• BIST 93.229
  • Altın 229,855
  • Dolar 5,7875
  • Euro 6,6373
  • Trabzon 20 °C

DEMİRYOLU SEVDASI!

DEMİRYOLU SEVDASI!
Bildiğiniz üzere geçtiğimiz günlerde, ülke olarak ev sahipliğine talip olduğumuz 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası, UEFA tarafından Almanya’ya verilmişti.

  Türkiye’nin kaybetmesinin en büyük nedeni olarak da UEFA’nın oylamadan önce açıklanan tetkik raporunun ciddi anlamda etken olduğu sıksa dile getirildi. Tetkik raporunun beni de, sizi de ilgilendirmesi gereken en önemli kısmı, organizasyonun yapılacağı şehirlerden biri olan Trabzon’un ulusal demiryolu ağına bağlı olmamasına değinilen kısmıdır sanırım. Elin oğlu demiş ki; kuymağınız, muhlamanız var, stadınızda güzel ama böyle büyük bir organizasyon için kolay ve rahat ulaşım şart, bu şartın olmazsa olması da demiryolu ulaşımıdır. Demir yolu işte bu kadar önemli. 
Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan demiryolunun önemini çok güzel anlatmış; Trabzon’un ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin, bugün olması gereken gelişmişlik düzeyinin gerisinde kalmasının altında yatan en önemli engeller, altyapı sorunları ve özelliklede ulaşım altyapısının yetersizliğidir. Uluslararası ticarette söz söz sahibi olabilmek ancak yeterli ve gelişmiş bir ulaşım altyapısı ile mümkündür. Rekabet üstünlüğü sağlamada en önemli husus, muhakkak ulaşım sistemindeki avantajların yakalanmasıdır. Ulaşım sistemleri içinde rekabet üstünlüğü yakalayabileceğimiz sistemin en önemlisi de demiryolu taşımacılığıdır.
107 BİN KEZ TREN MÜJDESİ
Atatürk, 15 Eylül 1924 yılında Trabzon’a ilk geldiğinde liman ve demiryolu konusunda şöyle demiştir; ‘Bu feyyaz, ahalisi zeki, müteşebbis, çalışkan olan Trabzonumuzu az zamanda dahile şömendöferle (demiryolu ile) raptolunmuş, güzel rıhtım ve limanla techiz edilmiş görmek netice-i amalimdir (emellerimin özüdür).
Atatürk döneminde demiryolları ülkenin önemli bir sorunu olarak görülmüş ve ‘bir karış fazla şimendifer’ parolasıyla cidiyetle ele alınmış, 3387 km demiryolu yabancı şirketlerden satın alınmış, üzerine 2815 km demiryolu inşa edilmiştir.Trabzon’un tarihi, sosyal ve ekonomik bir ihtiyacı olan demiryolu ise Atatürk’ün vasiyetine rağmen gelmemiş, yaklaşık 200 senelik bir rüya olarak kalmıştır.Üstüne üstlük bu rüyanın gerçeğe dönmesini bekleyenlerin beklentileri sıkça suistimal edilmiştir.
Arama motoru Google’a ‘Trabzon’a demiryolu geliyor’ yaz, 107 bin sonuç çıkıyor. Çünkü her seçimden, her mitingden, her referandumdan önce, yerel yöneticiler basının önüne her çıktığında, iktidar partisinin örgütü her öğünden hem önce hem sonra ‘müjde, demiryolunuz geliyor’ sözünü veriyor Trabzon’a. Seçim, miting, referandum, basın toplantısı bitiyor, kahvaltı, öğle-akşam yemeği yeniyor ama demiryolu bir türlü gelmiyor. Ama o kadar çok geleceği söyleniyor ki, ben bile zaman zaman ‘belki de gelmiştir’ diye düşünüyorum.O kadar çok geleceği söylenmiş ki, sokağa çık sor, en çok alacağınız cevap ‘eli kulağında, akşama sabaha gelir’ olur.
BİR EKONOMİK TETİKÇİNİN İTİRAFLARI
Bir ekonomik tetikçinin itirafları adlı kitabın yazarı John Perkins bir ekonomik tetikçiydi. 2004 yılında yaptıklarını itiraf etti. Görev yaptığı ülkeler arasında Türkiye yoktu ama söyledikleri tanıdık geliyordu; Kendi otomobilini üretemeyen ülkeye borç para verip, otobanlar-yollar yaptırırız. Sonra onlara arabalarımızı satarız… Sonra bankalarını satın alırız. O bankalardan halka ucuz krediler verip, daha çok araba almalarını sağlarız. Böylece verdiğimiz o krediyi arabamızı satarak geri alırız, hem de faiziyle. O ülkeye dünya bankasından ya da kardeş kurumlardan bir kredi ayarlarız. Ayarlanan kredi asla o ülkenin hazinesine gitmez. O ülkede proje yapan bizim şirketlerimizin kasasına girer. Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar, dev havayolları yapılır. Aslında işe yaramayan bir yığın beton. Bizim şirketlerimiz kazanır. O ülkede ki birileri de nemalandırılır. Toplum bu düzenden hiç bir şey kazanmaz. Ama ülke büyük bir borcun altına sokulmuş olur. Bu o kadar büyük bir borçtur ki ödenmesi imkânsızdır. Plan böyle işler… 
11 ağustos 2015’de yine bu gazetede ‘iktidarın karayolu sevdası’ başlıklı yazımda, tetikçi Perkins’in yukarıda okuduğunuz itiraflarına ‘her şey güllük gülistanlık’, ‘ver coşkuyu-ver mehteri’ deyip, burun kıvıranların, ekonomik açıdan zor günler geçirdiğimiz bu günlerde, ‘neden demiryolu’ dediğimizi daha iyi anlayacaklarını sanıyorum.
Elbette karayolları ağımız artacak, havayolları ulaşımımızda büyüyecek. Fakat ihmal edilen demiryollarının; daha güvenli, daha ekonomik, ağır tonaj ve hacimli yükler için  fiziksel ve maliyeten uygun taşıma ürünü olduğu, kitle taşımacılığına elverişli olması,hava şartlarından en az etkilenmesi, transit ülkelerin tercihi olduğu ve trafik yükünü hafifleteceği unutulmamalı, başta Trabzon ve bölgemiz tez zamanda demiryollarına kavuşmalıdır.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TTB üyelerinden Enflasyonla Mücadele’ye destek22 Ekim 2018 Pazartesi 13:21
  • Büyükşehir Belediyesi sınıfta kalmıştır22 Ekim 2018 Pazartesi 11:55
  • Fındık ve Çay Tacirlerinden Enflasyonla Mücadeleye Destek22 Ekim 2018 Pazartesi 11:44
  • İLĞİNÇ GİRİŞİM!22 Ekim 2018 Pazartesi 10:47
  • Sanayimiz Şehrimizi Kaldıramıyor22 Ekim 2018 Pazartesi 10:45
  • Mardin’de Trabzon rüzgarı22 Ekim 2018 Pazartesi 10:35
  • HORASAN ERENLERİNDEN TAASSUP YARENLERİNE22 Ekim 2018 Pazartesi 10:26
  • Zincirleme kazada 1 ÖLÜ 9 YARALI22 Ekim 2018 Pazartesi 10:21
  • Sen neymişsin be PAPAZ!..22 Ekim 2018 Pazartesi 10:10
  • Siyasetçi eleştirilecek,20 Ekim 2018 Cumartesi 10:50
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.