• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 17 °C

DİYARBAKIR'DAN MEKTUP VAR

Mehmet Arif Köroğlu

Güneydoğu Anadolumuzda Diyarbakır ve diğer kentlerde yaşananlar hepimizi üzüyor… Mehmetçikler ve polislerimiz şehit düşüyor, mazlum halk terör örgütü tarafından katlediliyor.
Bölgede görev yapan ve oralı olan bir kardeşimden mektup aldım. Mektubun bazı yerlerini özetleyerek ve de kardeşimizin güvenliği açısından rötuşlayarak sizinle paylaşıyorum.
Bu kardeşimiz yaşananları çok güzel, yerinde ve yaşayarak anlatmış.
Mektuba geçelim...
''Abi dün bu saatlerde doğup büyüdüğüm, … yıldır orada ikamet ettiğim … mahallesinde … yaşında ihtiyar babam orada halen oturuyor. Küçük kardeşim ile mahallenin girişine yaptıkları barikat ve hendek ile patlayıcılara vatandaş ile  itiraz edince tehdit ediyorlar. Branda ile kapattıkları el yapımı bombaların olduğu yerden babamı aldık ama akşam tekrar oradan geçip eve götürdüm.
Vatandaş devlete güvenemiyor, ihbar edilince kimliği PKK eline geçer diye abi sizden ricam bize dua edin yeter…
Abi çözüm süreci ile birlikte bölgedeki Müslümanların eli kolu bağlandı, defalarca söylememize rağmen yanlışa devam edildi… 6-7 Ekim olayları Müslümanları bölgeden göçe zorlamaktı, yanlış devam ediyor. Dün İçişleri Bakanı buradaydı yine PKK/HDP’li STK’lar ile görüştü, İslami STK’ların görüşüne başvurulmadı. ALLAH’a emanet olun
Şu an PKK’ye çok büyük bir antipati var. Millet nefret etmeye başlamış fakat milleti sahiplenecek ne devlet var, ne AK Parti var. Böyle devam edilirse vatandaşı tekrar yanlarına çekerler.
Aynen bir mustazaflar direniyor onun dışında direnen kimse yok…
Siz ta Trabzon’dan (Geçen sene Kuzey Ekspres Gazetesinde yayınlanan Çözüm Sürecindeki Hatalar adlı köşe yazım) bizler bölgenin göbeğinden bağırarak bu günleri işaret ettik. 6-7 Ekim olaylarında İslami STK’lar olarak hazırladığımız raporların hiç biri Başbakan ve Cumhurbaşkanına sunulmadı. Bugün bunların o görmediklerinin sonucu mazlum halk Sur’dan hicret  etmek zorunda kaldı…
… Abi ….da … yıl … görev yaptım. Bulunduğum … mahallede HDP ve PKK o kadar etkisizdi ki seçimde her sandıkta 15-20 oy alıyorlardı... 2011 seçimlerinden sonra YDGH olarak Diyarbakır’da ilk yapılanmalarını bu çok zayıf oldukları mahallede başlattılar.
O mazlum halk devlet tarafından korunamayınca bugün buralara gelindi. Şu an PKK/HDP eylem yaptıracak kimse bulamıyor. Millet kendilerinden nefret etmiş durumda devletin bunu lehine çevirmesi için bu vatandaşları kucaklaması evsiz kalanları evlere ya da otellere yerleştirmeli...
2 aya yaklaşıyor devletin bir kuruşunun yetişmediği vatandaşlar var…
Sahada … ve … dışında kimse yok.
Abi biz sahadayız.
Dualarınızı bekliyoruz.
… ilçesinde vatandaş çözüm süreci ile birlikte tamamen örgütün kucağına itilmiş...
Bireysel olarak konuştuğumuz tüm vatandaşlar örgütten nefret ediyor, fakat çok iyi örgütlenmişler.
Vatandaşların tümünü ev ev mahalle mahalle fişlemişler.
... da AK Parti  varlığı yok, mahallelere  giremiyorlar.
1 Kasım’da sandıklara müşahit bulamadılar, cesur dindar Müslümanlar olmazsa oy alamazlardı.
… dindar sandık görevlisi öğretmenler sandıklara sahip çıktılar.
Abi vallah sabah işe giderken Allah'a emanet gidiyoruz
Sahada … var zaten … ve biz … ve mustazaflar olmazsa her tarafa bayrak açacaklar.
Kepenk kapama ve vatandaşları çocuklarınızı devletin okullarına göndermeyin diye tehdit ediyorlar…’
***
Kardeşimizin mektubu burada biterken bölgenin sorunlarıyla alakalı bir çalışmadan bir pasajı sizinle paylaşıyorum. Bu paylaşımda halk ne kadar sahipsiz bırakılmış, örgüt ise borazanını öttürebildiği kadar öttürmüş...
“Asıl görevi halka hizmet olan yerel yönetimlerin HDP’li belediyeler şehir baştanbaşa terör çeteleri tarafından ateşe verilirken halkın yangın ihbarına duyarsız kalmışlardır. Onlarca itfaiye aracına sahip olan belediye hiçbir yangına müdahale etmemiştir. Halkın iş yerleri ve evleri alevlerle baş başa bırakılmıştır. Öte taraftan etrafı yakmaya çalışan şehir eşkıyalarına kullanılmış araba lastikleri temin edilmiş, iş makineleri ile şehir ana yolları kapatılmıştır. Olaylar başlamadan bir gün öncesinde şehrin hiçbir yerinde şehir çöpleri toplanmamış, temizlik görevlilerin birçoğu Kobani’ye destek amacı ile eylemlerde görevlendirilmişti. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi terör çetelerinin eylemlerine arka çıkarak okul servis taşımacılığını yapan servis minibüslerini tehdit ve şantaj ile ve esnaflara ceza uygulama tehdidi ile zorla kepenk kapattırarak olayların büyümesine zemin hazırlamıştır”…
***
 
Zor şartlarda idareci olarak görev yapan kardeşimizin, bu soğuk ve çetin kış günlerinde evsiz veya çatışmaların ortasında kalan mustazafların ve  müstekbirlerin piyonlarıyla çarpışan Mehmetçik ve polislerimizin ALLAH yar ve yardımcıları olsun.
Oradaki kardeşlerimizin sesleri bize geldi, inşallah Ankara’ya gitmiştir...
‘Ma ses Diyarbakır’dan Ankara’ya gidi’…

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.