• BIST 106.843
  • Altın 142,635
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Trabzon 24 °C

DAKKA BİR FAUL BİR

Ö. Faruk Altuntaş

Doğrudan halk oyuyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olarak Tayyip Erdoğan göreve başladı.

            Seçim öncesi konuşmalarında Erdoğan, yetkilerini sonuna kadar kullanacağını ve sınırları zorlayacağını belirtmiş olsa da, bu tutum, yaşanan süreci açıklamaya yetmiyor.

            Yaşanan süreç, var olan yetkilerin sonuna kadar kullanılması ya da şartların zorlanması biçiminde açıklanamaz. Yaşanan süreç, hem mevcut Anayasanın, hem de teamüller dahil hukuksal sürecin ihlali anlamına geliyor.

Başlangıç, değişik ifadeyle Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına geçişi, birbirini izleyen faullerle gerçekleşti.

                                                                       ***

            10 Ağustos’ta gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçları, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından 15 Ağustos’ta açıklandı. YSK’nın bu açıklamasıyla birlikte, hem anayasal düzenleme, hem de teamüller gereği, Cumhurbaşkanı’nın Partiyle, Hükümetle ve Meclisle ilişkisi kesilmiş olur. Başbakanlık yapması, ya da AKP’nin genel başkanlığını yürütmesi yasaktır.

                Anayasa’nın 101. Maddesinde bu esas açıkça düzenlenmiştir. Bu hükme göre “Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.”

            Cumhurbaşkanı seçilen Tayyip Erdoğan, Anayasanın bu açık hükmünü ihlal ederek, 15 Ağustos’tan görevi teslim aldığı 28 Ağustos’a kadar hem AKP’nin başkanlığını, hem de Başbakanlık görevini sürdürmüştür. Böylece, muhalefetin ve pek çok akademisyenin eleştirisine rağmen, hukuku ihlal etmekte sakınca görmemiştir.

            Anayasal esasları ihlal etmekte o denli kararlı davranmıştır ki, bir başka ilke imza atarak ve yeni bir hukuk ihlali yaparak, YSK’nın açıkladığı seçim sonuçlarının Resmi Gazete yayımlanmasını 28 Ağustos’a kadar geciktirmiştir.

                                                                     ***

            Cumhurbaşkanı seçildikten ve seçim sonuçları YSK tarafından açıklandıktan sonra Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı devir teslim töreninden bir gün öncesinde, AKP’de yapılan Olağanüstü Genel Kurula başkanlık etmiştir. AKP başkanının kim olacağının belirlenmesini bizzat kendi kontrolünde sağlamıştır. Düşünce ve tavsiyesinin Parti Genel Kurulunca serbestçe değerlendirilmesini dahi göze almamış, değişikliğin bizzat kendi başkanlığında gerçekleşmesini sağlamıştır.

            AKP Olağanüstü Genel Kurul tarihinin, aceleyle 28 Ağustos’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı devir teslim töreninin bir gün öncesine alınmasındaki garipliğin ve manidarlığın üzerinde durmuyoruz. Belli ki, siyasete dönüş işareti veren (dava arkadaşı) Abdullah Gül’ün önü kesilmek istendi. Hayrünisa Gül’ün ifadesiyle, 28 Şubat’ta yaşamadıkları saldırı Gül çiftine reva görüldü.

            En az bu operasyonun manidarlığı kadar manidar olan diğer bir olgu, dava arkadaşı(!) Gül’e karşı gerçekleştirilen bu operasyona, AKP içinden kimsenin itiraz edememesi odu.

            Ancak biz Parti içi bu türden işlemlerle ilgili değiliz. Tercih olarak Erdoğan’ın iradesi dışında bir iradenin AKP içinde olamadığını biliyoruz. Bizim ilgilendiğimiz yön, Başbakan ya da Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan’ın, tercihlerini uygularken hukuku ihlalde sakınca ve sınır görmemesidir. Ben ne yaparsam “hukuk “ odur denmesi ve buna ülkenin yaklaşık yarısından oy almış bir Partide kimsenin itiraz etmemesi ya da edememesidir.

            Üstüne üstlük, adli yıl açılış töreni davetiyelerinin dağıtıldığını bildiği halde ve Yargının üç kurucu unsurundan birisi olarak “Savunma Makamını” temsilen Türkiye Barolar Birliği Başkanlığına davetiye gönderilmesi çok eskiden beri süren bir teamül olmasına karşın, TBB Başkanı Feyzioğlu’nun davet edilmesi halinde Adli Yıl açılış törenine katılmayacağını açıklayarak ortaya konulan patavatsızlık herkesi şok etti.

 Halk tarafından ilk kez seçilen ve Anayasanın 104. Maddesine göre, Devletin başı olan, Türkiye Cumhuriyetinin birliğini ifade eden, Anayasanın uygulanması ve Devlet organlarının uyumlu çalışması için yemin eden Cumhurbaşkanının göreve başlarken yaptığı kasıtlı bu fauller, herkesi derinden  düşündürmelidir.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.