• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Trabzon 6 °C

Dış güçlerin oyunu! Ve Vali Kadri Bey

Hasan Kurt

Türkiye’yi yönetenler çıkmaza girdiğinde, duvara çarptığında veya ülkeyi uçurumun eşiğine getirdiklerinde ilk yaptıkları iş, içte ve dışta düşman aramadır. Ve özellikle de dış güçler, dış düşmanlar!

Rüşvet ve yolsuzluk iddialarının patlat verdiği, başka bir ifade ile suçüstü yapıldığı günden bugüne bir dış güç, bir dış düşmanlar yaratıldı. Banka müdürünün evinin ayakkabı dolabındaki ayakkabı kutularının içine milyon dolarları dış güçler koydu, bakanların çocuklarının evlerine para sayma makinelerini, kasalarını dış güçler koydu.  AKP hükümeti döneminde yapılan büyük- küçük onlarca ihaledeki iddiaların kaynağı dış güçler!

Bu dış güçler AKP hükümetini 11 yıldır devirmemişler de şimdi deviriyorlar.

Dış güçler, dünden bugüne Türkiye gibi ülkeleri sömürmek için yerli işbirlikçilerle birlikte her şey yaparlar, yapabilirler. Bunlar bilinen işler!

Burada önemli olan, Türkiye’yi yönetenlerin dış güçlerin oyununa gelmemesi, Türkiye’nin menfaatlerini koruması ve kollamasıdır.

AKP hükümeti ülkenin menfaatini demek ki koruyamamış! Korusa dış güçlerin bu denli etkisi olmaz!

Aslında olay; dış ve iç güçlerin baskısı oyunu falan değil!

Olay, Türkiye’nin ekonomik olarak duvara toslamasıdır.

Üretmeyen, üretmediği için ihracat yapamayan bir ülke, ekonomik olarak çıkmaza girer.

Türkiye’de yaşanan bu olayların nedeni hükümetin izlediği siyasal ve ekonomik politikalardır.

AKP’nin uyguladığı politikalar nedeniyle bu hükümette bitmiştir bu ülkede!

Türkiye,  bana öyle geliyor ki yakın bir zamanda memurunun, işçisinin, emeklisinin bile maaşını ödeyemeyecek duruma gelecektir.

Gidişat onu gösteriyor! İnşallah yanılırız!

Xxx

Vali Kadri bey!

Geçenlerde Vali Kadri beyle ilgili hikayeler aktarmıştım. Bugün Kadri beyle ilgili birkaç yazıyı köşeme alacağım.

İlk yazı o tarihlerde (1900’da) Reji müdürü olan Mösye Ranber’e ait..

‘Kadri bey, iyi bir idareci, büyük bir zeka ve kavi bir irade sahibi. Hususi hayatında gayet sade…. İnsan onunla bir müddet konuştuktan sonra hayran kalıyor….. İstanbul’da Kadri beyi yaptığı hizmetlerin bedelini bol bol alan bir adam olarak tanıdık. Her şeyi herkesi intizama sokmak kaydındadır.. Bunun mümkün olduğunu ispata çalışır..’

Mahmut Goloğlu ise Kadri beyi şöyle tanıtır;

‘Trabzon valiliğinde ün alan Kadri bey, orta boy, şişman, kırmızı yüzlü, top sakallı, keskin bakışlı biri idi. Kuvvetli bir hafızası vardı. Yalanı sevmez. Görevine bağlı uygulamada sert huylu idi. Çalışkan, dürüst, alçak gönüllü, halka dönük, ağırbaşlı ve dayanıklı bir kişiliği vardı. Gerçek şu idi ki, kendini halka sevdirmesini ve saydırmasını bildirmişti…… Ne var ki ölümünden 50 yıl sonra Akşam Gazetesinde yayımlanan bir belgeden anlaşıldığına göre; Kadri bey kötü bir Abdülhamit jurnalcisi idi…’

(Mahmut Goloğlu’nun Kadri bey ile ilgili değerlendirmesi duyumlara, yazılanlara ve anlatılanlara dayanmaktadır. Çünkü Kadri beyin valiliği döneminde Mahmut Koloğlu doğmamıştı)

 

Kadri beyin sadrazama yazdığı mektubun ilk paragrafı şöyle (Akşam Gazetesinde yayınlanan belge);

Trabzon Vilayeti halkının teessüfe değer halleri hakkında bazı maruzatta bulunacağım. Şehirde o derece değilse de, köylerde ırz ve iffet kaybolmuştur. Dinde saygısızlık ise ağlanacak haldedir. Çünkü Yomra, Maçka, Tonya nahiyeleri ile Akçaabat kazasının bir kısım ahalisi tedricen Hristiyan olmaktadır. Askerlik şubelerinde nüfus kayıtları okunurken ‘Hacı Zade Yorgi veledi Andon’, ‘ Eyüp Zade Kosti’ ve emsali kayıtların alenen ve yüksek sesle okunmasını dinlemek pek yürek paralayıcı oluyor.

Irz ve iffet meselesi ise büsbütün üzücüdür. Müslümanlıkta 4 zevce alabilmek caiz sayılırsa da bir kadının iki kocası olduğu görülmüş ve işitilmiş değildir. Halbuki vilayetimizde üç dört kocalı kadınlara sık sık tesadüf edilmektedir. Halen de kocalarının, ellerinde resmen verilmiş izinnameleri vardır. ….Ezan okunurken elleri kanda olsa bırakıp cemaatle namaz kılmak için camiye koşarlar…..’

Tarih izinde Trabzon valileri adlı eserin yazarı Hüseyin Albayrak,  Kadri beyin Trabzon halkını kötüleme amacı gütmediğini, halkın yanlış tutum ve davranışları karşısında Sadrazam’a yakındığı, duyduğu üzüntüyü dile getirdiği. Bunda belki de abartıya kaçtığı söylenebilir.

Bu mektup Nisan 1955 tarihinde yayınlandıktan sonra Trabzon’dan gelen tepkiler üzerine gazete özür mahiyetinde Vali beyle ilgili şu görüşlere yer verilmiştir;

‘Merhum Kadri bey, emsaline idari tarihimizde nadir rastlanır, çok namuskar, dirayetli faal, Abdülhamit’e boyun eğmemiş bir vali olarak tanınmıştır… Kadri beyin ölümünden sonra, hala iyilikle ve rahmetle anılması O’nun sağlam kişiliğinin ve güçlü yöneticiliğinin en güzel kanıtıdır’…

Bu hafta da Kadri beyle ilgili yazılan iki yazıyı köşeme aldım.

Valilik, Osmanlı’dan günümüze gerçekten çok önemli bir görev.. Trabzon valiliğinin en uzun süreli özel kalem müdürü Hasan Kanber, valiler için boşuna ‘Cumhuriyetin kralları’ demedi! Valiler Cumhuriyet’te kral, Osmanlı’da ise herhalde Derebeydi!

Vali Kadri Bey için 2. Abdülhamit tarafından bugünkü Atapark’taki eski mezarlığın en gösterişli yerine vefatından sonra türbe yapılması, Vali’nin Padişah 2. Abdülhamit’i, 2. Abdülhamit’in de Vali Kadri beyi ne kadar çok sevdiğini göstermiştir!

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Meral Akşener’in 17 Nisan iddiası!
  • Trabzon futbolu bitmiş!
  • Koray Aydın’ın ekibi!
  • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.