,1401
  • Trabzon 14 °C

CUMHURİYETİMİZİN 95. YILI BÖYLE Mİ KUTLANACAKTI!

Rasim EFENDİOĞLU

EBEDİYETE AKIP GİDEN YILLAR İÇİNDE

Büyük Atatürk, Cumhuriyetimizin 10. Yılında, 1933’te kutlama törenindeki o unutulmaması gereken eşsiz söylevinde, on yılda yapılanları, yapılması gerekenleri ve son dileğini belirtmişti. Birçok yerde tablo olarak duvarları süslüyor. Duvarlara işlenmiş, Anıtkabir mermerlerine kazınmış bu altın sözler. Birçok yerini ezberimizde biliriz. Bu söylevi büyük Atatürk şöyle bitiriyor: Türk Milleti!

Ebediyete akıp giden her on senede bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı dilerim.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Kendi sesinden de dinleyebilirsiniz. Öğretmenliğimde bu söylevin plağını almış zaman zaman öğrencilerime dinletirdim, kimi zaman gözlerimiz dolu dolu olurdu.

Cumhuriyet Bayramımız en büyük ulusal bayramımızdır. Çünkü Kurtuluş Savaşımız amaç değil araçtı. Zaferi kazanacak yurdumuzu kurtaracaktık, sonra da yurdumuzu kalkınmış mutlu güçlü bir devlet yapacaktık. Milletin gücü ile millet kurtuldu. Elbette kurtulan millet de kendini yönetecekti. Halkın kendi kendini yönetmesi cumhuriyettir. Batılı anlamda biraz daha olgunlaşması demokrasidir. Can verdik kan döktük yurdumuzu kurtardık ve cumhuriyetimizi kurduk. Atatürk'ün bu söylevi verirken duruşuna bakın. Ne mutlu ve ne de onurludur. Bu mutluluğa ve onura tüm ulusu ortak etmek için NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE diyor. Evet, bunu diyene bu ruhu benimseyene NE MUTLU.

YÜZÜNCÜ YILA YAKLAŞIRKEN

50. yılda ilçe merkezindeki törenlerde üç yıllık 23 yaşında genç bir öğretmen olarak törende konuşmuştum, ne de mutlu olmuştum. Ellinci yıla kavuşmanın onur ve mutluluğunu yaşamıştım. Büyük bir mutluluktu. Büyük Atatürk’ün emri ve vasiyeti her on yılda bir bu büyük bayramı daha büyük şereflerle mutlulukla kutlamak. Ben de NE MUTLU BANA bu ülkenin bir yurttaşıyım diye.

50 yıl yüz yıl... İnsan yaşamı için çok uzun bir süre. Ülke için ulus için hele binlerce yıllık bir geçmişi olan bir ulus için kısa bir süre. Ancak ulusça mutlulukları birlikte yaşamak, bu onuru birlikte taşımak. 100. yılı büyük bir sabırsızlıkla bekliyoruz. 95. yılda beş yıl kaldı bu mutluluğa. Ancak bu mutluluk birlikte yaşanır. Cumhuriyet hepimizin. 100. yıla birlikte ulaşacağız.  O parti bu parti diye değil. Türk Ulusu, Türk Halkı... “Başta bütün dünyanın saydığı başkomutan” demiştik. Bu mutluluk bölünerek kutlanmaz.

Yüzüncü yılda tarihimize yakışır bir kalkınmışlık, ulusal ahlakımıza yaraşır bir ortak mutluluk... Böyle hazırlanmalıyız bu mutlu yıl dönümüne. Son yıllara dek her on yılda daha anlamlı törenler yapıyor, ulusça daha çok birleşip mutlu oluyorduk. Özel amblem, özel marş ve türlü etkinlikler.

Törenlerin odak noktası elbette cumhuriyetimizin kurucusu. Ve bu büyük olayda adı geçen atalarımız dedelerimiz. Cumhuriyet Bayramlarında geçit törenleri yapılır başarılarımız sergilenirdi. Neler yaptık, neler daha yapacağız, ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkaracağız. Adeta ant içerdik. Bu törenler bir partinin gösterisi olmazdı ki olmamalı.

Şimdi 95.yıl törenlerine bir bakın ve yüzüncü yıl nasıl olacak bir düşünün. Dilerim bu mutlu yıldönümüne dek aklımızı başımıza devşirip büyük Atatürk' ün söylevin sonundaki vasiyetine emrine uygun kutlar üstün başarılarımızı dünyaya haykırırız...

BU BAYRAM NASIL KUTLANMALI?

Bu büyük ulusal bayramı anlamına uygun kutlayabilmek için Cumhuriyeti çok iyi anlamamız gerekir. Cumhuriyet, demokrasi salt seçimle gerçekleşen bir yönetim biçimi değildir. Ki kimi totaliter, krallık ve diktatörlüklerde de seçimler yapılıyor. Ancak bu seçimler ne cumhuriyeti nede demokrasiyi kurmuyor,  bu sistemleri gizliyor. “İşte seçim, halk böyle istiyor böyle oluyor” demekle olmaz. Cumhuriyetimizin eşsiz kurucusunun altın bir özdeyişi var... “Cumhuriyet bir fazilet rejimidir” diyor. Yani bir ahlak rejimi, bir üstün insan rejimi. Hakkını bilen hukukunu bilen insanlar. Neyi niçin seçtiğini bilen. Salt çoğunluk rejimi değil cumhuriyet.

Bu rejimde halkın yüzde yüzünün olmasa bile yüzde sekseninin hazırlayıp kabul ettiği bir ANAYASA. Bu anayasaya uygun bir cumhurbaşkanı yine çok büyük bir çoğunluğun seçtiği tüm cumhuru, tüm halkı kucaklayan bir üst. Partileri olsun. Partiler ayrı ayrı olsun o halkın tümüne yakının kabul ettiği anayasaya göre yönetsin. Kuvvetler ayrılığı ile yasama, yürütme yargı ayrı ayrı bir güç ancak anayasaya bağlı. Halk “benim kabul ettiğim yasa ile yönetiliyorum” desin. Bu güçler birbirini denetlesin.

İşte böyle bir sistemin adı gerçek Cumhuriyet olur. Bu sitemle yönetilen halk, ulus başarılardan onur payı alır, eksikleri sistem içinde düzeltir. Güçlü bir ülke mutlu bir halk bayramını da mutlulukla kutlar

95. YILI NASIL KUTLUYORUZ

Yarın 95. yıl. Yaptıklarımızla onur duyacağız. Büyük Ata’nın huzuruna çıkıp, “Atam kurduğun cumhuriyeti çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkardık, ülkemiz kalkınmış, halkımız mutlu” diyeceğiz. Diyebiliyor muyuz? Törenlerin en büyüğü İstanbul’da yapılacak. Niçin? Orada ülkemizin en büyük havaalanını açacağız. Boğaza köprüler yaptık, ikinci boğazı da kazıyoruz ve havaalanımız. Şimdi tarafsız bir gözle bakalım ve düşünelim. Bunlar nerde?  Marmara bölgesinde. Ben belki yaşadığım sürece ne bu köprüden geçeceğim nede o alana ineceğim. Edirne’den Ardahan’a, Kars’tan Antalya’ya köşeden köşeye bizi nasıl etkiliyor bu kalkınma hamleleri.

Bu 95. yılda üstün bir sanayi, sıfırlanmış işsizlik, tüm tarım alanlarımız üstün bir verimle işletiliyor. Dünyaya biz satıyoruz. Dış satım çok yüksek dış alım nerdeyse sıfır. Türkiye kalkınmış mutlu insanlar memleketi…

Bayramlarda halk iç içe, gönül gönüle.  Bayrağımız onurla dalgalanırken… Andımızı salt çocuklarımız değil tüm halkımız, ulusça içiyoruz. “Türk’üz... Doğruyuz… Çalışkanız” diyoruz... Ve ne mutlu bize bu ulusun bir bireyiyiz. Bu topraklara, bu ulusa ve bu büyük kültür birikimine bu yakışır.

95. YILI yaptıklarımızı asla yeterli görmeden, her türlü ayrılığı ret ederek, bayramın ruhuna uygun kutlayalım. Yoksa bu toprakları bize yurt eden, bu bayrağı bu göndere onurla çeken dedelerimizin kemiklerini sızlatmayalım. Bayramı başkentimizde onurla kutlayalım. Kutlu olsun bu büyük bayram.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.