• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 16 °C

DAĞLARA ŞÜKRETMEK İÇİN ÇIKANLAR!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Karadeniz’de nisan ayından başlayarak insanlar yaylalara göçer. Yaylalarda insanlar yiyecek ve yaşam şartlarını kendileri belirler. Her türlü süt ürünlerinin, yayla balının ve katkısız sebze ve meyvelerin cennetidir yaylalar. Karadeniz insanı da bu cennetin olmazsa olmazıdır.

Yaylaların tanıtımı için şenlikler, müzik dinletileri, halk oyunları, spor gösterileri, en besili inek yarışmaları vs yapılır.

Çalışkandır Karadeniz insanı. Tanıtımını kendisi yapar. Kimseden beklemez.

Dağda yaşarken bile ekmeğini taştan çıkarır. Devlet getirsin ben yiyeyim demez. Hep vatan sağ olsun der.

Bizim oralarda dağlara isyan için değil, şükretmek için çıkılır.

Bizim insanımız sabırlıdır.

Bizim insanımız mutludur.

Bizim insanımız dağına, taşına, toprağına, devletine ve milletine şükredendir.

Bizim insanımız her şeyini devletten bekleyen değildir.

Devleti kutsal sayan ve tüm değerlerin üstünde tutandır.

Karadeniz insanı uçurumda açan çiçektir. Tüm çilelere rağmen çiçek açmasını bilir.

Benim insanım baharın müjdecisi Kardelen gibi beyaz gülüşlüdür. Samimidir içtendir. İçten pazarlıklı değildir. Çünkü beklentisi yoktur. Her şeyini kendisi yapar. Yolunu, köprüsünü, bağını, bahçesini…

Haksızlıkların yaşandığı ülkemde yalnızdır. Koca bir köyü olmayan, çalışanı olmayan ama tek başına ağadır. O Mehmet ağadır, Ahmet ağadır. Kimseye muhtaç değildir. Mücadelesini tek başına yapar.

Alıngandır. Aniden parlar. Sevdiklerine çabuk bağlanır. Çünkü onun kanında Türk olmak kardeş olmaktır duygusu yatar.

Yıllardır susuyor. Kendi hamuruyla yoğrulup, kendi kendine yetmeyi bildiği için susuyor.

Dağlara çıkıp isyan edip eşkıyalık yapmıyor. Bana da verin deyip haksız kazanç elde etmiyor. Birilerine kızıp, sisteme ters düşüp, genç fidanları, ülkemizin yılmaz bekçilerini vurmuyor, pusu kurmuyor, öldürmüyor. Karadeniz bizim, İstanbul hepimiz demiyor. Çünkü o milletine can-ı gönülden aşk ile bağlıdır. Onun için o, bu, şu diye bir sıfat yoktur. Ama onun için hep birileri konuşup duruyor.

Hiç ikilem yaşamaz Karadeniz insanı. Kartvizitinde tek şey yazar vatansever.

O çok yokluk, savaş gördü ama isyan etmedi. Ermeniler ve Rumlarla senelerce savaştı. Aç kaldı, yetim kaldı ama dimdik ayakta kaldı. Dağa çıkıp yenilgiyi hiç kabullenmedi hiç isyan etmedi.

Yemeklerinde bile aç kalmışlığın izleri otlarla harmanlanır. Hiç aç kaldım, açıkta kaldım, çok savaştım benim de hakkım demedi… Çünkü O bu toprakların hepsini vatan parçası olarak bildi. Nankörlük etmedi.

Karadenizlinin isyanı sadece Trabzonspor’adır. 

Karadeniz tıpkı taa uzaklardan gözüken dağ yamacı gibi yalnız mağrur, gururlu ve güçlüdür.

Memleket isterim

Ne başta dert ne gönülde hasret olsun.

Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Cahit Sıtkı, Memleket isterim şiirinde ülkemin yaşanası ve sevilesi olduğunu anlatır.

Memleketimin her tarafı ayrı bir ritim ve güzellik taşırken birileri bu güzelliği yok etmeye çalışıyor.

Ben Türkiyeliyim yani Türküm alt kimliğim Karadenizliliğimdir. Bundan hep gurur duydum. Üst kimliğimi tüm değerlerin üstünde tuttum. Bana öyle dendi. Tarih Türklerin bir bütün olduğundan ve Laz’ı, Çerkez’i, Alevi’si ile beraberce bu ülkeyi kurduklarını ve hepimize Türk milleti dendiğini yazdı. Ben atalarımın vatan aşkı ve millet sevdası türküleri ve hayat hikayelerini dinleyerek büyüdüm. Bugün hala var olan ayakta kalmayı başaran Tarihçi büyüklerimin konuşmalarını dinleyerek eksik kalan taraflarımı tamamlamaya çalışıyorum; ideolojiden uzak kalarak. Ben nasıl ihanet ederim; Ben nasıl iftira atarım ve görmezden gelirim koca bir tarihi. Benim atalarım düşmanla işbirliği yapmadı savaştı. Hatta Ölümüne savaştı. Göstergesi de koca Çanakkale şehitliğidir… Adana, Bilecik yurdumun her bir bölgesi şehitliklerle doludur. Yurt dışında ki şehitliklerimiz ise başka bir göstergedir… Şehitlikler ırkçılık söylemleri ile ortalığı karıştırmaya çalışanlara karşı en önemli gösterge olsa gerek.

Yüreğimin derinlerinde, gönlüme nakış edilmiş bir sevdadır Türk olmak. Benim sorumluluğum ve yükümlülüğüm bunu taşıyabilmektir; İncitmeden ve kırmadan. Alt kimlikleri kaşıyarak burası benim şurası senin diyerek bu ülkeyi bölmeye çalışmak ve etnik kökenlere ayırmak ise hainliktir. Eş başkanlarınız, eş mezhepçiliğiniz hepsi sizin olsun.

Gerçek ve önemli unsurlarımızla ideolojik unsurları birbirine karıştıranlara ben nasıl iyi derim. Ben nasıl güzel derim.

 

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.