• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Trabzon 10 °C

DÖVERİM!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Çocukların ve gençlerin tebessüm etmesine neden olan herkese huzur ve esenlik diliyorum.
Neden biliyor musunuz bu ülkede gençler çocukluklarından itibaren çok küçük yaşta, çok büyük sorumluluklarla tanışıyorlar.
Yüzleri hiç gülmüyor; Sorumlulukları çok ağır. Çok küçük yaşlarda bir sürü sınavla tanışıyorlar.
Büyükler eğer mutlu olursa, yetkililer, muhtarlar, yaşam koçları, gazeteciler, ilahiyatçılar, siyasiler, iş adamları vs olgun olursa çocuklar da mutlu olur dolayısıyla tüm ülke mutlu olur.
Bu hafta ülkeyi mutsuz eden bir açıklama geldi. Mutlu haber ve açıklamayı gerçi arar ama bulamaz olduk. Ama bazıları gerçekten yeter artık dedirten cinsten.
İsmini bile yazmaya gerek duymayacağım bir muhtar, Kız çocuklarının akşam ezanından sonra parklarda velisi olmadan gezmemesini ve aksi davrananları ise döveceğini söyledi. Bu beyan insana bu ne ya dedirtir cinsten oldu.
Cumhurbaşkanı ile baş başa yenilen yemekler sanırım muhtarları fazla gaza getirdi; Yoksa bu ne cüret.
Ben beklerdim ki muhtar desin ki; “Sorumlu olduğum saha içinde dolaşan tüm kız ve kadınların can ve mal güvenliği benim güvencemdedir. Onlara uzanan tüm elleri kırarım.”
Bu ülkede bir dişinin giyiminden tahrik olan zavallılar var.
Bu ülkede ne yazık ki kadın kelimesinden tahrik olanlar var. Tüm bunlar olurken da fatura hep kadına kesiliyor nedense. Hiç erkekler ceza yemiyor. Akşam ezanından sonra parkta tek başına dolaşan kızın başına geleceklerden yine kendisi sorumlu tutulurken onu rahatsız edebilecek erkekler niye elini kolunu sallayarak gezebilecek ben burayı anlamadım.
Eğer dayak yemesi gereken birileri varsa kız çocuğunu rahatsız edenler değil midir? Neden fatura hep kadına kesiliyor?
Dayak kelimesini kullananlardan ve kadını yine hiç edip bir eşyaymış ve dayağı hak edenmiş gibi ağzına alanlardan özür bekliyorum. Çünkü bıktık usandık.
Mahalledeki gençlere duyuru yapan bu mantık “mahalle baskısını” işaret etmekten başka hiçbir şey değildir.
Vazgeçin artık kadına dayak atmaktan.
Vazgeçin kadına yaptığınız işkenceden.
Vazgeçin artık kadın kendi yolunda gitsin, yolunu değiştirmeyin.
Bırakın artık kadına bedel ödetmeyi.
Acıtmayın artık canını…
Her gün onlarca dövülen kadını bir de yetkililer dövmesin.
Kadına tek kelime söyletmeyen, döven, öldüren, komaya sokan, gözünü kör eden, ruhunu inciten erkekler sizin torpiliniz kimden?
Siz kimsiniz?
Bırakın kadın düşündüğü gibi yaşasın.
Peki kadının namus yani iffetini, adabını, hayasını koruması kime karşı; Tüm cezaları yürürlüğe koyan erkeğe karşı değil mi?
Kadını yok etmek için evin sınırları içine hapsedenin de adı erkek.
Hal böyle olunca da kadın sürekli engellenen, baskı altında tutulan, erkeğin yanında hak ve özgürlüğü olmayan, birçok şeyden mahrum kalan, küçümsenen oluveriyor.
Bir erkeğin bir kadını üzmeye, incitmeye, baskı altına almaya asla ve asla hakkı yoktur.
Bir muhtarın görev tanımı Mahallede bulunan eksiklikleri görmek kontrol etmek ve belediyelere bildirmektir. Mahallenin kız çocuklarını keyfine göre döverim demek değildir.
Muhtar mahallede bulunanlar için gerektiğinde ilmühaber düzenler ama hal kağıdı bozuk olanı dövmez, dövemez.
Nüfus kağıdını kaybeden için gerekli, belge düzenler kaybetti diye dayak atmaz.
Sanırım muhtarlarda görev tanımını unuttu ve saçmalamaya başladı.
Sazı eline alan konuşuyor, söylüyor. Bu ülkede kadının esas düşmanı hem cinsi olunca muhtarda bari bende bir iki bir şey söyleyeyim gündeme geleyim dedi herhalde. Baksanıza 12 yaşında kız çocuklarını dedesi yaşında evlendiren yaşam koçu kadınlarımız var.
Mardin’de bir korku filminin gerçek elemanlarından oluşan her meslekten her yaştan koca koca adamların küçücük bir kız çocuğuna yaptıklarını hatırladınız mı? O vicdansızların, ırz düşmanlarının şimdi nerelerde olduğunu bilmiyorum ama bildiğim bir şey varsa o küçücük kızın yaşamının yok olduğudur.
Acaba bu kötülükleri yapan ya da söyleyenler hiç mi empati yapmazsınız.
Kendi kızınız, kardeşiniz, yeğeniniz, torununuz yok mu? Varsa tüm bu yapılanlar onların başına gelse ne yapardınız?
Türkiye portresi bu isimlerle ne yazık ki yanlış çiziliyor.
Bu ülke acaba fazlasıyla mı erkek oldu?

DÜZELTME:
27 Kasım 2015 tarihli “ Hayatın ve Muhitin verdiği şekil” başlıklı yazımdaki bir cümleye atfen Çalık Holding’den bir açıklama geldi. Açıklama şöyle:
“Yazınızda yer verilen ‘Ağabey Serhat’ta Çalık Grubunun başında olunca değmeyin keyfe oh…’ ifadeleriniz gerçeği yansıtmamaktadır. Köşenizde Sayın Serhat Albayrak’ın Çalık Grubu’nun başında bulunduğu şeklinde yayın yapılarak Şirketimiz ve Sayın Serhat Albayrak arasında bir bağ oluşturulmaya çalışılmış, kamuoyu yanlış yönlendirilmiştir. Kesinlikle gerçeği yansıtmayan bir iddia olduğunu beyanla birlikte, Sayın Serhat Albayrak’ın, Turkuvaz Medya’nın Çalık Holding tarafından Zirve Holding’e satışının Rekabet Kurulu tarafından Aralık 2013’te onaylanmasının ardından Çalık Grubu ile herhangi bir resmi veya gayriresmi bağı kalmadığını belirtiriz.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
  • MHP’de iki çift bir tek!
  • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
  • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.