• BIST 90.811
  • Altın 190,038
  • Dolar 4,8249
  • Euro 5,6059
  • Trabzon 27 °C

ÇÜNKÜ BİZ GAZETECİYİZ -2-

Ö. Faruk Altuntaş

            Yazdığı İmamın Ordusu adlı kitabıyla FETÖ’nün örgütlenmesini deşifre ettiği için FETÖ’cülerin içeri tıktığı ve şimdilerde ise uyduruk iddialarla FETÖ ile ilişkilendirilerek tutuklanan gazeteci Ahmet Şık’ın, yargılandığı mahkemede okunmasına izin verilmeyen ön savunmasını kaldığımız yerden özetlemeye devam ediyoruz.
    “…Yasaların kendilerine verdiği yetkiyi, “terörle mücadele” kılıfı altında kişisel hesapları için kullanan devlet içi örgütlerin suçlarını ifşa eden konuları anlattım. Bu nedenledir ki her dönemde hedefte olan gazetecilerden biri oldum. Şimdi olduğu gibi çok kez yargılandım….
    Hiçbir zaman aklımı ve hukuka olan inancımı, kinime esir eden biri olmadım… AKP ve Gülen Cemaati’nin birlikte işledikleri suçlardan birlikte yargılanmaları gerektiğini söylemeye devam ettim….
    Suçlarım yalnız bunlar değildi. Son olarak 15 Temmuz kalkışmasının karanlıkta kalması istenen yanlarına dair sorular sorup yanıtlarını arıyordum.
    Ardında siyasi iktidarın olduğu bu operasyon, ilk günden beri, hukuka değil emirlere riayet eden kimi yargı mensupları ve bir siyasi çeteye biat etmiş medya tarafından yürütüldü. Adına iddianame dediğiniz paçavraya delil diye konulmak istenen yalanlar, operasyondan haftalar önce kimi tetikçilere dikte ettirildi….
    Temmuz ayında başlayan yargılamalarda, her duruşma öncesinde ya da sırasında, savcı ve hakim kılığına girmiş kişilerden oluşan bir çete, yalanlarla kurgulanmış belge ve bilgileri tetikçiliklerini üstlenen medyaya sızdırdı. Hatta iddianame bile sizden önce tetikçilere verildi…”
                                                                  ***
    “…Bizlere gazeteciliği yargılamadığınızı söylüyorsunuz…
    “Bu haberi neden yayımladınız?”, “Bu fotoğrafı niçin kullandınız?”, “Bu haberi neden manşet yaptınız?”, “Sizi kim işe aldı?”… Sorular bunlar.
    ….Benden daha iyi biliyor olmalısınız ki, hukuk gücün kötüye kullanımını engellemek için vardır. Ve bu yüzden de hukuk siyasetten de, iktidarlardan da güçlüdür. Elbette olması gereken budur…
    Mahkemenin niteliğini ortaya koyan Ş.S. oldu… Silivri’de yapılan o duruşmadaki ifadesinde Ş.S, Cemaat kumpas davalarına atıfla, “..onlar birinci Silivri Yargılamalarıydı. Şu andaki de İkinci Silivri yargılamasıdır” diyerek, komplocuları değişmekle birlikte komploların aynı kaldığını anlattı….
    Yalanlarla sürdürülmeye çalışılan kötülüğe; adaletsizlik, eşitsizlik, haksızlık karşısında gözümüzün, kulağımızın, ağzımızın kapatılmak istenmesine; yağma ve talan düzenine tartışmasız bir itaatle razı olmamızın istenmesinedir itirazımız. Ve yanlış olana itiraz ediyor olmamız suçlu olduğumuzun değil, insan olduğumuzun kanıtıdır. Bizlere yönelik nefretin nedeni de budur.
    Cesur olmak, elbette korkusuz olmak değil. Ama yitireceklerini bilmene rağmen itiraz edebilmektir. Çünkü korkaklar yaşmaz. Sadece hayatta kalırlar…
    Cemaat yargısı da asılsız suçlamalarla adaleti katlediyor, “hukuk varmış” tiyatrosunun sahnelendiği yargılamalarla katlettiği adaletin cesediyle oynuyordu. Şimdinin yargısı da aynısını yapıyor…
    Bir komplo olduğu çok açık olan bir siyasi operasyona suç ortaklığı yaptınız. Delil olmayan delillerle, suç olmayan suçlamalarla, suçlu olmadığını bildiğiniz insanları hapiste tuttunuz.
    Çünkü güçlülerin hukukunun geçerli olduğu dikta rejimlerinde adliyeler, adaleti yutan kara deliklere dönüşürler…
    Açıklayacağınız hükmün zerrece önemi yok. Çünkü…. Açıklayacağınız hükmün hukuki bir değeri yok. Tıpkı, iktidar kim olursa iradesini o güce teslim eden savcılarınızın ve bilirkişi dediğiniz kuklaların yalanlarının hukuki bir değeri olmadığı gibi…
    Tensip zaptınızda tek doğru olan, “Serbest bırakılmamız halinde benzer suçları işlemeye devam edeceğimiz” tespitinizdi.
    Bu kez endişelenmekte haklısınız. Çünkü ne yaparsanız yapın, ne hakikati aramaya devam etmekte, ne de hakikati bulduğumuzda sahibi olan halka teslim etmekte bir an bile tereddüt etmeyeceğiz.
    Çünkü biz gazeteciyiz.  

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.