• BIST 99.639
  • Altın 141,708
  • Dolar 3,5028
  • Euro 3,9236
  • Trabzon 19 °C

DARBE KOMİSYONU RAPORU

Ö. Faruk Altuntaş

Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu Raporu, bir süre önce AKP’li başkan Reşat Petek tarafından açıklanmış ve dağ fare doğurmuştu. Yandaş olamayan bütün siyasiler haklı olarak açıklanan Raporun, darbeyi araştırmayı değil de AKP’yi aklamayı, FETÖ ile var olan ilişkilerini saklamayı amaçladığını belirtmişti.

Gerçekten de Rapor açıklandığında, bilinenlerin ötesinde bir bilgi ortaya çıkamadığı gibi, dillendirilen bazı bilgilerin örtbas edildiği de görülmüştü. Kısacası kamuoyu aydınlanmamış ve tatmin olmamış, gerçek ortaya çıkmamıştı.

AKP’li Reşat Petek’in sükutu hayal yaratan Raporu açıklamasından sonra, muhalefet partileri Rapora düştükleri “şerh”leri açıkladı. İyi de oldu. Açıklanan muhalefet partileri şerhleri ile gerçeklik biraz daha aydınlandı, en azından AKP tarafından yapılan karartma sergilendi.

                                                      ***

CHP’nin 300 sayfalık şerhinde, 15 Temmuz darbe girişiminin niteliği özetlenerek, darbe girişiminin, “öngörülen, önlenmeyen ve sonuçları kullanılan kontrollü bir darbe” olduğu belirtildi. CHP’nin muhalefet şerhinde özetle şu görüşlere yer verildi:

-AKP ile Gülen Cemaati arasında 1 Kasım 2002’de (Hükümet kurulurken) başlayan tam ittifak, 17 Aralık 2013’te (Yolsuzluk rüşvet operasyonu ile) ölümcül bir düelloya dönüşmüş ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimi ile ihanete varan süreç oluşmuştur.

-Darbe Girişiminin önceden bilindiği ve izlendiği anlaşılmıştır. Bunun kanıtı olarak, darbeden 4 ay önce Fuat Uğur’un Türkiye gazetesinde 24 Mart, 2 Nisan ve 21 Nisan tarihlerinde yazdığı üç yazı gösterilmiştir. Bu yazılarda, Gülen’in Halife ilan edilmek istendiği, Cemaatin ileri gelenlerinin Ankara’da toplanarak, hücre halinde örgütlenen cemaatçi subayları birleştirmeye çalıştığı, devletin ve ordunun bu çalışmalardan haberdar olduğu belirtilmiştir.

-Fuat Uğur’un bildiklerinin MİT tarafından bilinmemesi düşünülemez. MİT’in darbe girişimini bildiği ve “dış makamlarla” (Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı) paylaştığı hususu, TBMM Araştırma Komisyonuna yazılan yazıda belirtilmiştir.

-Darbe girişiminden bir gün önce Genelkurmay Başkanı H. Akar ile MİT Müsteşarı H. Fidan’ın, Özel Kuvvetler Komutanlığında bir tören nedeniyle buluştukları ve tören sonrasında 18.00 – 00.30 arasında 6.5 saat görüştükleri, ancak bu olağanüstü görüşmenin içeriğinin Araştırma Komisyonuna bildirilmediği anlaşılmıştır.

-Darbe girişimi atlatılıncaya kadar muhalefetle uzlaşıldığı, tehlike atlatılınca Yenikapı sürecinin bozulduğu, geçici olduğu belirtilen OHAL’in kalıcılaştırıldığı ve TBMM’nin devre dışı bırakılarak Erdoğan’ın karşı darbe sürecinin başladığı belirtilmiştir.

-OHAL KHK’ları ile devlet tarumar edilmiş, TSK’nin emir komuta sistemi parçalanmıştır. 15 Temmuz darbe girişimi ve karşı darbenin karanlıkta kalabilmesi için halkın bilgi alması engellenmiş, gazeteciler tutuklanmış, cemaatçilerle ilgisi olmayan muhalif pek çok gazete ve televizyon kapatılmış, basın susturulmak istenmiştir. Hayatları Cemaatle mücadele ile geçmiş Cumhuriyet ve Sözcü gibi gazetelere yapılan saldırılar, karşı darbe sürecinin güç gösterisine dönüşmüştür.

                                                  ***

Parlamentoda grubu bulunan HDP ve MHP de ayrı ayrı muhalefet şerhlerini açıklayarak özetle şu görüşlere yer vermişlerdir:

-Darbe sürecinde işlemesi muhtemel çeşitli pazarlık ve müzakere ihtimalleri aydınlatılmamıştır.

-Darbenin 14 yıldır iktidarda olan AKP döneminde gerçekleştiği, FETÖ’nün hangi yollarla palazlandığı es geçilmiştir.

-Darbeyi Cumhurbaşkanına haber veren enişte Ziya İlgen komisyonda dinlenmemiş ve bu durumdan hiç söz edilmemiştir.

-ByLock kullanan üst düzey bürokrat ve siyasilerin listesinin MİT tarafından komisyona iletilmesi istenmiş, ancak bu isteme uyulmamıştır.

-Milletvekilliği seçimlerinde FETÖ kontenjanından AKP’den milletvekili seçilenler kimlerdir. 2002 öncesi FETÖ’nün işbirliği ettiği siyasilere değinilirken, 2002 sonrasında FETÖ’nün beraber hareket ettiği siyasi ayağa ilişkin hiçbir isim belirtilmemiştir.

-Abdullah Gül’ün FETÖ için yazdığı tavsiye mektuplarından, büyükelçiliklere yayımladığı genelgelerden, Dışişlerin Bakanlığına alınan FETÖ mensuplarından söz edilmemiştir.

Vakıa bir, rivayet muhtelif derler. Her şeyin bilinmesine, konunun MGK kararlarına ve mahkemelerdeki yargılamalara yansımasına rağmen, AKP’nin, FETÖ olayındaki suçunu örtbas etmesi ve başkalarının sırtına yıkmasına olanak yoktur. Darbe girişiminde kaybettiğimiz 62’si polis, 5’i asker, 173’ü sivil olmak üzere toplam 240 şehidin anısı buna izin vermeyecektir.                                                            

    

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.