• BIST 86.072
  • Altın 251,269
  • Dolar 6,0742
  • Euro 6,8075
  • Trabzon 19 °C

DERİNCE

Gürsel ÖZGÜR

  Konuşunuz konuşturunuz parolası ile propaganda çalışmalarını sürdüren CHP, 1931-1946 yılları arasında devrimin halk tarafından bilinçle kabul edilerek sevilmesini kolaylaştırmıştır.
Özellikle, bayramlarda kurulan Halk Kürsülerinde konuşan Parti Hatiplerinin sınıfsız, ayrımsız bir yurttaş kimliğinin oluşturulması esas hedefi olmuş, bu sayede ortak değerler sistemi ile idealinin meydana gelmesi sonucunda homojen bir yapının kurulumu da mümkün olabilmiştir.
   Atatürk’ün, bu milli mücadele ve kaynaşma ruhu ile türdeş yapının oluşmasını sağlama çabalarının göstergesi olarak şu sözünde bulmak mümkündür. ‘’Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır.’’
    Ancak, büyük güçlükler ve karşı durmalara rağmen ağır bedellerle oluşturulan ortak değerlerin özellikle son on beş yılda iyice azalarak neredeyse ‘’hiç’’ boyutuna ulaşması türdeş yani homojen yapının dağılmasını da kolaylaştırmış ve vatan haini iç odaklar ile Sevr’i hortlatma sevdasındaki emperyalist güçlerin iştahını kabartmıştır.
Neoliberalizmin her şeyi maddesel görme tuzağının da etkisi ile kalitesizleşen ve çeteleşen siyasetçilerin etki alanının da bireysel çıkar ilişkileriyle derinleşmesi, halkın sorunlarından ziyade kendi ikbal ve kirli çıkarlarını koruyan derin siyaseti yaratmıştır.
    Halka hizmet etme alanı olması gereken siyaset arenasının çeteleşen figürleri, kişisel çıkarlarını sağlarken engel olarak gördüğü aklıselim ve nitelikli Vatanseverler de kıyıma uğratılmıştır. Maalesef işin farkında olmayan veya olup da ses çıkaramayan başrol oyuncuları yani Halkın zenginleşen çeteler yüzünden yaşam kalitesi düşerken hizmet almada ve insani yaşam şartlarında büyük sorunlar yaşamaktadır.
    Yalnızca hizmet etme aşkı ile sorumluluk alma isteğinde olanlar için yengeç sepeti sendromu oluşturulmuştur. Sepetin kapağı yoktur ve sepetten çıkmak isteyen halka hizmeti şiar edinmiş yengeç diğer tek düşüncesi zenginleşmek olan hırsız yengeçler tarafından aşağıya çekilerek yükselmeleri yani görev almaları engellenmektedir.
Maddi kazanım hırsından başka düşüncesi olmayan ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemeyi alışkanlık haline getirmiş bu çeteler; dürüst, tekerlerine çomak sokacak, liyakatli, çalışkan, üretken ve namuslu Vatanseverleri aralarında istemezler. Muslukları kesilecek diye çok korkarlar, bunlar siyaseti meslek edinmişlerdir, hiçbir başarı öyküleri de yoktur, aslında zavallıdırlar. Samimi ve saf Vatandaşın bundan pek haberi yoktur, olsa da bunların oyununa gelirler, aman konuşmayın, şimdi sırası mı derler. Cumhuriyet dönemi ‘’konuşunuz konuşturunuz’’dan geldiğimiz yer, ‘’konuşmayınız, susunuz’’dur.
Bu kesinlikle bir parti meselesi değildir. Bu toplumun bilinçlenmesi ve irade göstermesi ile ilgilidir. Küçücük bir çıkar uğruna başkalarına yapılan haksızlığa, ağzına bir kaşık bal çalınması rüşveti karşılığında karşı çıkamayarak sessiz kalanlar eninde sonunda aynı muameleye maruz kalıyorlar.
     Spor da fanatik olmak anlaşılabilir. Ancak siyaset dâhil fanatik olmak gerçekleri görmeyi ve düzeltmeyi engeller, üç maymun olunur, görmedim, duymadım, bilmiyorum. Tarifinde ifade edildiği gibi; körü körüne bir şeye bağlanmak, bağlandığınız veya ait hissettiğiniz şeyin olumsuzluklarını görmemek şeklinde uygulanmamalıdır. Futbol takımının başarısız sonuçları sonunda sabırlar taşar, yönetim istifa diye bağırırken de fanatiktir ama artık bıçak kemiğe dayanmıştır ve düzelmesini ister.
   Partilerin yönetilmesinin tabana sağlıklı bir şekilde yansıtılmasının yöntemi bulunarak, formalite gereği yapılan sözde parti içi seçimler anlamlandırılmalıdır. Dolayısı ile diktatörlüğe giden lider sultası engellenerek partilerin yönetimlerine halkın katılımı gerçekçi bir şekilde yansıtılmalıdır.
    Dernek ve cemaat siyasetçiliği terk edilerek hemşericilik, mezhepçiliğin önüne geçilmesi ile bilimsel siyasetin yolunun açılması Milletin de geleceğini aydınlatacaktır. Keza, mutlaka, kurallar manzumesi eksiksiz olmalı ki, art niyetli çıkarcı ve fırsatçı politikacılar boşlukları istismar edemesin.
Yerel Yönetim Seçimleri geçen dönem seçme hakkını kullanan vatandaşların seçimlerine saygı duymayarak değiştirdiği adaylardan dolayı hesap sorma fırsatıdır. Askeri darbelere karşı olan herkesin sivil darbeye de karşı olduğunu gösterme şansıdır. İstanbul. Ankara, Bursa gibi birçok şehirde halkın seçtiği adaylar sorgusuz, sualsiz ve açıklamasız değiştirilmiş ve halkın iradesi yok sayılmıştır.
Çünkü yerel seçimler parti seçimiyle birlikte esasen adayın önemli bir şekilde tartılarak, projelerinin, yaklaşımının, samimiyetinin ve seçmende bıraktığı izlenim ile güvenin de değerlendirildiği ve oylandığı seçimdir.
    Yani kimin oyu ile geldi ise onun oyu ile gitmelidir. Yolsuzluk varsa görevden alınabilir, tabii ki cezası ne ise verilerek, yoksa ‘’ben yaptım oldu’’ derseniz bunun açıklanabilir bir mantığı olmaz ve vatandaş bunun hesabını sorar…
Derince saygılarımla, sağlıcakla kalın…

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.