• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Trabzon 6 °C

Demirel’in ardından!

Hasan Kurt

O; 90 yıllık Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde 45 yıl zirvede kalmış, bürokratlık, parti başkanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı yapmış bir isim… O; ona inanların ‘baba’sı, ‘bir bileni’… O, Türkiye’de Menderes’ten sonra sağın, muhafazakar kesimin lideri… O, ‘yollar yürümekle aşınmaz’ diyen bir demokrat…O’nun için daha onlarca sıfat ve övgü ve de yergi sıralayabiliriz.

O’nu ilk kez yakından 1970’li yılların sonunda görmüştüm… Yeşilyurt Otel’in balkonunda idi… Biz de genç gazeteci olarak orada idik…

1990 öncesi Usta Otel’in teras katında O’nunla sohbet etmiştim.. Orada 5 kişiydik… O, ben, Güneri Civaoğlu, Yalçın Doğan ve Yavuz Donat! O yıllarda Tercüman Gazetesi’nde çalışıyordum... Mitinglerini takip etmiştim…

Süleyman Demirel’i siyasi olarak hiçbir zaman kendime yakın görmedim. Ancak karşısında da olmadım… Bunun nedeni babamın Adalet Partili olması mıydı, bilemiyorum…

Okurlar ve yakın çevrem birkaç gündür Süleyman Demirel ile ilgili neden iki satır yazmadığımı soruyor…

Süleyman Demirel hakkında ilk bilgiyi Karadeniz Ereğlisi’nde askerken edindim. Ereğli Demir- Çelik Fabrikası yapımında görev alan Süleyman Demirel’e Morrison denildiğini orada öğrendim. Demirel o fabrikayı yapan Morrison firmasının müşaviri veya yetkilisiymiş… Morrison Süleyman lakabı da oradan gelmiş.

Birkaç gün önce Prof.Dr. Yahya Sezai Tezel’in, Demirel ile ilgili bir değerlendirmesini okumuştum. Yahya Hoca, Trabzonludur. Atatürk Alanındaki iş merkezinin yerinin sahibi… Yahya Hoca, Siyasal Bilgiler Fakültesinde yıllarca öğretim üyeliği yapmış bir ilim adamı, iktisatçı..
Bugün size Yahya Hoca’nın sosyal medyada Demirel hakkında yazdıklarını sunacağım… Ki, bu değerlendirmeyi kendisinden izin alarak yayınladığımı belirtmek iterim.

İşte Yahya Hoca’nın Demirel’in ardından yazdığı o yazı;

‘Hiçbir insanın ölümüne sevinilmemelidir. Size acı çektirmiş olsa ya da insan olma tarzı, inanç sistemi ya da eylemleri nedeni ile çok kızıyor olsanız bile. Süleyman Demirel'in vefatına üzüldüm. Onu Balkan Siyasi Kulübü vesilesi ile yakından tanıyabildim. Dünya görüşünü ve siyaset anlayışını asla sevemedim. Ama kişi olarak olağanüstü sempatik biriydi. En azından ben onu yakından tanıma fırsatı bulduğumda sempatikliğinin ön plana çıktığı bir dönemindeydi. Zekiydi. Akıllı mıydı? Bilmiyorum.

Hem Mason hem de Nurcuydu. İktidarını Sünni İslam cemaatlerine dayanarak elde etti. Ama sonunda siyasi kariyerini belirleyen tercihi uluslararası çaptaki önemli Mason statüsü oldu. TSK'nın bir kurum olarak belirleyici bir siyasi rol oynamasını kabul etmiş biriydi. Onun ağzından "Asker bu devleti biz kurduk, bu devletin korunması da bizim sorumluluğumuzdadır diyor. Ne diyeceksiniz ki buna karşı?" ifadesini duydum.

Ondan zihnimde kalan en çarpıcı anı ise, Atina'da sefirimizin akşam yemeğinde siyasi tarihimiz üstünde sohbet sürerken benim bir soruma verdiği yanıt olmuştur. Ben dedim ki: "1960'lar çok güçlü bir Marksist sosyalist söylem ve itirazla karşılaştınız. Bu bir ideolojik meydan okuma idi. Sizin Partinizde Aydın Yalçın gibi Marksist Sosyalist söyleme karşı hürriyetçi ve piyasa ekonomisinden yana bir söylem, bir ideoloji üretebilecek insanlar vardı. Bunu teşvik etmediniz. Niye?". Soruyu bitirirken ben adeta beklemeden şunu söyledi: "Biz pragmatistiz, öyle boş işlerle uğraşmayız". Şaşırdım. Biraz bekledim. "Bu ifadenizi kullanabilir miyim?" diye sordum. "Tabi kullanabilirsin" dedi. Yemek menüsü kartının arkasına notumu aldım.

İkinci unutamayacağım anım şudur. Cumhuriyet Döneminin İktisadi Tarihi kitabım yeni yayınlanmıştı. Nimet Arzık hanımın torunu Nisa'nın yuvasında öğrenciydi. Bir gün Nimet Hanım ve kızı bize çay içmeye geldiler. Nimet Hanım Demirel'le bir nehir söyleşi çalışması yapıyordu. Son ziyaretinde Demirel'in kabul salonu gibi kullandığı odayı girdiğinde, Süleyman Bey, "Gel Bak Nimet Hanım, artık bizim memleketimizde de böyle kitaplar yazılabiliyor" demiş ve benim kitabımı Arzık'a göstermiş. Tanıdığım Demirel benim dünya görüşü farkıma rağmen belki de bu kitapla ilgili değerlendirmesinin de etkisiyle bana mültefit ve saygılı davrandı Balkan Siyasi Kulübü toplantılarında. Senede genellikle iki kere birkaç gün bir arada bulunuyorduk bir Balkan kentinde. Kulüpteki öteki Türk üyelerinkine ters bir duruş sergilediğim ve Dış İşleri Bakanlığının telkinlerine göre konuşmayı reddettiğim halde. Ama mesela Hikmet Çetin'e ya da Murat Karayalçın'a gösterdiği yakınlığı bana hiç göstermedi. Hikmet Çetin'le çok güçlü bir karşılıklı güven ilişkisi vardı. Ben de bu durumdan memnun oldum. Türkiye'deki TSK ve Nato bağlantılı "derin devletin"adamıydı diyecektim ki düzeltme ihtiyacı duydum. Derin devletin merkezindeki en önemli sivillerden biriydi. İhsan Doğramacı gibi. Masonluğun Türkiye tarihindeki öneminin gizli kanıtları (çelişki yok kanıtlar vardı ama gizliydiler) onunla beraber mezara gitti. Galiba dünya siyasi tarihi tam olarak asla hiçbir zaman yazılamayacak. Bozkırda kurduğu bir müze vakfı var. Türkiye tarihinin önemli aktörlerinden biri olarak ölümsüzleşmiştir.

Son söz: "ölünün ardından kötü konuşulmaz da eğer bu kurala uyarsak da tarih yazılamaz". Süleyman Bey, Dokuzuncu Cumhurbaşkanımız tarihe mal oldu. İyi de konuşulacak kötü de konuşulacak ama asla unutulmayacaktır. Ben anısı ışık içinde yaşasın diyenler arasında bulunuyorum. (www.facebook.com/yahya.tezel)

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    YERİN KULAĞI
    • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
    • Birinci yalnız kaldı!
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    • MHP’de iki çift bir tek!
    • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
    • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.