• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • Trabzon 13 °C

Cumhurun başı

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Çaresiz ne demektir? Tedavisi olmayan demektir. Çaresi olmayan. Yapacak hiçbir şeyin olmaması; Ümidin son bulmasıdır çaresizlik. Yalnızlıktır çaresizlik.

Bütün yolların kapalı olduğunu hisseden bir insan ne yapar? Bir ümit ile bir sonuç elde edebilmek için, tüm yolları tekrar, tekrar dener. Belki bir çare bulurum diye. Boşlukta kaybolmaktır kısaca çaresizlik.

Bir de öğrenilmiş çaresizlik vardır. İnsanlar daha önce yaşayıp hiçbir şey yapamadıkları bir durum karşısında tekrar denediklerinde yaşayarak öğrendikleri durumdur. Genelde bu durum ikinci ve üçüncü denemede de insanların başarısız olduğu durumdur. Bir nevi mutsuzluktur. Yani çaresizliğin bilerek tekrar denenmesidir. Kısaca olumsuz olacağını bilerek yeniden denemektir.

Üç-dört ay sonra Cumhurun yani halkın başkanı seçilecek. Öğrenilmiş çaresiz olan cumhur, ümidini kaybettiği için çaresiz bir biçimde yine istikrar devam etsin savsatası ile yaşadıklarından ders almadan, geleceğini bir inat uğruna belki de heba edecek.

Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda MHP ve CHP tedirgin gibi gözüküyor. Çünkü başbakanın cumhurbaşkanı olması durumunda çalan tehlike çanları onları tedirgin ediyor. Etmesi de gerekir. Seçecekleri adayların halkın güvenini ve teveccühünü almış isimler olması gerekir. Bu görev için önerilen ismin halk arasında karşılığının olması ve onaylanmış kişi olması gerekir.  

Eyaletleşme yolu ve başkanlık sistemine geçmeyi planlayan iktidarın bu konuda hevesli olmasının sebepleri acaba nedir? Bizlerin çok olumlu bulmadığımız ve hatta kötü bir durumun ortaya çıkacağının sinyallerini hissettiğimiz bu durumda bizlerin göremeyip onların Türk insanının yararına olacağını düşündükleri ve ısrar ettikleri konu nedir? Bu durum Türk insanının yararına mı yoksa siyasetçilerin yararına mı olacak? Umarım bu kez Vatandaş gerçekten düşünülür.

Eyaletlere ayrılmış bir sistemde hangi bölgeyi kimlerin yöneteceği en önemli soru olsa gerek. Başkanlık sistemiyle yönetilmeyi hedefleyen Türkiye bu şekilde monarşinin temellerini mi atacak? Sembolik bir başkan ve yaşamı boyunca idareyi elinde tutan bir lidere ve onun ailesine mi bağımlı kalacağız? Cezalandırmak ve bağışlamak sadece başkanın inisiyatifine mi bağlı olacak?

Türkiye’de başkanlık sistemiyle beraber düşünülen eyaletleşme sisteminde ilerideki günler etnik köken ayrımcığının yaşanacağı günler mi olacak?

Selçuklu ve Osmanlıda sancak adı altında bölgeler eyaletler şeklinde yönetilmekteydi. Tüm yaşananlara rağmen Selçuklunun o muhteşem adaleti, hakka uygun ve eşitlik ilkesi bugün için söz konusu olabilir mi?

Eyalet sistemi hızlı kalkınmayı mı sağlayacak?  Eyaletlerin demokrasisi ne olacak? Eyaletin başını halk mı seçecek, yoksa öngörülenler arasından tercihini yap mı denilecek? Yani halk yine sözde mi kalacak?

Benim dileğim Türkiye’de artık Cumhurbaşkanlığı koltuğuna bir hanımefendinin geçmesidir. Başörtülü ya da örtüsüz, siyah ya da beyaz, Sunni ya da Alevi, Laz ya da Çerkez hiç önemli değil koltukta artık Türkiye Cumhuriyetini temsil edebilecek ılımlı bir bayan olmalı. Gerek Emine Ülker Tarhan, gerek Meral Akşener gerekse Fatma Şahin siyaseten ve bayan olmanın tüm erdemlerini layığı ile taşıyan üç güzel hanımefendi. Yasama, yürütme ve yargının başı olan Cumhurbaşkanının particilikten uzak olması gerekir. Son sözü söyleyen Cumhurbaşkanının Cumhurun da başı olduğunu unutmamalıdır.

Gerçekleşmesini can-ı gönülden dilediğim kadın cumhurbaşkanı Türkiye için umarım Ütopik bir yaklaşımdan uzak ve gerçek olur.

İşlerin cinsiyet ile değil akıl ile çözüldüğü bu mekanizmada hukuku iyi bilen ve kurumsallık ilkesini benimseyenlerin Cumhurbaşkanlığı koltuğunu hak etmesini, ülkemizin de kurumsal bir yapıda yönetilmesini diliyorum.

Necip Fazıl’ın dediği gibi; “Ya çare sizsiniz, ya da çaresizsiniz.”

* Bugün doksan dört yıl önce atılan demokrasi temellerinin yani ulusal egemenliğinin kabulünü kutluyoruz. Ülkenin geleceği olan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı herkese kutlu olsun.

 

  

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.