• BIST 108.434
  • Altın 151,200
  • Dolar 3,6612
  • Euro 4,3260
  • Trabzon 17 °C

Doktorun sancısı

Doktorun sancısı
Son yıllarda devlet ve üniversite hastanelerinden özel hastanelere hekim kayması olduğunu belirten Trabzon Tabip Odası Başkanı Opr. Dr. Aydın Aydın, hekimlerin ücret açısından özel hastaneleri tercih ettiğini söyledi. Devlet ve üniversite hastanelerinde ç

Röportaj: Fatma YAVUZ

Sağlıkta dönüşüme olumlu bakılıyor

 

Sağlık alanında yapılan son değişiklikleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Bu hükümet döneminde sağlıkta dönüşüm başladı. SSK Hastaneleri Sağlık Bakanlığına devredildi. Bu konuya herkes olumlu bakıyordu. Burada SSK’lı hastaların büyük bir rahatlaması oldu. Ardından Türkiye’de aile hekimliği konuşulmaya başlandı. Bu konuda pilot iller seçildi, şu anda 11 ilde aile hekimliği uygulanıyor. 2008 yılında aile hekimliğinin Trabzon’da da uygulanacağı söyleniyor ama gerek uygulandığı iller itibarı ile gerekse ülke genelinde yaygınlaşması itibarı ile aile hekimliğinin tam olarak biçiminin yerleştiğini söyleyemeyiz. Pilot illerden aldığımız izlenim bu yöndedir.

 

Pratisyen hekimler kimlik kazanacak

 

Aile hekimliği nasıl uygulanmalı?

 

Birinci basamak hekimlerimiz önümüzdeki günlerde aile hekimi olacak. Bu uygulama pratisyen hekimlere kimlik kazandırma açısından için iyi bir şey. Ama aile hekimliğinde verilen ücretlerin de emekliliğe yansıtılması gerekiyor. Türkiye’de 2 bin 500 kişiye bir aile hekimi düşüyor. Bu uygulama yakında Trabzon’da da başlayacak. Aile hekimi sorumlu olduğu ailenin bütün sağlık sorunlarını karşılar ve yönlendirir. Ama seçilen pilot illerde başlatılan uygulamanın tam olarak böyle olmadığını, hastaların aile hekimi dışındaki sağlık organizasyonlarından da istifade ettiğini yani sağlık ocaklarına, hastanelere gittiğini görüyoruz. Bu da iki ayaklı bir sistem gibi görülüyor. Biz aile hekimliğini savunuyoruz ama Avrupa’da uygulandığı anlamıyla olsun, ikili olmasın istiyoruz.  

 

Bu tür yatırımlar devam etmeli

 

Özel hastanelerin açılmasına nasıl bakıyorsunuz?

 

Sağlıkta dönüşümün diğer ayağı ise özelleştirmeler oldu. Özel hastaneler ve Özel dal merkezleri açıldı. Bunlar özellikle sağlık güvencesi olan insanlara alternatif sağlık merkezi oluşturulması anlamında olumluydu. Meslektaşlarımızın da bir kısmı özel hastaneciliği seçtiler. Özel dal merkezleri açtılar bu anlamda bir açılım yakaladılar. Bunun sürmesi gerekiyor.

 

Patronlar doktorlardan olsun

 

Anladığım kadarıyla Özel hastanelerin açılmasını destekliyorsunuz. Sizce bu hastaneler doktorlar tarafından mı açılmalı? Yani patron doktorlar mı olmalı?

 

Tabii ki destekliyorum. Özel hastaneler doktorlar tarafından açılmalı ve patron doktorlardan olmalı. Aksi taktirde doktorların birçok yerde emeğinin tam karşılığını alamadığına şahit oluyoruz. Biz özel hastanecilikte de özel sektörde de patronluğun doktorlarda olmasını istiyoruz. Bir de şunu vurgulamamız gerekiyor, birçok meslektaşımız özel hastanelere geçiyor. Devlet özel hastaneler konusunda bir oluşum vaat etmiş, onlar da bunu kullanıp özel hastanelere geçiyorlar. Bu aslında güzel bir şey ama burada şöyle bir sıkıntı olması bizi üzer; Bu doktor arkadaşlarımız mevcut durumda özel hastanelere geçtikten sonra devlet, özel hastanecilikte geri adım atma ya da özelleşmede geri adım atma girişimleri devlet ciddiyetine uymaz. Yani insanlar devletin verdiği güvenceye dayanarak yatırım yapmışlar ama tablo değişince bu seferde devlet ben bunu değiştiriyorum dememelidir. Yani devlet mevcut durumdan geri adım atmamalıdır.

 

Sefalette değil, sefahatta eşitlik

 

Devlet hastanelerinden özel hastanelere doktor bazında bir kayma söz konusu oluyor. Devlet kendi hastanelerindeki çalışma şartlarına bir iyileştirme getirmeli ve rekabet ortamı oluşturmalı…

 

Devlet kendi hastanelerindeki şartları özel hastane seviyesine çıkartmalıdır, rekabet budur. Devlet Sefalette değil, sefahatta eşitliği sağlamalıdır. Bizim devlet anlayışımız Cumhuriyetten beri daha alt bir seviyede eşitliği sağlamak halbuki herkesi daha üst konumda olanın eşitliğine çıkartmamız gerekiyor, doğrusu da budur. Devletin kendi hastanelerini hem hekim ücretleri açısından hem de fiziki şartlar açısından özel hastanelerin seviyesine çekmesi gerekiyor.

 

Hastalar özel muamele görüyor

 

İnsanlar özel hastaneleri neden tercih ediyorlar?

 

Özel Hastanelerde otelcilik dediğimiz yardımcı hizmetler yani hastanın karşılanması, hastanenin içerisinde dolaştırılması gibi hizmetlerin sunumunun daha iyi olmasıdır. İnsanlar hastaneye gittiği zaman çile çekmiyor. Özel hastaneler bu rahatlığı insanlara sunuyor. İnsanlar da özel hastaneleri tercih ediyor. Olaylara hekim açısından baktığımızda önümüzdeki günlerde süreç böyle devam ederse devlet ve üniversite hastanelerinden özel hastanelere doktor bazında daha ciddi kaymaların olabileceğini düşünüyorum.

 

Ücretler artsın ve emekliliğe yansın

 

Hekimlerin bunu yapma nedeni nedir?

 

Hekimler ücret açısından özel hastaneleri tercih ediyorlar. Eğer devlet hastanelerinde hekimleri tutmak istiyorsanız, o zaman özel hastanelerdeki hekimlerin ücretlerine yakın bir ücret ödemelisiniz. Devletin hekim ücretleri konusunda yapacağı iyileştirmeler emekliliğe de yansımalıdır. Hekimlerin döner sermayeden aldıkları ücretler iyi gibi görünse de özel sektörle kıyaslanacak kadar iyi değil. Bunun yanında devlet hastanelerindeki hekimlerin yükü daha fazla. Üniversite hastanelerinde görev yapan hekimlerimiz de sıkıntılı durumda. Orada ki hekimler hem eğitimcilik yapacak, bunu yanında 3. basamak sağlık hizmeti sunacak. Yani hem hastalarla ilgileneceksiniz, hem de asistan eğitimi yapacaksınız buna göre de aldığınız ücrette farklı olmalı. Tıp fakültesindeki öğretim üyelerinin ücretleri belki hiç tartışılmıyor ama bunlar çok komik ücretler. Oralarda görev yapan doktorların eğitim tazminatı yükseltilmeli ve kalıcı hale getirilmelidir. O zaman bu hekimler muayenehane açmaya ihtiyaç duymaz. Eğer bu ücreti veremiyorsanız o zaman da muayenehanesine karışmayacaksınız.   

 

Priminiz kadar sağlık hizmeti

 

Devlet sağlıkta yaptığı bu değişikliklerle neyi amaçlıyor?

 

Devlet, hastanelerini bir şekilde özelleştirmeye çalışıyor. Yani devlet hastaneleri Türkiye’de bir sektör tarafından idare edilecek, bu hastaneler de kendi içinde klase edilecek (A, B,C, D gibi) bu anlamda performansı düşük olan hastaneler devredilecek ya da kapatılacak. Devlet 2. ve 3. basamak sağlık sunumunda küçülmeye gidiyor. Önümüzdeki dönemlerde sağlıktaki muhatap Bakanlıktan ziyade Sosyal Güvenlik Kurumu olacak. Sosyal Güvenlik Kurumu vatandaşla ya da hastaneyle antlaşma yapabilecek. Yani artık siz Sosyal Güvenlik Kurumunun şartlarıyla anlaşma yapmak durumundasınız. Burada devlet karma bütçeden sağlığa ayırdığı payı düşürmek ya da tamamen kaldırmak istiyor. Devlet bu hizmetin primlerle karşılanması taraftarı kısacası ödediğimiz primler kadar sağlık hizmeti alacağız. Şimdi Kamu Hastaneleri Birliği kuruluyor, birliğinin 8 kişilik mütevelli heyetinde Tabip Odasının temsilcisi yok. Sanayi Odasının temsilcisi var meslek örgütünün temsilcisi yok.

 

Halkı en iyi biz tanıyoruz

 

Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

 

Bunun anlamı olaya işletmecilik mantığı ile bakılıyor demektir. Kurulan bu birlikte çalışanın hakkını savunabilecek oda temsilcisinin olması gerekiyor. Evet, bir hekim var ama o da bakanlığın atadığı hekimdir. Burada meslek örgütünün atadığı bir hekimin de olması lazım. Bunun olmaması bakış açısını özetliyor. Sağlıkla ilgili yasalar hazırlanırken Türk Tabipler Birliğinin de görüşleri alınmalıdır. Bu halkı en iyi tanıyan biziz dolayısıyla bizim de görüşlerimiz alınmalıdır. Hekimlerin görüşleri tamamen halkın lehinedir. Bizim isteklerimiz eldeki kaynakları daha verimli kullanmak adınadır.

 

Yeşil kartlılara koruyucu hekimlik

 

Devletin mutlaka olması gereken alanların başında sağlık geliyor…

 

Evet, mutlaka olması gerekiyor. Yeşil kart kullanan vatandaşlarımızı örnek verirsek, bunların sağlık güvencesi olacak ama primini yüksek ödeyen ile yeşil kartlılar arasında önümüzdeki günlerde ciddi farlılıklar olacak. Eğer siz sağlık priminizi yüksek basamaktan ödüyorsanız o zaman sağlık alanında alacağınız hizmet üst düzeyde olacak. Ama bunun yanında bir yeşil kartlı vatandaşın alacağı sağlık hizmeti asgari, belki de koruyucu hekimlik olacak. Bunu da devlet sübvanse edecek, etmesi gerekiyor. Çünkü bu anayasal bir zorunluluktur.

 

Hekimlere haksızlık yapılıyor!

 

Hekimler tam gün yasasına nasıl bakıyor? Her hangi bir endişeleri var mı?

 

Şu an için hekimlerin ‘ne olacağız, yarın nasıl bir kanun çıkacak’ gibi bir endişesi var. Maaşlar çok yetersiz, döner sermayeler emekliliğe yansımadığı için doktorlar buna güvenli bakmıyor. Doktorlar şunu istiyor, ben işimi bileyim, gerekirse bir yerde çalışayım, gerekirse tam gün çalışayım ama emeğimin karşılığını alayım. Emekli olduğumda da hak ettiğim ücreti alayım. Bir hekim emekli olduğunda iki asgari ücret tutarında emekli maaşı alabiliyor. Tam gün yasasıyla birlikte birçok hekim muayenehanecilik yapmaktan alıkonulacak. Bu anlamda hekimlere haksızlık yapıldığını görüyoruz. Bir hekim yatırım yapıyor ve muayenehane açıyor, sonra siz devlet olarak geliyorsunuz, bir kanun çıkarıp bunu yasaklıyorsunuz. Bu doğru değildir. Doktorlarla hastalar arasındaki para ilişkisini kaldıralım deniliyor. Tamam kaldıralım, muayenehanede verdiğimiz sağlık hizmetinin ücretini sigorta kurumundan alalım, bu niye düşünülmüyor. Muayenehaneler sistem içerisinde değerlendirilebilir. Yok eğer muayenehaneleri kapatacaksanız o zaman tam günde hekimlere hak ettiği ücreti kalıcı bir şekilde vermelisiniz.   

 

Sabit ücret üzerine performans eklenmeli

 

Uygulanmakta olan Performans sisteminden de biraz bahseder misiniz?

  

Performans sistemi hastanelerde belli bir oranda kullanılıyor. Fakat bu emekliliğe yansımıyor. Yani bir maaş gibi garanti değil. Performans sisteminden birçok hekim memnun ama o zaman da ‘hekimler performans için mi çalışacaklar’ gibi bir hedef konuluyor. Bu sistemin rehabilitasyona ihtiyacı var. Performans dışında hekimin belli bir sabit ücret alması ve performansın da bu ücretin üzerine konulması gerekiyor. Bir de hekimler arasında performans olarak büyük uçurumlar var, bu da büyük sıkıntı yaratıyor. Örneğin bir beyin cerrahı performansını doldurmak için ayda 20 ameliyat yapması gerekiyor. Eğer bunu yapmazsa bu performansı alamaz. Bir beyin cerrahının performansı sadece 20 ameliyatla düşünülmemeli, yeri geldiğinde ayda bir tane ölümcül ameliyat yapıp hastayı kurtarması bile yeterli olmalıdır. Bir de bu açıdan bakmak gerekiyor.

 

İsteklerimiz kulak ardı ediliyor

 

Hekimlerin en çok rahatsız oldukları ve değişmesini istedikleri konu nedir?

 

Hekimler sistemin tam olarak işlemesini istiyor. Hekimlik formatının saygın bir şekilde yürütülmesi ve verdiği emeğin karşılığını tam olarak almak istiyor. Hekimliğin itilen bir meslek olma konumuna gelmemesini istiyor. Hekim her durumda en çok eleştirilecek konumda olmamalı. Hekim önünü görmek istiyor. Özel sektörde mi yoksa kamu sektöründe mi olacağını kesin bir şekilde görmek istiyor. Bunun yanında hekimler çok rahat şekilde şikayet edilebiliyor ve bu şikayetler çok çabuk değerlendirilip dikkate alınıyor ama hekimlerin istekleri tamamen kulak ardı ediliyor. İşte hekimler en çok bu konulardan rahatsız oluyorlar.

 

Hekimlik onuru muhafaza edilmeli

 

Tabipler Odası olarak karşılaşılan sorunların çözümü konusunda hekimler arasında birlikte hareket etmeyi sağlayabiliyor musunuz?

 

İğneyi kendimize batıracak olursak, meslek odası olarak hekimlerden kaynaklanan sıkıntılarımızın da olduğunu söyleyebiliriz. Hekimler yıllarca bireysel yaşamaya alışmışlar. Aslında hekimlerin isteklerini tabipler odası çatısı altında gerçekleştirmekten başka şansları olmadığını kavramaları gerekiyor. Bunu kavradılar ama eyleme geçirmede sorunlar yaşanıyor. Sistem hekimleri parça parça yaptığı için onları bir araya getirmek çok zor. Patron hekimler var, işçi hekimler var. Biz diyoruz ki hepsinin tek ses çıkarabileceği yer odalardır. Bugün hekimler siyasetçi, idareci gibi farklı konumlarda olabilir ama asıl olan hekimlik onurunu muhafaza edebilmesidir. Meslektaşları ve halk tarafından iyi bir hekim olarak algılanmalarıdır. İyi bir siyasetçi ve idareci olarak yapılan hizmetler çoğu zaman hatırlanmaz ama hekim olarak yaptıklarınız hep kalır. Bunun geçmişte örneklerini görebiliriz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.