• BIST 82.465
  • Altın 147,626
  • Dolar 3,7852
  • Euro 4,0442
  • Trabzon 11 °C

Devrim çocuklarını yemeye başladı!

Devrim çocuklarını yemeye başladı!
AKP’nin iktidara gelişini ‘sivil darbe’ olarak nitelendirenlerdenim.Bu konuda epey yazı yazmıştım. Birkaç gün önceki yazımda ise;‘…Türkiye’de birkaç kez silahsız darbe yapıldı!İlk silahsız darbe 1950’de idi. Bu darbeye demokrasinin zaferi denildi!1950 yılında yapılan seçimlerde Demokrat Parti, tek başına iktidara gelmişti. 1960 yılında da silahlı bir darbe ile iktidardan uzaklaştırıldı!Silahlı darbe ile silahsız darbe sonucunda iktidara gelenlerin uygulamalarına baktığımızda çoğu zaman bu iki darbe arasında ne fark var? diye kendi kendime soruyorum.Bir siyasi parti, sandıktan ezici çoğunlukla çıkabilir. Yani seçimi halkın büyük bölümünün desteğini alarak kazanabilir.Bu durumda iktidara gelen parti, o ülkeyi ideolojisi doğrultusunda yönetmeye çalışırsa ve de yönetirse; o zaman bu yönetim anlayışının silahlı bir darbe ile yönetimi ele geçirenlerden ne farkı olur? …’diye görüş belirtmiştim.Dün, AKP Trabzon kurucu Disiplin Kurulu Başkan vekili avukat Ali Faruk Terzi’nin açıklamasını köşemize almıştık.Genç avukat, ‘AKP Ankara’da verdiği resmi kesinlikle tabanda vermiyor…Bakanımız Faruk Özak, ‘Biz Refah’a meclis seçmiyoruz’ diye görüş belirtmiş..AKP’den korkanlar varsa korkmasın, tabiri caizse devrim çocuklarını yemeye başladı ‘ dedikten sonra Muhsin Yazıcıoğlu’nun şu sözleri ile açıklamasını noktaladı; ‘Bir saniyesine bile hakim olamadığımız hükmedemediğimiz bir hayat için, bir dünya için bu kadar fırıldak olmanın anlamı yok’.Ali Faruk Terzi; ‘devrim çocuklarını yemeye başladı’ ifadesi ile öyle sanıyorum ki bilinçaltında veya düşünde de olsa AKP’nin devrim yapacağına inanmıştı. Gerçi, tabiri caizse diye bir ifade kullandı! ‘Devrim’ çok iddialı bir ifade!AKP hareketini ‘devrim’ değil de ‘sandıktan çıkan sivil darbe’ olarak nitelendirebiliriz.Benzer darbeler dünyanın birçok ülkesinde, hatta Türkiye’de bile yaşandı. Ama hiçbirinde sonuç alınamadı. Darbeler, kısa süreliğine de olsa tepedekileri değiştirir. Ancak, ülkeye ve o ülkede yaşayan insanlara gerçek anlamda darbe vurur.Devrim farklı bir olgudur!Mesela İran’da Humeyni Devrimi!1917 Rus ihtilalinde! Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda! Ve daha birçok ülkede kanlı, kansız onca devrim gerçekleştirildi.Hepsinde devrim çocuklarını yedi! Bu doğru!Trabzon’un geçmişine ışık tutan gazetecilerden merhum Cevdet Alap, Kurtuluş savaşı yıllarını anlatırken şöyle diyordu;’Ben Gavur İmam ve Ömer Efendi ile iyi tanışırdım. Gavur İmam memleket hesabına Mustafa Suphi’yi nasıl Karadeniz’in korkunç dalgalarına gömmüş ise devrim de memleketin selameti adına onu darağacına çekmekte fayda görmüştür. Ömer Efendi de olayların seyri içinde yok olup gitmişti. İstiklal Savaşı’nda sıradan bir topal adam olan Giresunlu Osman Ağa’yı da bir çok hizmetler yaptıktan sonra gerçekleştirdiği eylem nedeniyle (Ali Şükrü beyi öldürmesi); devrim, yok etmekte tereddüt etmedi… Eğer Terakkiperver Fırka teşkil edilmeyeydi, suikast olayı olmayaydı kuşkusuz Hafız Mehmetler, Ali Şükrüler bugün aramızda bu memlekete halen hizmet edenler arasında görülebilirdi’.Türkiye; artık devrimler, darbeler ülkesi olmamalı!Bu ülkede devrim hayali peşinde koşanlar olabilir.AKP’nin 2002’de iktidara gelmesi, bir ideolojik hareketin işbaşına gelmesidir.Bu olayı ‘sivil darbe’ olarak nitelendirenlerdenim! AKP iktidarının yaptığı iş; kadrolaşmadır!Kadro tamamlandıktan sonra İslami devrim gerçekleşir mi?Belki çokları bunu bekliyor olabilir!Ancak; unutulmasın ki bu ülke 86 yıl önce devrimini yaptı.Bu gün yapılması gereken iş, 86 yıl önce temeli atılan Cumhuriyetimizi ve demokrasimizi daha çağdaş normlara ulaştırmak olmalıdır.Bunun için farklı görüşlerde de olsak omuz omuza mücadele vermek zorundayız.AKP’nin büyük bir bölümünün de bu uğraş içersinde olduğuna inanıyorum.Volkan Konak’tan fasıl!İki yöresel türkü, iki ağıt, iki romantik söz, Kazım’dan iki alıntı, büyük şair Nazım Hikmet’ten iki şiir!Volkan Konak’a belki haksızlık yapıyorum!Volkan Konak, bu satırları okuyunca belki de kızacak, köpürecek!İstediği kadar kızsın!Ben; iki yıldan beri TV ekranlarında izlediğim, dinlediğim Volkan Konak’ı tarif ediyorum.Gerçi; izlettiriyor ve de dinlettiriyor da!Aynı şeyleri söylese bile takılıp kalıyorsun!Volkan Konak kardeşimiz, İstanbul’a gidip gelmemişse öyle tahmin ediyorum ki; seçim gününden buyana Trabzon ile Maçka arasında mekik dokuyor.Bir akşam Hasan Saka Havalimanı karşısındaki bir restoranda dostları ile efkar dağıtıyor.Bir başka akşam daha kuytu bir mekanda, dağda!Önceki akşam Zorlu Grand Otel’in küçük salonunda Volkan Canalioğlu, Murat Onur ve az sayıdaki hayranıyla gecenin ilerleyen saatlerine kadar döktürüyor.Volkan kardeşimiz; Trabzonspor’un İstanbul Kartal tesislerindeki restoranının işletici ortağı ve astsolisti idi!Trabzonspor ile kira sorunu vardı.O günlerde bizi devamlı arardı!Son aylarda aramadığına göre sorunu da mutlaka halletmiştir!Volkan Konak’ın Trabzon’daki en yakın dostu Murat Onur kardeşimiz.Murat gibi bir dostun oldu mu? Arkana bakma yürü!Yayla da ev de yaptırırsın, deniz de kayık ta yüzdürürsün!Volkan Konak bir ara bizi Maçka’ya ‘batak’ oynamaya davet etmişti.Volkan kardeşimiz işi biliyor!Batağa bizi davet ediyor, fasıla adaşı Volkan’ı, Ertuğrul Genç’i, Murat Onur’u, Oktay Yavuz’u!Volkan’ı performansından ötürü kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.İbranice Kitap!Sümela Manastırı’ndaki hazine, İsmet İnönü’nün izniyle Yunanistan’a gönderilmişti.Merhum gazeteci Cevdet Alap, Sümela Manastırı’ndaki tarihi hazinede; bir oda dolusu tarihi eser. İsa’nın havarilerinden Luka’nın altın muhafaza içersinde mumyalı eli ile İbranilere ait kitapları, dört yüzyıllık fermanları, sırmalı, altın, zümrüt işlemeli papaz elbiseleri, taçları ile daha bir çok kıymetli eşyayı içeren antikalar bulunduğu yazar.Alap, Lozan antlaşması sonrası Venizelos bu hazineleri İsmet Paşa’dan ister. Paşa’da Venizelos’u kıramaz ve hazineleri gönderir.Alap, Yunanistan’a gönderilen hazinede dünya’da üç büyük kilisede bulunan Meryemana’nın maun ağacına yapılı heykeli ve resmi de varmış.Cevdet Alap, 1946 yılında yazdığı hatıralarında Sümela’da kendisine teslim edilen ve Muallim Mektebi kitaplığına verdiği çok değerli İbranice bir kitabın, okul kitaplığında olup olmadığını soruyor.Trabzon’da geçmişte Musevilerin yaşadığı söylenir!Hatta kimi tarihçiler, Ortahisar Camii’nin Sinagog olarak yapıldığını, daha sonra Kilise’ye çevrildiğini söylerler! Cevdet Alap’ın bahsettiği İbranice Kitap, Muallim Mektebi (Şimdiki Anadolu Lisesi) Kütaphanesi’ndemi yoksa Atapark’taki Kütüphane’de mi ? Bilmiyorum.Belki de hiçbirindedir.Birileri almış götürmüştür. Ama yine de araştırılmasında fayda vardır, diye düşünüyorum.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
    • MHP sürpriz yapabilir!
    • Antalya’da sabah sporu!
    • Metin Kara’yı topa tutacak!
    • TBMM’deki oylama MHP’nin geleceğini belirleyecek!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.